Biliyorum O Halde Varım!

 

İnsanı diğer canlı türlerinden üstün kılan tek şey, bilgidir. Daha doğru bir ifade ile anlatmak gerekiyorsa, bilgiyi kullanma becerisidir. Bilgi, kendisine değer veren bireyin değerini arttırır. Birey için geçerli olan kural, toplumlar için de geçerlidir. Yani bilgi, kendisine değer veren toplumları yüceltir. Bir toplumda bilgi ile değerini arttıran bireyler çoğaldıkça, toplum daha iyi yerlere gelir.

İslam coğrafyasının kaybettiği en önemli iki değer vardır: Biri ahlâk diğeri bilgidir. “Bilgi Ahlâkı” başka bir yazının konusu olarak aklımızın bir köşesinde dursun. Bilginin önemi, değeri ve kaybedildiği zaman nelere mal olduğunu tartışalım. Bilginin zıddı bilgisizlik yani cehâlettir.

Câhil (c.h.l); dönmek, dolaşmak, daireler çizerek endişe ile koşturmak, kısaca amacını ve nereye gittiğini bilmeden dönüp durmak demektir. Bu nedenle cahil kelimesi de aklı dolaşık diye çevrilebilir. Aklı dolaşık olanın, amaçsız koşturmadan dolayı bir süre sonra ayakları da birbirine dolanır. (Prof. Dr.İhsan Fazlıoğlu)

Ayakları birbirine dolanmış, nereye gittiğini bilmeyen, kime kurşun attığını düşünmeyen, eline silah verenlerin niye bedava silah ve mermi dağıttığını dert etmeyen, mezhebini, meşrebini, cemaatini, ırkını din hâline getirmiş, tekbir getirerek şahadet getiren insana kurşun sıkan Müslüman’ın temel sorunu, cehalettir.

Cehâlet Haramdır

Namaz kılmak, nasıl bireysel olarak, her Müslüman tarafından yerine getirilmesi gereken farz bir ibadetse, câhil kalmamak için sürekli öğrenmek, her Müslüman için farz değil mi? Okumak, namaz kılmak gibi, farz bir ibadettir. Düşünmek, oruç tutmak gibi, farz bir ibadettir. Nasıl ki, sizin yerinize başkası namaz kılamıyor, oruç tutamıyorsa, okumak ve düşünmek ibadetini de başkası sizin yerinize yapamaz. Siz okuyacaksınız, öğreneceksiniz, düşüneceksiniz.

İlim, öğrenmek, düşünmek kadın – erkek her Müslüman için farzdır. Farz olan bir ibadeti yerine getirmemek günah yani haramdır. Müslüman, diploma alana kadar değil, ölene kadar okumalı.

Ulema; akılda, ilimde ve ibadette tatili câiz görmezler. Çünkü akılda tatil bizi insanlıktan çıkartır; ilimde tatil hayattan koparır, ibadette tatil ise kulluktan eder. (Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu)

Leş, Bilgi ile Et Oluyor.

Bakara sûresinin 30. âyeti bize gösteriyor ki; Melekler, insanın fesat çıkartan, kan döken bir varlık olacağı düşüncesiyle, insanın yaratılışına karşı çıkmışlar. Ama Allah, “eşyaya bilgi ile isim verme” donanımı ile yarattığı insanı, meleklerden üstün tutmuştur. İnsanı meleklerden üstün kılan şey, yaratıcının verdiği bu donanımdır. İnsanı, fesat çıkartıp kan döken bir varlık olmaktan koruyabilecek şey, yine bilgidir. İnsan, kendisine verilen bilgi ile dünyayı güzelleştirebilir. Bu konuda benim için çarpıcı olan bilgilerden bir tanesi, leş hükmünün, bilgi ile helâl yiyeceğe dönüşmesidir.  

