Bir soru ve bir fıkra ile başlayalım:

Soru:

Bir tiyatro sanatçısının, “Bu seyircilerde iş yok! Çünkü seyretmiyorlar” demeye hakkı var mı?  

Fıkra gibi bir hatıra:

Cami cami gezip cemaate vaaz veren hoca bir camiye girer. Bakar ki iki yaşlı amcadan başka cemaat yok. Kendine kendine “Ben yine de konuşmamı yapayım!” diyerek kürsüye çıkar. Hoca konuşmaya başlayınca yaşlı amcalardan biri uyur. Diğeri de ağlamaya başlar. Hoca anlattıkça o ağlar, o ağladıkça hoca coşar.

Konuşma bitince hoca kürsüden iner. Sürekli ağlayan amcayla vedalaşırken, “Ya amca sen niye bu kadar ağladın ki?” diye sorar. Yaşlı amca “Ah evladım ah! Sen kürsüde o kadar coşarak anlatıyordun ki, keşke şu kulaklarım duysa da ne dediğini anlasam diye ağlıyordum!” demiş.

(Yanlış hatırlamıyorsam Mahmut Toptaş hocaya ait bir hatıraydı.)

Hitabet bir sanattır. Doğru kullanıldığında kitleleri (grupları) müthiş bir şekilde etkileyen, yanlış kullanıldığında ise kitleleri uyutan bir sanattır. Dinleyici kitlesi uyuyorsa bunun suçunu dinleyicilere atmak işin kolayına kaçmaktır.

Kitle ve gruplara hitap etmek kolay bir iş değildir. Karşınızdaki insanlara kendinizi dinletmek istiyorsanız, sürekli onların ilgisini çeken bir tarzda anlatmak zorundasınız.

Bazen anlattıklarınızla, bazen anlatma biçiminizle, bazen ses tonunuzla, bazen de beden dilinizle hitap ettiğiniz kitlenin dikkatini sürekli hem kendinize hem de anlattıklarınıza çekmek zorundasınız.

İster öğrencilerin karşısında bir öğretmen, ister cemaatin karşısında bir din görevlisi olarak bir gruba hitap edin. Hitap ettiğiniz kitlenin dikkatini çekmek ve daha verimli olmak için aşağıdaki basit yöntemleri kullanabilirsiniz.

Grup Hâkimiyet Yöntemleri

Sözünü yüceltmek: İnsanların dikkatini çekmek için sadece ses tonunu yükseltmek yeterli değildir. Ses tonunuz yükseldiği zamanlarda dikkat çekersiniz, ancak söyledikleriniz dikkatlerini çekmiyorsa çabuk dağılırlar. Sözünüzü yüceltmek söylediklerinizin dikkat çekmesidir.

Susmak (Sessizliğin gücü): Sessizliğin gücü bazen sesten daha etkilidir. Ders anlatırken, konuşurken aniden susarak öğrencilerin/dinleyicilerin dikkatini toparlayabilirsiniz.

Tahtaya tebeşirler tıklamak: Farklı bir ses duymak insanın dikkatini çeker. Kalemle kürsüye vurmak, tahtaya tebeşirle vurmak, ellerini çırparak ses çıkartmak dikkati üzerinize çekebilir.

Dikkat çekici ve ilginç bir anekdot anlatmak: “Bir gün arkadaşlarla bu konuyu konuşuyorduk. Arkadaşlardan birisi aniden…” gibi bir hatıra anlatmaya başladığınızda öğrencilerin dikkatlerinin yoğunlaşmaya başladığını görürsünüz.

Hikâye anlatmak: Tarih boyunca insanlar hikâyelerle eğitilmiştir. Tüm kutsal kitaplarda bile bolca hikâye (kıssa) anlatılmış olması tesadüf değildir. İnsan kuru cümlelerle değil, ibretli hikâyelerle (kıssalarla) daha çabuk öğrenir. İyi bir eğitimcinin iyi bir hikâye arşivi mutlaka olmalı.

Güzel söz söylemek: Güzel ve etkili sözler, vecizeler, atasözleri hepimizin yoluna ışık tutmuştur. Tarihi aydınlatan sözler gençlerin yolunu da aydınlatacaktır. Yeter ki bizler o ışığı doğru kullanalım.        

Sıra aralarında dolaşmak: Sınıfta öğrenciye ders anlatırken kürsüde oturur, önünüzdeki kitaptan okumaya başlarsanız, çocuklar ya yaramazlık yapmaya başlar ya da uyurlar. Sınıf içerisinde dolaşmanız onların dikkatlerinin dağılmasını engelleyecektir.

Konuşan öğrenciye / öğrenci grubunu küçük bir işaretle uyarmak: Her zaman yaramazlık yapmaya meyilli öğrenciler olacaktır. Konuşan öğrenci veya öğrenci grubunu susturmak için küçük bir el işareti bazen çok etkili olur.

Öğrencinin gözlerine bakmak: Yaramazlık yapan öğrencinin gözlerinin içine bakarak konuyu anlatmaya devam ederseniz öğrenci yakalanmış olma psikolojisiyle susacaktır. Bakmak, “yaptıklarının farkındayım” mesajını verir.

Öğrencinin sınıftaki yerini değiştirmek: Samimi bir grup oluşturmuş öğrencilerin yerlerini değiştirmek, ortamın havasını dağıtacağından dersi daha iyi işlemenizi sağlayacaktır.

Başlarken sorduğum soruyu tekrar hatırlatarak bitirmek istiyorum…

Bir tiyatro sanatçısının, “Bu seyircilerde iş yok! Çünkü seyretmiyorlar” demeye hakkı var mı?  

Bir Cevap Yazın