Susturucu Rüşvet!

Başlıkta kullandığım iki kelimenin yan yana tuhaf durduğunu biliyorum. Susturucu denilince akla ateşli silah, rüşvet denilince akla iş dünyası, bürokrasi ve siyaset gelir. İkisi bir araya gelince ne demek istediğimi anlamış olanlar vardır. Ne demek istediğimi yazmadan önce basit haliyle tanımlamaları yazayım.

Rüşvet, yaptırılmak istenilen bir işe yasadışı kolaylık sağlaması için ilgili görevlilere el altından verilen para veya mal olarak tarif edilir. Susturucu ise, ateşli silahlarda namluya takılan veya namlunun bir eki olan, silahtan çıkan sesi ve patlamayı azaltmak amacıyla ateşli silahlar için üretilen alettir. Öyleyse susturucu rüşvet ne anlama gelir?

Sosyal Medya Yüzü

Sosyal medya diye bir mecra olmasaydı, böyle bir kavramlaştırma zihnimde doğmayacaktı. Sosyal medyanın olmadığı bir dünyada, insanların birkaç farklı yüzü olduğunu anlamak, çok daha zor olurdu. Bir insanı daha iyi tanımak için komşuluk yapmak, ortak bir ticaret yapmak veya uzun bir yolculuk yapmak gerekiyordu. Sosyal medya hayatımıza girdikten sonra, tanıdığınızı sandığınız insanların bambaşka yüzleri olduğunu daha çabuk anlıyorsunuz.

Sizinle oturup eleştirdiği insanları, sosyal medya hesaplarında övdüğünü gördüğünüz insana güvenir misiniz? Cevabı bilinen bir soru sorduğumun farkındayım. Bu tür insanlara kimse güvenmez. Sorulması gereken başka sorular daha var. Neden böyle bir ikiyüzlülük yaptıklarını hiç düşündünüz mü? Bu sorunun birçok farklı cevabı olabilir. Sosyal medya tepkisinden korktuğu için öyle davranıyor olabilir. Bulunduğu makamı kaybetmemek için veya daha yüksek bir makama gelmek için de böyle davranmış olabilir. Belki de gerçek düşüncesi sosyal medyada paylaştıklarıdır? Sizin yanınızda farklı konuşmuş olabilir.

Biliyor Ama Susuyor!

Konuyu asıl getirmek istediğim yere getireyim. Birçok yanlışın farkında olduğu halde bu yanlışları hiç gündeme getirmeyen insanlar, dolaylı yoldan rüşvet yemiş oluyorlar. Susmak için onlara rüşvet veren olmadığı halde susuyorlar. Çünkü konuşarak bedel ödemek istemiyorlar. Yükselmek için alçalmak olarak tarif ettiğim bir durumdur bu. Yükselmek için susuyor. Bedel ödememek için susuyor. Benim “susturucu rüşvet” olarak anlatmaya çalıştığım rüşvet türü budur.

Rüşvet karşılığında rüşvete susan alçaklardır bunlar. Gördüğü rüşvet yolsuzluğunu kimseye anlatmaması için rüşvet yiyen insanlardır bunlar. Rüşvet denilince herkesin aklına el altından verilen nakit para geliyor. Elbette el altından verilen nakit para da rüşvettir. Ancak ‘susturma’ rüşveti bazen bir makam oluyor. Müdür iken genel müdür olma hayalidir bazıları için “susturucu” rüşvet. Bu hayali bazen kendisi kuruyor olsa bile, bazen de amirleri susmasını söylüyorlar. Bulunduğu makamda kalma garantili rüşvet var mesela. Çünkü o makamdan indiği anda kimse kendisini ciddiye almayacak. Makam odası olmayacak. Makam aracı ve şoförü de olmayacak. Bir düğmeye basınca odasına çay getirenler de olmayacak. Bir üst makama çıkma rüşveti çok daha tesirli ‘susturucu’ etkiye sahiptir.

Türkiye’de aldığı maaş hesabına yatmaya devam ederken, yurt dışında göreve gidip Dolar veya Euro ile ikinci bir maaş alma ‘susturucusu’, çok kullanılan yöntemlerden birisi. Bu tür şahıslar çifte “susturucu” ile susturulmuş oluyor. Hem merkezden uzak oluyorlar hem çifte maaş almış oluyorlar.

Soruşturma geçirmekten korkmak gibi “susturucular” çok küçük sayılır diğerlerinin yanında. Sosyal medya tepkisinden korkma “susturucusu” en yaygın olanlardan birisidir. Peygamberimizin Taif’te taşlandığını anlatırken sesi titreyen adamlar, sosyal medya tepkisinden korkuyorlar.

Şükür ki, henüz vicdanı ‘susturucu’ bir rüşvet çeşidi icat edilemedi! Her şeye susmuş olmanın vicdan azabını, kaybetmekten korktukları makamlarından olunca hissetmeye başlıyorlar. Makam ve para şehveti başlarını nasıl döndürmüşse, vicdanları uyuşmuş bir şekilde yaşıyorlar. Makam narkozunun etkisi geçince, vicdan azabı çekmeye başlıyorlar. Milletimizin, patavatsızca hatalarını yüzüne vurma huyu olduğu için, o vicdan azapları sürekli artarak onları rahatsız ediyor. Vicdan susmuyor…

Şükür ki ölümü durduracak bir ‘susturucu’ icat edilemedi.

Şükür ki ahiret hesabını ‘susturucu’ bulamayacaklar.