… O kadar ki, fıkhi açıdan bir hayvan tarafından öldürülen diğer bir hayvanın etini yemek haram (sınır dışı) iken, eğitilmiş-öğretilmiş avcı hayvanların av sırasında öldürdükleri av hayvanının etini yemek helâldir (sınır içi). Bilginlere göre, eğitilmiş-öğretilmiş avcı hayvanların eylemine bu özelliği veren, kendilerine insan tarafından katılan bilgidir. Nitekim ârifler hayvanların, hatta tüm yaratılmışların insana itaate meyilli olmasını, insanın sahip olduğu bilgiye gösterilen saygıya bağlarlar.  (Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu)

Bilgi Kalkanı

Bilgi, koruyucu kalkandır. Özelde Müslüman’ın, genelde İslam coğrafyasının, koruyucu kalkanı yok. Bilgi kalkanı ile kendisini koruyan bir Müslüman, mezhep savaşı için vurmaz, vurulmaz. Bilgi kalkanı ile kendisini koruyan bir Müslüman, meşrep veya ırk savaşıyla vurmaz-vurulmaz. Bilgi kalkanından mahrum kalan Müslüman’ı, herkes, her şey ile kullanır ve vurur. Başkasının vurmasına gerek kalmaz, çünkü Müslüman Müslüman’ı vurur. 

Bilgi Yoksa Sen de Yoksun

“Müslümanlar neden varlık gösteremiyor” sorusunun cevabı burada aranmalı. Bilgi yoksa varlık gösteremezsin. Bilgiye sahip olanların gösterdiğini, görmeni istediklerini görürsün. Bilen insanı kandırmayacaklarını bilenler, Bilgi ile Müslüman arasına duvarlar ördüler. “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” âyeti, kulaklarımıza küpe olmalı. Bilgi ile Müslüman arasındaki duvarları aşmak, sandığınız kadar kolay değil. “Okumayın, cahil kalın” diyenlerle mücadele etmek kolay. Ama “okumayın, sadece tespih çekin” diyenlerle mücadele etmek zordur.

Birbirine kurşun sıkan Müslümanlar’ın, alnı secdeli eli tespihli olması, sizi hâlâ şaşırtıyor mu? Hiç şaşırmayın! Cahilin secdesi, aklını başına getirmez. Câhil, bir elinde tespih bir elinde silah varken, tekbir getiren insanlara kurşun yağdırır. Hem de tekbir getirerek! 

Bilgi İlaçtır, Uyandırır.

“Cehâlet öyle bir hastalıktır ki, bilgiden başka ilacı yoktur” diyor Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu. Evet, bilgi ilaçtır. Ümmetin yüksek dozajda alması gereken bir ilaç… Kaynağı Kur’an olan, örnekliğini Peygamber Efendimizin yaptığı ilaçlara, çok acilen ihtiyacımız var.

Kur’an eczanesinden aldığı bilgi ilacıyla, zihinsel şifaya kavuşan Müslüman, Müslümanca varlık gösterir. Kur’an eczanesinden ilaç alan Müslüman, mezhep savaşı yapamaz. Kuran eczanesinden ilaç kullanan Müslüman, meşrebini, cemaatini, tarikatını, ırkını din edinemez.

Kur’an eczanesinden bilgi ilacı alan Müslüman, eline silah veren adamları, elinin tersiyle iter. “Elimize silah verip bizi birbirimize vurduruyorsunuz. Tek derdiniz, Müslüman’ı Müslüman’a kırdırıp, ayağımızın altındaki petrolü paylaşmak. Düşün yakamızdan. Defolun topraklarımızdan!” diye gür bir sesle düşmanı kovabilmek için, Kur’an eczanesinden bilgi ilacını kullanmak gerek.

Bilgi uyandırır!     

Birey olarak bir Müslüman’ın uyanması / uyanık kalabilmesi, nasıl ki bilgiye bağlı ise, ümmetin de bilgi ile uyanması / uyanık kalması gerekir.

Biliyorsanız varsınız!

Bilmiyorsanız kullanılırsınız!

 

Sait Çamlıca
Eğitimci-Yazar

Kaynak Kitap

Okun Düşün Uyan

Online Sipariş:
Bu yazının alıntılandığı kitabı aşağıdaki sitelerden satın alabilirsiniz.