Ne zaman bir tarikat veya cemaatin sahtekarlığı veya ahlaksızlığı ortaya çıksa hemen ‘sahte şeyh’ diye manşet yapanlar var. Aynı hatayı Mehdi haberlerinde de yapıyorlar. ‘Sahte Mehdi’ diye başlık atanlar sanki gerçek mehdi varmış algısını hala canlı tutuyorlar.  Dinimiz de ‘şeyh’ veya ‘mehdi’ diye bir makamın olmadığını milletimize yüksek sesle anlatmak zorundayız.

Küçük çocuğu istismar eden şeyh diye haber yapılıyor mesela. İstismar ettiği şey sadece bir çocuk değil. Kimine göre samimi kimine göre saf, bana sorarsanız cahil Müslümanları istismar ederek para topluyorlar yıllardır. Allah’ın dinini istismar ederken utanmayan adamların çocukları istismar ederken utanacağını mı sanıyorsunuz? Ortalıkta şeyh diye dolanan sahtekarların bir kısmı çocuk veya cinsel istismar ile gündeme geliyor ama hepsinin ortak olarak istismar ettiği şey Allah’ın dini İslam’dır. Hem çocuklarınızı hem Allah’ın dinini bu sahtekarlardan koruyun.

Yakalananlar Sahte!

Yakalananlara ‘sahte şeyh’ yakalanmayanlara ‘gerçek şeyh’ diyenlere aldanmayın artık. Yıllarca Fethullah Gülen’e hocaefendi hazretleri dedirttiler, sahte – gerçek ayrımı yapanlar. Adnan Oktar denilen sahtekarın kitaplarını yıllarca bedava dağıttılar dindarlara, sahte-gerçek ayrımı yapanlar. İslam’da şeyhlik / ruhbanlık / papazlık gibi özel bir grup yoktur. Bu gerçeği yeni yetişen nesillerin kulağına küpe yapmak zorundayız. Dinimizde şeyhlik diye bir makam yoktur. Bediüzzaman, Gavs, Kutup, Kainat İmamı, Üstad, Mevlana, Asrın Müceddidi, Üstaz gibi hiçbir makam ve üstünlük yoktur.

Başına sarık sar, sakalını biraz uzat, gözlerine biraz sürme sür, eline tespih al, arkana dini bir fon yap, fon müziği eşliğinde video klipler hazırla, içinde Allah kitap ifadelerinin çok geçtiği dini sohbetler yap, kendine bir silsile uydur, etrafına birkaç saf insan topla, onlara biraz keramet hikayeleri uydur, adın şeyhe çıkar ve çalışmadan geçinirsin. Sosyal deney yapmayı seven gençler, birkaç yıl sürecek böyle bir sosyal deney yapsalar, kendilerine yeni bir geçim kaynağı bulacaklarından dolayı, deney yaptıklarını ifşa etmez orada kendilerine saltanat kurarlar!

Diyanet Sustukça

FETÖ konusunda kırk yıl gecikmiş olmanın utancını üzerinde taşıyan diyanet, din istismarı konusunda, olaylar emniyete ve adliyeye intikal edince ses çıkartıyorsa, 15 Temmuz sürecinden hala ders almamış demektir. Çocuk istismarı suçlarıyla emniyet, Din istismarı suçlarıyla Diyanet ilgilenmeli. Din istismarı suçlarıyla ilgilenmeyi ihmal ederseniz, çocuk istismarı suçları çoğalır. Uyuşturucu kaçakçıları çoğalınca herkes ‘Emniyet neden bunlarla mücadele etmiyor?’ diyor haklı olarak. Din tüccarlarıyla mücadele edilmeyince aynı soru Diyanete soruluyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı acilen bu millete dinimizde ruhbanlık / şeyhlik diye bir kavramın olmadığını, ayrıcalıklı veya üstün insan olmadığını anlatması gerekiyor. Şeyhlik diye bir makamın olmadığını anlattığı kadar, Mehdilik beklentisinin de yanlış olduğunu üstü kapalı sözlerle değil, açık bir dil ile söylemezseler, kendini Mehdi ilan eden Adnan Oktar gibi sapıklardan veya kendini Uşşaki şeyhi diye tanıtan Fatih Nurullah gibi istismarcılardan bu millet kurtulamaz.

Cumhurbaşkanımız bir açıklama yapsa da bizde çıkıp konuşsak diye düşünen Diyanet yetkilisi varsa, onlara diyeceğim tek söz şudur; Makam sevgin Allah korkundan daha mı büyük?

One comment

Bir Cevap Yazın

  1. Avatar

    Çok güzel özetlemişiniz tebrik ederim.Kimsenin kınamasından ve hakaretinden korkmamak lazım.