Son yıllarda sık sık ‘Karikatür Krizi’ yaşanıyor. Avrupa’da, birkaç yıl arayla, Peygamberimize hakaret etmek veya alay etmek için karikatürler yayınlanıyor, Müslümanlar tahrik ediliyor ve siyaset buna müdahil oluyor. Aradan birkaç yıl geçiyor, yeniden aynı olaylar tekrarlanıyor.

Son yıllarda yaşanan birkaç örneği hatırlatayım;

30 Eylül 2005 tarihinde Danimarka‘da yayın yapan Jyllands-Posten isimli gazetenin Peygamberimiz Hz. Muhammed‘i tasvir eden 12 farklı karikatür yayınladı. Danimarka’da yaşayan Müslümanlar şikayetçi oldular ve bu mesele dünya çapında protestolara, gösterilere ve bazı Müslüman ülkelerde ayaklanmalara sebep oldu.

Charlie Hebdo dergisi bu karikatürlere yeni karikatürler ekleyerek başka karikatürler de yayınladı. 2015 yılında bu dergi ve çalışanlarına yapılan silahlı saldırı uzun zaman dünya gündeminde oldu. Sonraki yıllarda aynı karikatürler başka vesilelerle tekrar gündeme geldi. Basın özgürlüğü veya inançlara saygı başlıkları altında konuya dair birçok yazı yazıldı.

En son 2020 yılında tekrar gündeme geldi. Fransa, Müslümanların tepkisini çeken karikatürleri şehir merkezlerinde binaların yüzeyine yansıtınca, karikatür krizi yeniden gündeme geldi. Özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Hz. Muhammed hakkında olanlar da dahil, karikatürleri yayımlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemesiyle, konu dünya siyasetçilerinin gündemine yeniden geldi.

Öyle görünüyor ki, bu karikatür krizi önümüzdeki yıllarda da zaman zaman gündeme gelecek. Müslüman yöneticiler ve halk doğal olarak Peygamberlerine yapılan hakaretlere tepki göstermeye devam edecek. Şiddete bulaşmayan tepkilerin mutlaka verilmesi gerekiyor ancak tahriklere karşı da akıllı davranmak zorundayız. 

Karikatürlerin İçeriği

Bir şeyin, bir kimsenin, bir olayın alaylı, insanı güldürecek ve güldürürken de düşündürecek, abartılı bir biçimde çizilmiş resmine karikatür deniliyor. Müslümanların, haklı olarak, bu kadar tepkisini çeken karikatürlerin içeriği ne? Belden aşağı hakaretlerin olduğu karikatürler, Peygamberimizi terörist gibi gösteren karikatürler çizip yayınlıyorlar. En çok tepki çeken karikatür, Peygamberimiz olarak devenin üstünde yolculuk yaparken çizilen kişinin arkasında 6-7 yaşlarında bir kız çocuğunun olduğu resim oldu. Peygamberimizi bir çocukla evlenen yaşlı bir ‘sübyancı’ gibi göstermeye çalışarak büyük bir ahlaksızlık yaptılar.    

Yazılmış Karikatür

Avrupa’da sık sık gündeme gelen ve Müslümanları tahrik eden karikatür krizi, bunu yapanların sadece ahlaksızlığı değil aynı zamanda stratejisidir. Elbette Müslümanlar hem bireysel olarak hem de devlet bazında tepki göstermeye devam edecekler. Ancak benim bu yazımda dikkatinizi çekmeye çalışacağım şey, çok farklı bir konu. Peygamberimize hakaret eden bu alçaklar neyi çiziyorlar? Çizimini yaptıkları konuların kaynağı nedir? Bu soruların cevapları üzerine düşünmek zorundayız.

Yüzüklerin Efendisi filmindeki Gandalf karakteri gibi bir Peygamber anlatılıyor maalesef birçok Siyer kitabında. Bir Fantastik Kurgu filminde görebileceğiniz sahneleri, Peygamberimizin hayatını anlatan kitaplarda görmek, Peygamberimizi Karikatürize etmek değil midir? Neden Danimarka, Hollanda veya Fransa’da yayınlanan ahlaksız karikatürlere gösterilen tepkiyi, bu ve benzeri kitaplarda anlatılanlara göstermiyoruz? Çizilene gösterilen tepkiyi neden yazılana göstermiyor Müslümanlar.

Geleneği kutsama ve Hadis kitaplarını kurtarma adına halen koruduğunuz yazılı karikatürleri resim haline getrince sinirlenenler, kendi kaynaklarında yazılı olanlara neden itiraz etmez? Karikatür gibi yazılı olan şeylerle ilgili örnekler, değil bir yazı büyük bir kitabın konusu bile olur.

