‘Ama biz babamızdan böyle gördük, hocamızdan böyle dinledik’ cümlesini her duyduğumda aklıma ‘Atalar Dini’ gelir. Peygamberlerin en çok mücadele ettiği şey buydu. Toplumun din adına eskilerden, babalarından, atalarından öğrendikleri ile Allah’ın emirleri arasında ki uçurumla mücadele etmiştir Peygamberler. ‘Mekke müşrikleri’ denilince Allah’a inanmayan ateistlerden bahsedildiğini sananlar var. Halbuki Mekke müşrikleri Allah’a inanıyor, yeri göğü yaratanın Allah olduğunu biliyor, güneşin ve ayın Allah’ın kontrolünde olduğuna inanıyorlardı. Ateist değil Ataist bir toplumdur Mekke müşrikleri. Atalarından öğrendiklerini savunma adına Peygamberimize ve vahye karşı çıkmışlar.

Müşrik Ateist Değildir. 

Müşrik denilince ‘Allahsız, kitapsız, ateist’ bir imansızdan bahsedildiği sanılıyor. Müşrik kelimesi ‘şirket’ kelimesi ile aynı kökten gelir. Şirketler çok ortaklı olur. Müşrik Allah’a ortak koşana denir, Allah’ı yok sayana değil. Allah’a ortak koşmak, bir gruba veya din bilginlerine, bir şahısa ilahi özellikler atfetmek, Allah adına dinde kanunlar koyma yetkisi olduğuna inanmaktır şirk. Buna inanlara müşrik denir. Mekke müşrikleri putlara taparken, putların ilah olmadıklarını biliyordular. Putların Allah ile aralarında şefaatçi olacağına inanıyorlardı. Şeyhlerinin kendilerine şefaatçi olacağını sanan cemaat ve tarikatların inancı ile müşriklerin inancı aynıdır.

Ataizmden Ateizme!

‘Tanrı ve Yanılgılar’ alt başlığı olan, Doç. Dr. İsmail Şimşek tarafından yayınlanan ‘Ataizmden Ateizme’ adlı kitap çalışması, insanlık ve dinler tarihi boyunca atalarından öğrendiklerini din diye insanlara anlatanların, insanları adeta ateizme sürüklediğini birçok çarpıcı örnekle anlatıyor.    

Kuran’da ‘Atalar dini’ olarak geçen kavramı ‘Ataizm’ olarak anlatan yazar, Ataizmi şöyle tarif ediyor: ‘Ataizm kelime olarak Türkçe ata kavramının sonuna izm takısının getirilmesiyle atasının yolunu takip eden, mutlak doğru olarak atasını, onun yorumunu gören, Kuran’ın ifadesiyle tam bir taklitçilik, bilinçsizlik, körlük ve basiretsizlik örneği sergileyen, hakikati atasının düşüncesi üzerinden okuyanları karşılamak üzere oluşmuş bir kavramdır’ (s.17)

Allah’ı inkâr eden Ateizm ile büyüklerinden öğrendiklerini din sanan Atalar dini Ataizm arasındaki farkı şöyle anlatıyor; 

Ateist düşüncede, Tanrı – İnsan mücadelesi sonucunda Tanrı tahtından indirilip açık bir şekilde insan tanrılaştırılırken, ataist düşüncede bu gizlice, farkına varmadan gerçekleşir.

(…) Bu tanrısallık arzusu ateizmi doğururken, diğer yandan geleneği tiranlaştıran, dinin yerine geleneği, onun beşeri yorumunu koyan, kendisini değil, atasını Tanrı’nın tahtına oturtmaya çalışan ataizmin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ancak ataizm düşüncesinde tanrılaştırma, Tanrı adına, dini koruma adına yapılır. Bunu, Tanrı’nın kutsallığını ve aşkınlığını büyüterek yaparlar. Bu aşkınlık o kadar büyütülür ki, artık o, insanın kendi bireysel çabalarıyla ulaşılamaz olur. Bu nedenle onları Tanrı’ya ulaştıracak sahte peygamberler, mesihler, mehdiler, papalar, şeyhler, kiliseler, dini yapılar ortaya çıkar. Artık Tanrı’nın emirleri olan kutsal kitaplar bunların yorumu üzerinden okunmaya başlar.

