Genç öğretmen mesleğe başlayalı daha bir yılını yeni doldurmuştu. Öğretmenler odasında emekliliği yaklaşan bir öğretmene yaklaşarak, “Ya hocam, ben sanıyordum ki, göreve başlayınca rahatlayacağım! Öğrencilik döneminde yaşadığım ekonomik sıkıntıları bir daha yaşamayacağım. Ama nerdeee! Göreve başlayalı bir yıl oldu ama ben hala aybaşını zor getiriyorum. Ne olacak benim halim hocam?” deyince, yaşlı öğretmen tebessüm eder.

“Sabret oğlum! En fazla altı yedi sene çekersin” demiş.

Genç öğretmen “Sonra rahatlar mıyım hocam?” diye sorunca, “yok oğlum!” demiş yaşlı öğretmen tebessüm ederek…

“O zamana kadar alışırsın sıkıntılara !”

Bu memlekette yaşayan herkesin kabul ettiği bir gerçek var: Öğretmenler ekonomik sıkıntı yaşıyor. Yapılan bir sosyal araştırmaya göre öğretmenlerin %70’i borçlu.

Aldıkları maaşla bırakın aybaşını getirmeyi, iki yakalarını bile bir araya zor getiriyorlar.

Ancak mesele insan eğitimi olunca sadece maaşları konuşmak en basit ifadeyle “ayıp” gibi geliyor bana.

Hangi meslek grubunda çalışan insanlar ekonomik sıkıntı yaşamıyor ki? Türkiye’de “bir avuç azınlık” dışında her insan az ya da çok ekonomik sıkıntı yaşıyor.

Öğretmen maaşları benim halledebileceğim bir konu değil elbette. Şu an alınan maaşların en azından iki katının ödenmesi gerektiğini düşünüyorum öğretmenlere. Tabi benim böyle düşünmem hiçbir şeyi değiştirmeyecek.

Ancak benim asıl merak ettiğim soru başka. Öyle bir ekonomi politikası uygulansa ki Türkiye’de öğretmenlerin hepsinin maaşı beş bin dolara yükseltilse, öğretmenlerin nasıl bir öğretmenlik yapacak? Hangi eğitim metotlarını kullanarak “idealist” bir gençlik yetiştirecek?

Daha çok para kazansa bir öğretmen, kendi borçlarından kurtulur. Aybaşını düşünmek zorunda kalmaz artık. Ek iş yapmak zorunda da kalmaz. Evi yoksa ev, arabası yoksa araba alır. İyi ya da kötü bir arabası varsa, belki onu satıp daha iyisini alır. Eşini ve çocuklarını daha iyi şartlarda yaşatmaya başlar.

Bunların hepsi tamam da “öğrencilerine ne yapacak?” sorusunun cevabını bir türlü bulamıyorum.

Her ay bin dolarlık kitap satın alıp öğrencilerine hediye mi edecek? Kitap okuma bilinci ve şuurunun aşılamadığımız öğrencilere çuvallar dolusu kitap hediye edilse neye yarar?

Her ay en başarılı öğrencisine bilgisayar ve Internet mi hediye edecek? Sadece oyun oynamak ve eğlenmek için zaman geçiren, teknolojiden faydalanma bilinci olmayan öğrenciye bilgisayar hediye etmek neye yarar?

Parayla öğrencimize “ahlâk” satın alabilir miyiz?

Parayla öğrencimize “dürüstlük” aşılayabilir miyiz?

Parayla öğrencimizi “daha çalışkan” yapabilir miyiz?

Parayla öğrencimize “terbiye” aşılayabilir miyiz?

Parayla öğrencilerimize “tarih şuuru” verebilir miyiz?

Parayla öğrencilerimize “büyüklere saygılı” olmayı öğretebilir miyiz?

Parayla öğrencilerimize “küçükleri sevmeyi” öğretebilir miyiz?

Parayla öğrencilerimize “rüşvet almanın da vermenin de ahlâksızlık” olduğunu aşılayabilir miyiz?

Beş bin dolar maaşımız olsa, bunlardan hangilerini yerine getirebiliriz?

Cevabını merak ettiğim soruyu tekrar ediyorum.

Milletvekilleri kadar maaş alsa bir öğretmen, hangi eğitim metotlarını kullanarak “idealist” bir gençlik yetiştirecek?

Cevabını bilen varsa beni de aydınlatsın!

Bir Cevap Yazın