YALAN RUHU KİRLETİR

YALAN RUHU KİRLETİR

Ellerinden çeşitli pisliklerim iğrenç kalıntıları akan birisi, o ellerle oturup rahatça yemeğini yiyebilir mi? Bırakın ellerini, elbiseleri kire bulanmış, lekelenmiş biriside yemeğini keyifle yiyemez. Ruhuna kir pas süzülmüş bir insanda dengeli yürüyemez, pis elleri ile bir ekmeği tutmak zorunda kalan insanların rahatsızlında yalpalar. Beden sadece iskelet ve kas sistemi üzerinde durmaz. Onu ayakta, dengede tutan birde ruhsal temel vardır.ABD’li psikoterapist Brad Blanton pek çok kişinin yalan ile vücudun durumu arasında bir ilgi kuramadığını, halbuki küçük yalanların biriktirilmesinin sağlık problemleri doğurduğunu ve bunun düşünülenden daha önemli olduğunu ifade ediyor. Niçin? Çünkü o yalanlar birikip, ikinci bir ‘ben” olarak insanın yanıbaşına dikiliyor ve bu iki başlılık dengeyi alt üst ediyor.

Haluk Nurbaki diyor ki; ‘Yalan, lüzumsuz konuşmak, başkalarını çekiştirmek, onları ayıpları kusurları ile anmak, ruha ait olmayan pislikleri ona tıkıştırmaktır.” İnsan gerçekte sadece midesine gönderdiği bozuk yiyeceklerle değil, ruhuna tıkıştırdığı pisliklerle de zehirlenir. İlki onu hastanelik ederken, ikincisi, için için yanan ateş koruna dönüştürür. Yalnız insanda biriken yalanlar değil, toplumda biriken yalanlarda zehirleyicidir.

www.saitcamlica.com

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Bu yazı Çarşamba, 24 Ocak 2007, 22:14 tarihinde Hayatı Anlamak kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

Yorum yapın