(…) Artık bireylerin birbirleri ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen kurallar, bu ataların kutsal kitaptan çıkarmış oldukları yorumlar üzerinden oluşturulur. Bu yorumlar bir zaman sonra bizatihi kutsal kitabın yerine geçer. Çünkü Tanrı, insan hayatından sözde kutsallığı mutlaklığı adına uzaklaştırılınca, bu boşluğu sahte tanrılar ve onların kitapları doldurur.  (S.30)  

(…) Ateist, dinin öğretilerinin reddi ile ortaya çıkan boşluğu aklı mutlaklaştırarak doldururken ataist, Tanrı ve kutsal kitabın dindarlık adına bireyin hayatından uzaklaştırılması sonucunda oluşan boşluğu, atalarının kitaplarıyla doldurur. Tanrı-evren-insan ilişkisinde bu yeni otorite, dinden anladıkları düşünceleri din maskesi altında sunup herkesi kendileri gibi düşünmeye zorlar. Ortaya koydukları düşünceleri Tanrı’nın istek ve arzusu olarak sunar. Kur’an, bir Yahudi tavrı olarak gördüğü bu düşünceyi şu şekilde eleştirir.      

Elleriyle kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için, “Bu Allah’ın katındandır” diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıkları yüzünden vay haline onların! Ve yapıp ettikleri yüzünden vay haline onların! (Bakara 79)

Böyle olunca ataist için kutsal kitabın yerini atasının kitabı; sünnetin yerini atasının yaptığı iş ve eylemler; hadisin yerini atasının sözleri alır. Artık ataist her konuşmaya ‘Rabbimiz, şöyle buyurdu’ yerine çoğunlukla efendisinin o konuda ne dediği ile başlar. Oysa Spinoza’nın ifadesiyle kutsal metinleri kendi düşüncelerine göre yorumlayıp bunu mutlak olarak sunmak en utanmazca, en pervasızca yapılan şeydir. (s.31)

Peygamberlerin Atalar Dini Mücadelesi 

Kuran’da mücadeleleri anlatılan Peygamber kıssalarını yeniden okumanızı tavsiye ederim. Hz. İsa’nın, Hz. Musa’nın ve Peygamberimiz Hz. Muhammed’in mücadelesi Allah’ı inkâr eden ateistlerle değil, Atalarından öğrendiklerini Allah’ın öğretmeye çalıştıklarına (vahiy) tercih eden Ataistlerle olmuştur. Ali Şeriati’nin ifadesiyle söylemek gerekirse, ‘Peygamberler dinsiz bir topluma din anlatmaya gelmemiştir. Peygamberler toplumda bozulan din anlayışını yeniden düzeltmek için mücadele etmiştir.’

Cemaatini Din Sananlar

Deist veya Ateist olan gençlerin İslam’dan uzaklaşma süreçlerini inceleyen herkes, gençlerin Allah’ın dininden değil büyüklerinden din diye dinledikleri masallardan, hurafelerden, batıl inançlardan kaçtıklarını görecektir. İstisnaları olmakla beraber, gençlerin önemli bir kısmı akla, mantığa, ahlaka, insanlığa yakışmayan ‘atalar dini’ olan ataizmi din gibi öğrendikleri için deist veya ateist olmayı tercih ediyorlar.

Gençlerin dinden uzaklaşmasına engel olmak isteyen herkes, geleneksel din diline karşı mücadele etmeli. Bugün Türkiye’de etkili olan cemaat ve tarikatlar deist ve ateist yetiştirme çiftliği gibi çalışıyorlar. Bu tarikatların anlattıklarını din sanan bir genç, Allah’ın dini İslam’a değil cemaatinin dinine girmiş olur. Nurcu olmuştur, Süleymancı olmuştur ama öğrendikleri şeyler Allah’ın dini İslam değildir.

Kuran’ın düşman olduğu, Peygamberlerin mücadele ettiği Ataizm (Atalar Dini) ile mücadele etmeyen herkes, gençlerin deizm ve ateizm bataklığına düşmelerine sebep oluyorlar.    

Bir Cevap Yazın