Malum tartışma hakkında ne düşündüğüm sorul-duğunda, hep aynı cevabı veriyorum. ‘Bu paralel tartışması, yüzyılımızın en hayırlı tartışmasıdır.’ Paralel tartışması milletimizin gözünü kulağını açtı. İddia ediyorum, binlerce müftü ve vaiz, milletimizi, din tüccarlarına karşı uyarmak için vaazlar verseler, bu paralel tartışmasının milletimize sağladığı faydayı sağlayamazdılar.

                Milletin gözü açıldı

                Tek parti baskısı her yerde hakim olduğu 1950 öncesi  bir köy okulunda yaşanmış bir olayı paylaşacağım sizlerle.

                Köy okuluna müfettiş gelecekmiş. Halk partili öğretmen öğrencilere, “Yarın müfettiş gelecek. Müfettiş gelip soru sorduğu zaman kim cevap vermek ister?” diye sormuş. İlkokul öğrencilerinden birisi elini kaldırıp, “Ben cevap veririm Öğretmenim!” demiş. Öğretmen, “Müfettişe ne anlatacaksın oğlum?” diye sormuş.

Ali, “Dün evimizde kedi doğum yaptı. Dört tane yavrusu oldu. Bütün yavru kediler Komünist diyeceğim Öğretmenim!” demiş. Aldığı cevaba sevinen ve müfettişin gözüne gireceğine emin olan öğretmen “Tamam!” demiş.“Yarın müfettiş gelince sen mutlaka söz alıp bunu söyle.”

                Ertesi gün müfettiş gelmiş. Bütün işlemlerini tamamladıktan sonra, sınıftaki öğrencilere birkaç soru sormuş. Sıra Ali’ye gelmiş. Ali ayağa kalkıp Müfettişe, “Öğretmenim bizim evde bir kedimiz var. Birkaç gün önce bizim kedimiz doğum yaptı. Dört tane yavrusu oldu. Bütün yavru kediler Demokrat!” demiş.

                Hayal kırıklığına uğrayan sınıf öğretmeni, “Dün Komünist demiştin ya! Niye cevabını değiştirdin?” diye öfkelenince, Ali;“Öğretmenim, kedilerimiz dünyaya geldiklerinde gözleri kördü. Şimdi hepsinin gözü açıldı!” diye cevap vermiş.

                Paralel tartışması, milletimizin gözünü açtı. Ağlayarak vaazlar veren, birkaç ayet ve hadis ile vaazlar yapan, birkaç öğrenci için yurt açan herkesi ve her grubu, kusursuz görmemesi gerektiğini, milletimiz çok daha iyi anladı. Din düşmanına karşı mücadele etmek ve milleti uyarmak kolaydır. Ancak din tüccarlarına karşı milletin gözünü açmak ve uyarmak zordur. İşte bu paralel tartışması sayesinde, bu zoru başardık.

Paralel bitince sorun biter mi?

                Din tüccarlarına karşı milletin gözünün açılması ne kadar sevindirici ise, bu konuyu konuşurken, sadece tek bir grubun problemli olduğunu düşünmek, o kadar üzücüdür. Böylesine şeytani bir tuzak kuranlar, bütün yumurtaları tek sepete koyacak kadar acemi olamazlar.

                Nasıl tanımalı?

                Bir cemaat veya tarikat yapılanmasını, hangi kriterlere göre değerlendirmeli? Bu sorunun cevabını vermek zordur. Ancak son dönem yaşanan tartışmalar ışığında, bazı başlıkları aklımızda tutabiliriz.

                Eğer bir cemaat veya dini yapılanma, tek bir şahıs ve ailesi etrafında kenetlenmiş ise, o cemaat ve gruptan uzak durmanızı tavsiye ederim. Babadan evlada veya damada geçen yapılanmalar, dini cemaat veya tarikat değil, aile şirketidir.               

                Şayet bir cemaatin lideri kusursuz kabul ediliyor, hiçbir şekilde eleştirilemiyorsa, o cemaat veya tarikattan uzak durun. Çünkü sahabe bile Peygamberimiz karşısında fikirlerini söylerken, size, lidere soru bile sordurulmuyorsa, o yapılanma size fayda değil zarar verir.

                Size dininizi anlatırken, Allah’ın kitabı Kuran’dan daha çok kendi hocalarının kitaplarını okutan, Peygamberimizin hayatından daha çok şeyhlerinin hayatından örnekler veren cemaat ve tarikatlardan uzak durun.

                Paralel, Meridyen, Üçgen

                Paralel tartışması çok hayırlı bir tartışmadır. Şayet bu tartışma, yeni bir paralel ihanet çetesinin yetişmesine engel olabilirse, ülkemizin ve ümmetin önü açık, geleceği parlaktır. Bu tartışmayı sadece paralelciler merkezli düşünür, diğer gruplarda ki sorunları konuşmaz ve tedbir almazsak, paralel gider meridyen gelir.

                Bizim nesil paralel ile uğraştı. Yaşananlardan ders alıp, tedbir almazsak çocuklarımız meridyenle boğuşur, torun-larımız üçgende boğulur.

Bir Cevap Yazın