Ülkemiz ve İslam coğrafyası üzerine öyle profesyonel ve derin oyunlar oynanmış ki, bazı insanları bu oyunlar karşısında uyandırmak nerdeyse imkansız. Dinini öğrenmek isteyen insan için en önemli ve kusursuz kaynak Allah’ın kitabı Kuran iken, anlayarak Kuran okuyan insan sayısı maalesef çok az. Öyle bir tezgah kurmuşlar ki, ‘Rivayetleri Türkçe ve anlayarak okurken, ayetleri Arapça ve anlamadan okuyan’ dindar bir kitle yetiştirmeyi başarmışlar. Rivayet edilen hadisleri, alimlerin sözlerini anlayarak Türkçe okuyanlar, Allah’ın kitabını anlamadan tekrar edip duruyorlar.

Bu problemin farkında olan ve buna çözüm arayan bir öğretmen arkadaşımın yaşadığı hayal kırıklığı, bana bu yazıyı yazdırdı. Öğrencilerine Kuran Meali dağıtmak isteyen bir öğretmen, kendi gücüyle 400 tane Kuran Meali alamayacağını anlayınca ilçe müftülüğünden destek istemiş. İlçe müftülüğü 400 tane Kuran meali hediye etmelerinin imkansız olduğunu söyleyip, Diyanet Yayınlarına yönlendirmiş öğretmen arkadaşımı. Diyanet yetkilisinden de aynı cevabı alan öğretmen arkadaşım sinirlenmiş ve yetkiliye demiş ki, ‘Şayet öğrencilerime 400 tane İncil dağıtmak isteseydim, değil 400 tane, 4000 tane İncil’i bedava gönderirdiler bana’

Bu konuyu sorduğum Müftü arkadaşlarım ilçe müftülüğünün veya Diyanet Yayınlarında bir yetkilinin tek başına bu kadar hediye verme yetkisinin olmadığını söylediler. Gerçi ben bu savunma ile ikna olmadım. Bir ilçe müftüsü istese, o kitapların parasını verecek birilerini mutlaka bulurdu. Ancak talebin öneminin farkında değilmiş maalesef müftü.

Diyanet İşleri Başkanlığı böyle bir projeyi mutlaka hayata geçirmeli. 18 milyon öğrencisi olan bir milletiz elhamdülillah. ‘Gençler Kuran’ın anlamı ile buluşuyor’ gibi bir proje ile Türkiye’deki bütün öğrencilere Kuran Meali dağıtma projesi yapmalı Diyanet İşleri Başkanlığı. Böyle bir proje başladığı zaman birçok işadamı ve hayırsever Kuran Meallerinin maliyetine destek verecektir. Yeter ki Diyanet böyle bir projeyi başlatsın.

Ya Cevap Veremeseydim?

‘Allah Çocuk Yakmaz’ adıyla yayınladığım kitabımda ‘Ama Şeytan Haklı Baba’ başlıklı bir yazı yazıştım. O yazıyı burada tekrar özetleyeceğim. Peygamberler tarihini 13 yaşındaki kızına okutmaya karar veren bir babanın yaşadığı bir olaydır bu.

Çocuk Hz. Adem’in hayatını okurken babaya sürekli sorular soruyor.  Hz. Adem’in yaratılışından, şeytanın varlığına kadar birçok soru. Ancak çocuğun sorduğu sorular bazen babayı zor durumda bırakıyor.

Çocuğun sorduğu birçok soruya baba cevap vermeye çalışıyor. Çocuk aldığı bazı cevaplardan tatmin olmuyor. Babasına itiraz ederken, “Ama saçma değil mi baba?” gibi tepkiler de veriyor. Bu tepkileri alan baba, evladına doyurucu cevaplar veremediği için üzülüyor.

Konu Hz. Adem’in ve şeytanın cennetten kovulmasına geliyor. Hz. Adem’de kovuldu cennetten Şeytan’da. Çocuk bu konuya takılıyor.

“Baba Hz. Adem şimdi cennete mi, yoksa işlediği günah yüzünden cehennemde mi?” diye soruyor çocuk.

Baba: “Hz. Adem Cennette yavrum!” diye cevap veriyor.

