YAZILAR
Sait Çamlıca'ya ait yazılara bu sayfa üzerinden ulaşabilir, yazılar içinde arama yapabilirsiniz.
  • Eyl 21

    Cahil Profesörler

    ‘Hem ‘cahil’ hem ‘Profesör’ nasıl olunur?’ diye bir soru aklınıza gelebilir. Hatta bu iki kelime nasıl yanyana gelebiliyor diye düşünebilirsiniz. Bu yazıyı, uzun zamandır zihnimi meşgul eden bazı soruların cevaplarını bulunca, yazmaya karar verdim. On yıl önce (2010 yılında) genç bir Profesör arabasını çalıştırırken ‘Himmet şeyhim Bismillah’ diyerek kontağı çevirip arabasını çalıştırmıştı benim yanımda. O kadar garibime gitmişti ki bu Devamı için tıklayın.

  • Eyl 11

    Şeyhin Sahtesi Gerçeği Olmaz

    Ne zaman bir tarikat veya cemaatin sahtekarlığı veya ahlaksızlığı ortaya çıksa hemen ‘sahte şeyh’ diye manşet yapanlar var. Aynı hatayı Mehdi haberlerinde de yapıyorlar. ‘Sahte Mehdi’ diye başlık atanlar sanki gerçek mehdi varmış algısını hala canlı tutuyorlar.  Dinimiz de ‘şeyh’ veya ‘mehdi’ diye bir makamın olmadığını milletimize yüksek sesle anlatmak zorundayız. Küçük çocuğu istismar eden şeyh diye haber yapılıyor mesela. Devamı için tıklayın.

  • Ağu 19

    Okumaya Vaktim Yok!

    ‘Kitap okumak gereksizdir. Okuma alışkanlığı kazanmaya gerek yok’ diyen birine pek rastlamadım. Hangi seviyede eğitim almış olursa olsun, hangi işi yaparsa yapsın, ‘kitap okuyor musunuz?’ diye sorduğunuz kişilerden, özellikle okumayanlar, hep aynı cümleyi kuruyor; ‘Okusam iyi olacak ama vaktim yok!’ Okumaya vaktinin olmadığını söyleyen kişiye itiraz ettiğinizde bütün gününü size anlatmaya başlıyor. Güne nasıl başladığını, gün içerisinde neler yaptığını, akşam Devamı için tıklayın.

  • Tem 29

    Hilafet Çağrısı Tuzağını Kim Kuruyor?

    Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan siyaset geçmişini anlatırken ‘Manşetlere karşı mücadele ede ede  bu günlere geldik’ cümlesini kullanır. 1990’lı yıllardan bu güne kadar, siyaseti pasif bir şekilde takip eden biri olarak, o manşetlerin çoğuna şahitlik yaptım. Özellikle 28 Şubat sürecinden 15 Temmuz darbe girişimine kadar geçen yirmi yıla yakın siyaset mücadelesi, manşetlere karşı verilen büyük bir mücadele oldu. En son Devamı için tıklayın.

  • Tem 28

    Tarikat Anonim Şirketleri

    Birkaç yıl önce, Malatya Darende’de bulunan, Somuncu Baba Türbesine götürmüştü beni arkadaşlar. Birlikte türbe ve çevresini gezdik. Girişte birçok küçük alışveriş yerleri var. İçeride tarihi eserler ve kütüphane var. Bir köşede eski ve yeni şeyhlerinin tüm siyasilerle çekindiği resimler asılı. Bir çerçeve içerisinde sergilenen ekmek üzerinde ‘Allah’ lafzı yazıyormuş. O ekmeği de şeyhlerinden biri yapmış. ‘Ekmeğin üzerindeki çiziklerde ‘Allah’ yazıyor’ Devamı için tıklayın.

  • Tem 20

    Ufuksuz İnsanlarla Ufka Yolculuk!

    Bütün cemaatlerin ortak bir yalanı var. Hepsi ‘Bizim işimiz siyaset değil hizmettir’ derler ve yalan söylerler. Çünkü hepsi ‘Sinsi Siyaset’ yapıyorlar. Seçime girme riskine girmeden devleti yönetme gücünü ellerine almak için atmayacakları takla yoktur. Yapılan Milletvekilliği ve Belediye Başkanlığı pazarlıklarını siyasette aktif olan herkes biliyor. Öyle sinsi bir siyaset uygularlar ki, her partiye göz kırpar, her adaydan söz alır bazıları. Devamı için tıklayın.

  • Tem 2

    Sosyal Medya Özgürlüğü Özgürlük mü?

    2013 sonlarında veya 2014 başlarında, o zaman Başbakan olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ‘Twitter denilen bir bela var’ diye bir cümle kurmuştu. O konuşmayı dinleyince, arkadaş çevreme ‘Eyvah! Ankara gençlerin yeni mecrasını ve yönlendirme alanlarını yeni fark etti’ demiştim. O süreçten sonra konuya dair birçok köşe yazısı yazdım. İlk başlarda sosyal medya’nın neden bu kadar çabuk yaygınlaştığını anlatmaya çalıştığım bir Devamı için tıklayın.

  • Haz 27

    Eğitimi Yeniden Düşünmek!

    19. yüzyılın binalarında, 20. yüzyılın eğitim sistemiyle, 21. yüzyılın gençlerini eğitmeye / okutmaya çalışıyoruz. Bu cümleyi yıllardır öğretmen eğitimlerinde söyleyip durumumuzu izah etmeye çalışıyorum. İkinci ve önemli tespitlerden bir tanesi de şudur: Bundan 20 yıl önce eğitim, sokaktaki çocukları içeriye almaktı. Bugün eğitim içeride ki çocukları dışarı çıkartabilmektir. Değişmeyen tek şey değişimdir gerçeğini asla unutmamalıyız. Değişimin ertelenmesi kronikleşen sorunlar doğurur Devamı için tıklayın.