“Kontrolsüz güç, güç değildir!” sloganı, bir araba tekeri reklamının, çok sevdiğim sloganıydı. Bir güç, kendisine yön veren bir mekanizma tarafından kontrol edilmiyorsa, fayda değil zarar vermeye başlar. Güçlü kaslara sahip olan bir insan, zayıf bir karaktere sahip ve kolay kullanabilen bir insan ise, kasları ona fayda değil zarar verebilir.

Bursa cezaevinde konferans verdikten sonra, salonun arka kısmında birkaç gardiyan ve bir mahkum beni bekliyordu. ‘Mahkumun bana soruları vardır’ düşüncesiyle yanlarına gittim. Gardiyanların ortasında duran mahkum bana, “Sait beni tanımadın mı?” dedi. Hem samimi bir şekilde konuşup hem de ismimle hitap edince, beni birine benzetmeyip tanıdığını anladım. Ancak yüzüne ne kadar dikkatli baktıysam da, çıkartamadım. Tanıyamadığımı söyleyince, “Ben Osman!” dedi. Ortaokuldan sınıf arkadaşım olan Osman’ı tanımıştım. Biz İmam Hatip Lisesi’ne devam ederken, Osman birkaç kişiyle birlikte Sanat Okuluna geçmişti.

Osman’la orada kucaklaştık. Ayaküstü sohbet ettik. Cezaevi müdüründen özel izin aldım ve bir müddet baş başa

konuştuk. Liseden sonra memleketten ayrılmış. Başka bir şehre yerleşmiş. Evlenmiş, iki tane de çocuğu varmış. Çevresindeki bazı arkadaşlarının gazıyla, çek senet tahsilatı için birilerini kaçırmaya çalışmışlar. Sonunda kendisini cezaevinde bulmuş. İnsan, kendi sınıf arkadaşını cezaevinde görünce, bir tuhaf hissediyor kendini.

Güç Ahlâkı!
Cezaevinden ayrıldıktan sonra ajandama “Güç Ahlâkı” diye bir başlık kaydettim. Ortaokulda İmam Hatip Lisesinde birlikte aynı sınıfta olduğumuz Osman, lise yıllarında güreşçi olmuştu. Güreşçiler için, oyun teknikleri kadar önemlidir, güçlü kaslara sahip olmak. Osman ve birçok genç, o yıllarda pehlivan olarak anılmaya başladı.

Benim o dönemlerden tanıdığım pehlivanların, hepsi olmasa bile, önemli bir kısmı, güçlü kasları yüzünden sıkıntılar yaşadılar. Bazıları cezaevine girdi. Gençlik yıllarının verdiği heyecanla, etraflarında bulunan insanların gaz vermesiyle suç işlemeye yöneldiler. Kasları güçlü olan, bir el-ense çekerek birkaç kişiyi tek başına yere serme gücüne sahip olan gençlere, onları yetiştirenler, gücü yönetme iradesi vermemişse, güç ahlâkından bahsetmemişse, kontrolsüz bir güç ile hayata devam ediyorlar. Kontrolsüz güç, yoldan çıkartıyor gençleri.

Bir beden eğitimi öğretmeni, finale çıkacak maçı kaybetme pahasına, öğrencilerinin kurallara uyması gerektiğine dair aldığı karar yüzünden, çok eleştirildiğini anlatmıştı. Ahlâk kaslarının, kol kaslarından çok daha önemli olduğunu bilen öğretmenleri eleştirmek değil, tebrik etmek gerekiyor.

Anne babalar, eğitimciler, yöneticiler, gençleri spor faaliyetlerine yönlendirirken, güç ahlâkını ihmal etmemeli. Özellikle gençlerin eğitiminden sorumlu spor hocaları, antrenörler mutlaka güç ahlâkı vermeli öğrencilerine.

Her Yerde Ahlâk
Çok güçlü bir araç için fren mekanizması ne kadar önemli ise, güçlü kaslara sahip olan bir insan için ahlâk mekanizması da o kadar önemlidir. Ahlâk freninden mahrum bir arabanın motorunun gücü arttıkça, topluma ve kendine zarar verme gücü de o oranda artar.

Güç, sadece kaslara ait bir özellik değildir. Makam, para, yetki, yetenek gibi, insana güç veren her şey için geçerlidir “Ahlâksız güç, güç değildir” kuralı.

Makam ahlâkından yoksun bir insan, makama geldiğinde neler yaşandığına dair örnekler, makam ahlâkının, makamın kendisinden çok daha önemli olduğunu gösteriyor.

Para kullanma ahlâkına sahip olmayan bir insanın elindeki para, ona ve çevresine fayda değil, zarar verir. Paranın batırdığı insan sayısı, paranın kurtardığı insan sayısından fazladır.

Şöhret ahlâkından mahrum insanların yaşadığı bunalımları medya da sürekli görüyoruz. Şöhret sahibi iken girdiği bunalımlar, şöhretini kaybedince bambaşka bunalımlara dönüşüyor.

Ahlâksız bir doktor, şifa değil, hastalık dağıtır. Bir

hastanede çoğalan mikroplardan daha tehlikelidir bir doktorun kalbinde iş ahlâkının olmaması.

Ahlâksız bir öğretmen, insan değil, canavar yetiştirir. Meslek ahlâkından mahrum bir öğretmenin dilinden düşürmediği ahlâk kavramı, öğrencilerini ahlâklı değil, ikiyüzlü yapar.

Ahlâksız bir müteahhit, bina değil mezar yapar. Depremlerde yaşadığımız acıların sorumlusu beton binalar değil, ahlâksız iş yapanlardır.

Ahlâksız bir şoför, trafik canavarı olur. Sarhoş bir şoförün kullandığı arabada yolculuk yapmayı kim ister?

Sözün özü, Ahlâksız güç, güç değildir.

Bir Cevap Yazın