Çocuk susuyor ve okumaya devam ediyor. Birkaç dakika sonra tekrar babasına dönüyor.

“Baba, şeytan cennete girecek mi?” diye soruyor.

Baba: “Hayır kızım! Şeytan ebediyen cehennem de kalacak!” diye cevap veriyor.

Bu sefer çocuk öyle bir cevap veriyor ki, baba yutkunuyor.

“Ama baba bu haksızlık değil mi?” diye itiraz ediyor çocuk.

Baba “Niye haksızlık olsun yavrum!”

Çocuk: “Bak şimdi baba! Hz. Adem ve Hz. Havva, yasak olduğu halde elmadan yemişler. Allah’ta onları cennetten kovmuş. Şeytan’da Allah’ın insanın yaratılmasına isyan ettiği için lanetlenmiş ve cennetten kovulmuş. Şeytan da hata yapmış Hz. Adem ‘de. Şimdi, Hz. Adem cennete gittiği halde, Şeytan niye affedilip cennete gidemiyor” diye sormuş. 

Evladından hiç beklemediği bu soruyu duyan baba şaşırmış. “Çok güzel bir soru sordun yavrum!” demiş önce.

Daha birkaç gün önce, Kuran tefsiri okurken, aynı konuyu okuduğu için, baba çok doyurucu bir cevap vermiş.

“Bak yavrum! Söylediğin şey kesinlikle doğru… Yani Hz. Adem de hata yaptı Şeytan da. İkisi de günah işledi. Ancak birinsin cennette, diğerinin ebedi cehennemde olmasının sebebi işledikleri günah değildir. Hz. Adem işlediği günahın, yaptığı hatanın farkına varmış ve Allah’tan af dilemiştir. Yani özür dilemiş. Şeytan yaptığı hatadan pişman olmadığı gibi, hatasında ısrar etmiştir.

Yani Allah bize bu olay vasıtasıyla diyor ki; “Ey kullarım! Siz Ademoğlusunuz. Bir hata yaptığınız da, bir günah işlediğinizde Hz. Adem gibi pişman olur af dilerseniz, ben sizi affederim. Ancak Şeytan gibi hatanızda ısrar ve inat ederseniz, ebedi cehennem azabıyla sizi cezalandırırım.”

Evladına bu açıklamayı yaptıktan sonra okuduğu Kuran tefsirinden, konuyla ilgili, daha birkaç gün önce altını çizdiği cümleyi evladına gösteriyor baba. “Hata yapıp günah işlediğiniz zaman Hz. Adem gibi pişman olur tövbe ederseniz, adam olursunuz. Şeytan gibi ısrar ederseniz, iblis olursunuz.”

Bu cevabı alan çocuk: “Şimdi anladım baba!” diyor. Çocuk aldığı cevapla rahatlıyor, baba da evladının kafasında soru işareti bırakmadığı için mutlu oluyor.

Okuma saati bittikten sonra baba şunu düşünüyor. “Ben, evladıma doyurucu bir cevap veremeseydim, evladım Allah’ın adaletinden bile şüphe etmeye başlayacaktı.”

Gençleri Okuma Fırsatı

Anlayarak Kuran okuyan gençlerin kafalarında birçok soru işareti oluşacak ve sorular soracaklar. Böyle bir proje, bu sorular geldikçe meyve vermeye başlayacak. Bu soruları görmek, gençlere yol gösterebilmek için çok önemli bir fırsat olacak. Yeni bir FETÖ ekibinin yetişmemesi için gençlerimizi Kuran kalkanıyla korumak zorundayız.  

Umarım Diyanet İşleri Başkanlığı en kısa zamanda böyle bir projeyi hayata geçirir.

2 comments

Bir Cevap Yazın

  1. Avatar

    Selamün aleyküm üstadım Acizane Antalya ili Elmalı ilçesi sanayi cami imam hatibiyim. İlçe müftülüğümüz 2 yıl önce bütün okullara meal dağıttı. Okullardaki Din Kültürü öğretmenlerimiz direkt Diyanete ihtiyaç kitap listesi gönderir be diyanet işleri başkanlığı gönderiyor

    1. saitcamlica

      Bilgilendirme için teşekkür ederiz. Umarız ülke geneline yayılacak bir çalışma da yapılır. (Yönetici)