İşte birkaç örnek;

Peygamberimizin tuvalet ihtiyacı gelince, çevredeki ağaçlarla konuşmuş. Ağaçlar Peygamberimizin etrafını saracak şekilde yürüyerek yanına gelmişler. Peygamberimiz o ağaçların arasında tuvalet ihtiyacını gidermiş ve ağaçlar yerlerine dönmüş! Bu bir karikatür değil mi?

Peygamberimiz Hz. Ayşe ile altı (6) yaşındayken nişanlanmış ve dokuz (9) yaşındayken gerdeğe girmiş! Bunun yazılı olduğu kaynaklar ‘Sahih’ yani doğru kabul edilen kitaplardır. Buhari, Müslim gibi en sağlam kabul edilen kitaplarda bile bu rivayetler halen yazılı olarak duruyor. Peygamberimizin altı yaşındaki bir kız ile nişanlandığını ve dokuz yaşındaki bir çocuk ile evlenip gerdeğe girdiğini yazmak, Peygamberimize hakaret etmek sayılmıyor mu?   

Bir sefer esnasında Sahabe’nin su ihtiyacını gidermek için Peygamberimizin parmaklarının arasında su aktığı anlatılır birçok Hadis kitabında. Bu akan su ile seksen (80) kişinin abdest aldığını anlatan rivayetlerde var, üçyüz (300) kişinin abdest aldığını anlatan rivayetlerde. Sanki bir çizgi filmi kahramanını anlatır gibi anlatılıyorlar bunları kitaplarda. Bunları okuyan bir çocuk kendisini bir çizgi filmin içinde sanıyordur. Peygamberimizi çizgi roman kahramanı gibi anlatmak, O’nu karikatürize etmek değil midir?

Eni boyu ve derinliği altmışar santimetre veya çapı 48, derinliği 96 santimetre olan bir küp veya silindir şeklindeki havuz veya 220 kg su varsa, bu suyun içine ne kadar pislik düşere düşsün, sizden önce kaç kişi aynı su kabından abdest almış olursa olsun, eğer suyun rengi kokusu veya tadı değişmemişse, Şafi mezhebine göre siz bu sudan abdest alabilirsiniz. Bu bir fetva. Kulleteyn olarak şöhret bulmuş ve gündem olmuş bir fetvadır. Daha somut hale getirip düşünün. Sizin gözünüzün önünde böyle bir su birikintisinden birçok insan abdest alıyor. Burnunu siliyor, ayaklarını yıkıyor, elinin, yüzünün kirini oraya akıtıyor. Siz bu su ile abdest alabilir misiniz? Buna itiraz edenlere, ‘İmam-ı Şafii’den daha iyi mi biliyorsun?’ diye soru sormak, dini karikatürize etmek değil midir?

Örnekler o kadar çok ki; Peygamberimizin Hutbe verirken yaslandığı kütüğün inlediğini anlatmak, Peygamberimizi karikatürize etmek değil midir? Sahabenin Peygamberimizin burnundan çıkanları alıp üstüne sürdüğünü yazmak ve anlatmak, Peygamberimizi karikatürize etmek değil midir? Peygamberimizin kanını içen kişiye ‘Cehennem ateşi artık seni yakmaz’ dediğini yazmak veya anlatmak, Peygamberimizi karikatürize etmek değil midir? Peygamberimizin idrarını içen kadına ‘artık hiç karın ağrısı çekmez’ dediğini yazmak veya anlatmak, Peygamberimizi karikatürize etmek değil midir? Peygamberimizin cinsel hayatı veya cinsel gücüne dair kitaplarımızda yazılı olanlar, Peygamberimizi karikatürize etmek değil midir?  

Yazana Susup Çizene Sövmek!

Burada örneklerini verdiğim rivayetler ‘sahih’ kabul edilen kaynaklarda, yıllardır yazılı olarak nesilden nesile aktarıldı ve halen aktarılmaya devam ediyor. Bunların yazılmasına itiraz etmeyenler, yazılanların çizilmesine itiraz ediyorlar. Yazana susup çizene sövmeye devam ettiğimiz sürece, karikatür krizleri bitmeyecek. Peygamber efendimize, karikatürler çizerek hakaret edenler ne kadar alçaksa, Peygamberimizi karikatürize eden rivayetlere susanlarda, en az onlar kadar alçaktır.

2 comments

Bir Cevap Yazın

  1. Avatar

    Yapmamak gerek. Ne peygamberimize hakaret edilmeli, ne de biz İslam aleminin kalplerini sızlatmalı. Çok yanlış. Saygılı olmalılar. Çünkü bizler gelmiş geçmiş tüm peygamberlere saygılıyız.