‘Düzgün bir yüzme havuzu olsa da gitsem’ deyince kız kardeşim, düşünmeye başladım, ‘İstanbul Anadolu yakasında, sadece bayanlara yönelik bir spor kompleksi var mı?’ diye. Belli saatlerde erkeklerin, belli saatlerde bayanların kullandığı spor kompleksleri var, ancak sadece bayanlara yönelik, spor, yüzme ve diğer kültürel faaliyetlerin yapılabildiği bir yer bulamadım. 

Yıllardır konferanslarımda ‘Televizyon başından kalkmayan insanları’ eleştiririm. Eleştirimde haklı olsam da, bildiğim başka bir gerçek daha var. Alternatifini üretemediğiniz şeyleri yok edemezsiniz.

Akşama kadar evinde oturmak zorunda olan kadınlara, sosyal hayatın içinde alternatif ve faydalı aktiviteler yapabilecekleri alanlar inşa etmeyenler, televizyon karşısında saatler geçiren kadınlardan şikayetçi olma hakkına sahip değildir.

Değişimin etkisini görmeliyiz

Otuz yıl önce toplumun %30’u şehir hayatı yaşarken, bugün %70’den fazla şehirde yaşayan bir toplum olduk. Otuz sene önce toplumun %30’unda bile televizyon ve beyaz eşya yokken, bugün beyaz eşya ve televizyonun olmadığı ev sahibi yok denecek kadar az hale geldi.

Ev işleri ve komşu ilişkileriyle meşgul olan kadın, ev işlerinin azalması ve şehir hayatına geçişle birlikte, çok daha fazla ‘boş zaman’ sahibi oldu. Eskiden elleriyle bulaşık / çamaşır yıkamak zorunda kalan kadınlar, teknolojinin ucuzlamasıyla birlikte rahatladılar. O el boş kaldı.

Bu boşluğu, faydalı bir meşguliyetle doldurma bilincine sahip olanlar, zamanı değerlendirip fırsata çevirdiler. Ancak bu boşluğu faydalı işlerle dolduramayıp, ‘boş işlere’ kendini kaptıranlar, çoğunluğu oluşturdu.

Meşguliyet Terapisi

Askerde niçin ot yoldurulduğu pek bilinmez. Ancak liderlik eğitimi alan komutanlar bilir ki, askerleri kendi halinde ve boş bırakırsalar, boş duran asker boş işlerle uğraşmaya başlayacak ve hem kendisine hem çevresine zarar verecek. Ot yoldurmakta ki amaç ‘meşgul’ etmektir.

Meşguliyet Terapisinin Kur’an’da ki karşılığı, inşirah suresinde geçen ‘Boş kaldığın zaman başka işe koyul’ ayetidir.

İnsan boş kalmamalı ki, boş işlere dalmasın. Köy hayatının yoğun koşturmasından şehir hayatına geçen muhafazakar kadın için, sosyal ve kültürel faaliyetler önemlidir. İslami hassasiyetleri olmayan kadınlar için bir sorun yok. Hem spor salonlarına hem yüzme havuzlarına rahatlıkla gidebiliyorlar. İslami hassasiyetleri olan kadınlar için özel mekanlar yapılmalı. Spor salonu, yüzme havuzu, sohbet mekanları gibi sosyal etkinliklerin olduğu mekanlar çoğalırsa, aile problemleri de azalır, rehabilitasyon merkezlerine giden bayan sayısı da azalacaktır.

Muhabbet tedavi eder

İnsan, muhabbete muhtaç bir varlıktır. Muhabbet etmek, dertleşmek insanı rahatlatır. Psikologlara derdini anlatan insanların rahatlamasının sırlarından birisi de budur. Anlattığı ve konuştuğu için rahatlarlar. İşin uzmanları bilir ki, insan derdini duvara bile anlatsa rahatlar.

Kur’an kursları

Diyanet İşleri Başkanlığı, Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı, açtığı Kur’an kurslarıyla. Kur’an kurslarının açılması ayrı bir güzellik, milletimizin bu kursları hemen dolduruyor olması apayrı bir güzellik.

Camilerimiz, maalesef sadece erkeklere hitap eden ibadethaneler gibi çalışıyor. Kadınlar sadece Ramazan ayında teravih namazı için camiye giriyor. Sadece Cuma namazlarına ve Bayram namazlarına giden bir erkek bile, senede 60’a yakın, 10 senede 600, 40 senede 2400 hutbe dinlemiş oluyor.

Müslüman kadınlar camilerin insanı rahatlatan manevi dünyasından uzak kalıyorlar. Kur’an kursları bu hatamızı / boşluğu telafi etmemizi sağlıyor. Müftülüklerle yaptığım birçok konferansta, ‘Kur’an kursları çoğaldıkça, rehabilitasyon merkezlerine giden, psikolojik tedavi görmek zorunda kalan kadınların azaldığını’ dinledim.

Belediyelere çok iş düşüyor

Bu konuda en büyük sorumluluk belediyelerimize düşüyor. 20 yıl önce, daha çok kaldırım yapan, daha çok asfalt döken, daha temiz bir ilçesi olan belediye başkanları başarılıydı. Değişen zaman içerisinde toplumsal ihtiyaçlar ve öncelikler de değişti. Belediyelerin kaldırım, asfalt, çöp dağları gibi problemleri kalmadı. 20 yıl önce sosyal faaliyetler belediyelerin öncelikleri arasında yokken, bugün mutlaka öncelikleri arasında olmalı. Gençlik merkezleri inşa edildiği gibi, bayanlara özel kültür merkezleri de inşa edilmeli.

Nasıl ki Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gençlik Merkezleri inşa ediyorsa, bayanlara yönelik sosyal ve kültürel alanların inşası ve yaygınlaşması için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da yatırımlar yapmaya başlamalı. 

Kadınların problemlerini azaltmak, ailenin problemlerini azaltmaktır.

Kadınların ihtiyaçlarını gidermek, çocukların ihtiyaçlarını gidermektir.

Huzurlu anne, huzurlu aile ve huzurlu toplum demektir.

Bir Cevap Yazın