Dik duran adamı, düşmanı bile takdir etmek zorunda kalır. Değil düşmanınız, sizi işkence ile satın almaya çalışan ve saatlerce size işkence yapan kişi bile, acı ve tehditlere rağmen dik duruşunuza hayran kalır, ‘helal olsun adama’ der.

Diklenmekten değil, dik durmaktan bahsediyorum. Allah’tan başkası karşısında eğilmemek, bükülmemektir, dik durmak. Dik durabilmek için, iki ayaktan fazlasına ihtiyacı vardır insanın. Secdeye ve kitaplara eğilen baş, iki ayaktan daha önemlidir dik durabilmek için.

Secde, eğilerek yükseltir

Bir kralın karşısında secdeye inen insanları, sadece filmlerde görüyoruz. Ne kadar onur kırıcı bir hareket, insanın insana secdesi… Secdeye inen kadar, secdeye inilen insanı da alçaltan bir eylem… Aynı insanın seccadede alnını yere koyması, o insanı yüceltiyor. Secde halindeki insan, insan olduğunun bilincinde, kendini de Rabbini de haddini de bilen insandır. Bana ‘Kendini, Rabbini ve haddini bilen insan resmi çiz’ deseler, secde halinde insan resmi çizerim.

Secdeye inen baş, Allah’tan başkası karşısında eğilmez. Secdeye inen baş, amirine vereceği hesabı değil, Allah’a vereceği hesabı baş tacı ettiği için, amirine bile eğilmez. Kime ait olduğunu bilmiyorum ama sosyal medyada sık karşıma çıkan ve çok beğendiğim sözlerden birisidir ‘yere eğilerek, göğe yükselmenin adıdır secde’ sözü. Bu yücelmeyi, yükselmeyi, secdenin huzurunu yaşayan ve hisseden bilir. Namaz için secdeye ineriz, sabır için secdeye ineriz, şükür için secdeye ineriz.

‘Seccadeyi ıslatmak’ büyüklük karşısındakiacizliğimizi gözyaşlarıyla itiraf etmektir. Islanan seccadeden kalkan baş, Allah’tan başkası karşısında eğilmez. Ne güzel insandır, seccadede ağlayan insan.

Bilgi omurgadır

İnsan iskeleti, omurgalarıyla dik durur.

İskeletimizin omurgası kemik, ruhumuzun omurgası bilgidir. Omurgasız, bilgisiz adam, dik duramaz. Dikdurmayan, herkese eğilip bükülen, her şarta göre kıvrılan / kıvıran insana, ‘omurgasız herif’ denmesi buradan gelir. Bir omurgası, bir duruşu olmalı insanın.

Bilgi ile karakterinin omurgasını sürekli besleyen insanı kandıramaz, kullanamazlar. Bilen eğilmez, kanmaz, koyun olmaz. Çünkü bilgi sorgulatır, bilen sorar. Dik duruşunuzun omurgasını bilgi ile güçlendirmezseniz, dik durduğunuzu sanıp eğilebilirsiniz. Cahil diklenir, Âlim dik durur. Cehalet diklenmeyi, bilgi dik durmayı öğretir.

Dolu başın secdesi

‘Sana eğilen başkasına eğilmez’ der gibi, her günsecdeye inen insan, her gün okumalı, her gün yeni şeyler öğrenmeli. Allah’a eğilmeyi, secdeye inmeyi ihmal eden baş, başkalarına eğilmeye başlar. ‘Bilenle bilmeyen bir olur mu?’ diye sorarak düşündüren Allah, ‘boş kafanın secdesi ile boş durmayan, her gün yeni şeyler öğrenmeye devam eden kafanın secdesi bir olur mu?’ diyor adeta.

Kuran’da, ‘oku’ emrinin namazdan önce gelmesi, tefekkürün namazdan daha çok vurgulanması, ‘başınızı bilgi ile dik tutun ki, secdeleriniz sizi dik tutsun’ mesajınızıveriyordur belki de.

Namazsız geçirdiğiniz bir gün kadar üzülün, kitapsız geçirdiğiniz gününüze. Kıldığınız namaz gibi, tuttuğunuz oruç gibi, okumayı, her gün okumayı hayatınızın bir parçası, bir ibadeti haline getirin. Kitaplara ve secdeye eğilmeyi, günlük ibadet haline getiren insan, Allah’tan başkası karşısında eğilmez.

Kulaklarınıza küpe olsun gençler!

İki şeye eğilmek, insana dik durmayı öğretir.

Kitaplara ve seccadeye…

Bir Cevap Yazın