Sosyal medyada İslam’da dört eşlilik konusu gündeme gelmişti. Gündemle ilgili tartışmaya dahil olmadım ama basit bir soru sordum. Dedim ki; Dört eşe kadar izin var diyenler ‘Dördüncü eş olarak kızını verir misin?’ sorusuna öfkeleniyor! ‘Allah izin verdiğine göre bende kızımı dördüncü eş olarak veririm’ diyene rastlamadım. Değişen sosyo-kültürel yapıyı / algıyı hesap etmeden konuşmanın/ yorum yapmanın sonucudur bu suskunluğunuz.

Kuran’da konuya dair ayeti ve ayete dair yapılmış yorum ve tefsirlerin çoğunu okumuş biri olarak, niyetim ayeti yorumlamak değil, ayeti herkesin kendi evine taşıması üzerine düşündürmekti. Birkaç sosyal medya hesabımda aynı soruyu sordum. Soru çok basit aslında ‘Kendi kızınızı dördüncü eş olarak isteyen birine verir misiniz?’ Kız çocuğu babası olan herkes bu soruyu duyunca tuhaf oluyor. Çok dindar bir baba veya anne bile olsa, dördüncü eş olarak kendi kızını vermeyi istemiyor.

 ‘Kızınızı dördüncü eş olarak verir misiniz?’ sorusundan sonra başka bir soru daha sorayım; ‘Dokuz yaşında ki kızınızı elli yaşına gelmiş birisiyle evlendirir misiniz?’ veya ‘Dokuz yaşında ki kızınızı istemeye gelseler ne hissedersiniz?’ Kız babası olan herkes bu soruyu kendisine sorsun. Kız babası olup evladını dördüncü eş olarak vermeye razı olduğunu söyleyene de rastlamadım, dokuz yaşında ki kızını vermeye razı olana da rastlamadım.  

Kızınıza Bunları Söyler misiniz?

Hadis kitaplarında, hem de sahih kabul edilen kitaplarda, Peygamberimizin ‘Kocasının vücudu irinle kaplı olsa da kadın tüm irini diliyle yalayarak temizlese, kocasının hakkını yine de ödemiş olmaz’ dediği rivayet edilir. Kız babası olan birisi kendi öz evladını karşısına alıp, kocasının vücudundan akan irini yalayarak kocasının duası alması gerektiğini söyleyebilir mi? Annesine bunu söyleyen var mı? Eşine söyleyeni duydunuz mu?

‘Eğer bir kimsenin bir kimseye secde etmesini emretseydim, erkeklerin kadınlar üzerinde olan haklarından dolayı, kadınların erkeklere secde etmelerini emrederdim’ diye bir rivayet var. Bu rivayet, sahih kabul edilen hadis kitaplarında yazıyor diye, kız evladına bunu anlatan kaç tane dindar baba var?

Örnekler o kadar çok ki. Hangisini tahlil edeyim. Alın size birkaç örnek daha. Yalnız okuyacağınız her örneği, annenizi, eşinizi veya kız çocuğunuzu düşünerek okuyun.

  • Kadınların dinleri ve akılları eksiktir.
  • Kadınlar arasında iyi kadın, yüz tane karga arasında alaca bir karga gibidir.
  • Ey kadınlar topluluğu! Sadaka veriniz ve çok istiğfar ediniz. Çünkü ben, Cehennem halkının çoğunun sizler olduğunu gördüm.
  •  Namazı bozan şeyler kara köpek, eşek, domuz ve kadındır.
  • Uğursuzluk üç şeyde vardır: Kadında, evde ve atta.

Annenize, eşinize, kızınıza söylemeyi utanacağınız söz ve nasihatleri, Peygamberimizin ümmeti için söylemiş olabileceğine nasıl inanırsınız? Kendi ağzınıza yakıştıramadığınız sözleri, Resulullah’ın ağzına nasıl yakıştırıyorsunuz? Aklınızı kullanmıyorsunuz diyelim, siz de hiç utanma duygusu kalmadı mı?  

Hadis rivayetlerinin zincirini veya hangi kitapta yazılı olduğunu ezberlemeyi bırakıp, rivayetlerin Kuran Ahlakına uyup uyumadığını araştırmaya zaman ayırmalı gençler. Rivayet zinciri ezberlemekten düşünmeye ve sorgulamaya zaman ayırmanızı istemeyenler, saltanatlarını bu yalanları sorgulamayan insanlara borçludur.

 İnanıyor Ama Yapmıyor!

Geçen yıllarda, Caner Taslaman ile Ebubekir Sıfil medyada bu konuyla ilgili bir tartışma yaşamıştı. Deve idrarı içmenin sağlıklı olduğunu ve bunu Peygamberimizin tavsiye ettiğine inanan bir akademisyen, stüdyoya getirilen deve idrarını içmeyi kabul etmedi. İnandığını, sahih bir rivayet olduğunu söylüyor ama içmeye gelince yanaşmıyor. Stüdyoya getirilmiş olan deve idrarını içseydi, belki sağlığı açısından sıkıntı olurdu ama en azından neye inanıyorsa onu yapıyor derdi izleyenler. İnandığını, sahih olduğunu söylüyor ama yapmıyor! Bu nasıl bir ikiyüzlülük?   

Sahih Akıl mı Sahih Kaynak mı?

Bu yazı, akademik bir yazı değil. Onun için kaynaklara boğarak okumayı zorlaştırmak yerine, düşünmeyi kolaylaştıracak örnekler vermeye çalışıyorum. Hangi kaynakta yazdığını merak edenler, ellerinde ki telefondan kaynağı bulabilirler. En çok bilinen veya en sahih kabul edilen Hadis kitaplarında bile benzer örnekler bulabilirsiniz. 

‘Buhari ve Müslim çökerse İslam çöker’ cümlesini kuracak kadar bu kaynaklara iman etmiş olan kişiye bu soruları sorsanız, sizden farklı cevaplar vermez. Kendi kızını dördüncü eş olarak vermeyi asla kabul etmez, kocasının vücudundan akan irinleri diliyle temizlese hakkını yine ödeyemeyeceğini kızına söyleyemez ama Resulullah’ın bunu söylediğini aktaran kaynakları ‘sahih’ kabul eder. Deve idrarını içmez ama utanmadan ‘Sahih kaynaklarda yazdığı için inanıyorum’ der. Dokuz yaşındaki kızının evlenmesine izin vermez, ancak bunu yazan kitapların sahih olduğunu iddia etmekten de vazgeçmez.

İdrar şişesi içmeyi sünnet sananların idrak yolları, geleneği kutsadıkları için tıkanmıştır. Hadi idrak yollarınız tıkalı, empati duygunuzu da mı kaybettiniz? Kendi kızınıza söylemeyi utanacağınız sözleri, Resulullah’ın, ümmetin tüm Müslüman kızlarına söylemiş olabileceğine nasıl inanıyorsunuz? 

Bir Cevap Yazın