Önce olayla ilgili haberi özetleyeyim.

17 Kasım 2017 tarihinde Samsun’un Ayvacık ilçesinde Süleymancı cemaatinin yoğun yaşadığı yerde, mahallede ki cenazeyi ilçe müftüsüne haber verdi diye cami imamı Süleymancıların saldırısına uğrar. İmamın dişi kırılırken dudağı da patlar.

Olay üzerine Diyanet Sen Samsun 2 Nolu Şube Başkanlığı olayı kınamak için basın toplantısı düzenlerler. Bu olayın ayrıntılarını internet haber sitelerinden inceleyebilirsiniz.

Bu yazı da Süleymancılar hakkında aşağıda soruların cevaplarını vermeye çalışacağım.

Kim bu Süleymancılar?
İmam Hatip Liselerini sevmedikleri halde hafta sonu kurslarından neden İmam Hatip diploması alıyorlar?

‘Bizim siyasetle işimiz olmaz’ derken doğru mu söylüyorlar?

Cami imamını neden döverler?

Cenazeyi imamın kaldırılmasında, müftüye haber verilmesinde ne mahsur var?

Almanya Süleymancılara neden okul açtırıyor?

Süleymancılık Aile Şirketi
Birçok cemaatte olduğu gibi Süleymancılar da aslında bir aile şirketi. Süleyman Hilmi Tunahan’dan sonra yerine damat Kemal Kaçar geçmiş, Kemal Kaçar 2000 yılında ölünce yerine Arif Ahmet Denizolgun geçiyor. Kemal Kaçar’ın çocuğu olmadığı için Süleyman Hilmi Tunahan’ın diğer kızından torunu geçmiş oluyor cemaatin başına. Arif Ahmet

Denizolgun 2016 yılında vefat edince yerine ablasının oğlu 34 yaşında ki Alihan Kuriş cemaatin lideri olmuştur. Tam bir aile şirketi anlayacağınız.

İmam Hatip Liseleri ve Süleymancılar
Yıllarca İmam Hatip Liselerine düşmanlık beslemiş olan Süleymancılar, son yıllarda İmam Hatip Liselerinin hafta sonu kurslarında en çok diploma alan gruplar arasına girdi. Eskiden İmam Hatip Lisesi mezunu imamlar için, imam hattap (odun) diyecek kadar düşman olanlar, neden İmam Hatip Lisesi diploması almak için uğraşıyorlar?

Bu sorunun iki tane cevabı var. Eskiden kendi yetiştirdikleri hocalara kendi yurtlarında iş verebiliyordular. İmam Hatip Liseleri ve Diyanetin Kuran Kursları çoğalınca, kendi yetiştirdikleri hocalara maaş veremez hale geldiler. İmam Hatip Liselerinin çoğalmasından, din düşmanlarından daha çok din tüccarları rahatsız oluyor. Ancak

Cumhurbaşkanımızdan korktukları için bunu dillendirmeyi korkuyorlar. 28 Şubat sürecinde İmam Hatip Liseleri darbe alınca Süleymancılar bayram etti. İmam Hatip Liseleri çoğalınca öğrenci bulamaz hale geldiler.

Son bir yıl içerisinde, Türkiye’nin birçok farklı yerinde, Süleymancıların Talebe Yurtlarında azalan öğrencilerle ilgili sadece birkaç örnek vereyim.

Bizim ilçemizde geçen yıl 100 öğrencileri vardı, bu yıl 20 öğrencileri kaldı.

Bizim ilçemizde 3 tane talebe yurtları var. Eskiden hepsi doluydu, şu an toplam 30 öğrencileri kaldı.

3 tane öğrenci 6 tane görevli var bizim ilçemizde ki yurtlarında.

Süleymancıların İmam hatip Liselerinden diploma almalarının diğer sebebi, Diyanette görev alabilmektir. Diyanette görev aldıktan sonra maaşı devletten alıp, hizmetini cemaatin yurduna yapma projesi yapıyorlar. Dün FETÖ ekibinin yaptığını yapmak istiyorlar.

Siyaset ve Süleymancılar
Daha 18 yaşına girmemiş, Süleymancıların talebe yurtlarında hem Tekamül eğitimi alan hem ağabeylik yapan bir genç ‘Abi bizim siyasetle işimiz olmaz, niye bizimkileri eleştiriyorsun?’ deyince, sadece güldüm. ‘Sizin liderlerinizden siyasete bulaşan yok mu?’ diye sordum. Bilmediğini söyleyince, anladım ki, gençlere sadece bilmelerini istediklerini anlatıyorlar.

Tıpkı FETÖ ekibi gibi Süleymancılar da sinsi siyaset uyguluyorlar. FETÖ ekibi, tıpkı diğer Nurcu gruplar gibi, ‘Siyasetin ve Şeytanın şerrinden Allah’a sığınırız’ dedikleri halde sinsi siyaset uyguladılar. ‘Biz milletin imanını kurtarmak için çalışıyoruz, siyasetle işimiz olmaz’ cümlesinin arkasına saklanmak, bizde ki cemaatlerin ortak stratejisi galiba.

Süleyman Hilmi Tunahan’ın damadı olan ve 2000 yılında vefat etmiş olan Kemal Kaçar’ın yıllarca Adalet Partisi milletvekilliği yaptığını gençlere anlatmıyor büyükleri.

Kemal Kaçar, 1965’te Bölükbaşı’nın Millet Partisi’nden (MP), 1969’da Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’nden (AP) Milletvekili oldu.

Kemal Kaçar’dan sonra lider olan Arif Ahmet Denizolgun, RP’den Antalya Milletvekili seçildi. Bir süre sonra RP’den ayrılan Denizolgun, Mesut Yılmaz’ın 55. hükümetinde Ulaştırma Bakanlığı yaptı.

Arif Ahmet Denizolgun ise 2002’de ANAP’ı destekledi. Desteğe gerekçe olarak, 28 Şubat’ta Mesut Yılmaz’ın “Diğer yatılı Kur’an kurslarını ve Süleymancılara ait kurs ve yurtları valilere talimat göndererek koruması” gösterildi. Fakat ANAP, barajın altında kaldı. Denizolgun, 2007’de Mehmet Ağar liderliğindeki Demokrat Parti’den (DP)

Antalya milletvekili adayı oldu. DP de barajı geçemedi. Hatta 2007 yılında ki seçimlerde İstanbul’da ki yurt talebelerini arabalara doldurarak Mehmet Ağar’ın miting meydanlarına taşıdılar. ‘Bizim tekkemizden bir tas çorba bile içmiş olsanız, oyunuzu Mehmet Ağar’a vereceksiniz’ diye SMS gönderdiler binlerce insana.

En son 2014’teki yerel seçimlerde, Antalya’da CHP ile pazarlık masasına oturup, CHP’ye destek verdiklerini de unutmayalım.

Bütün bunar bilinirken, utanmadan ‘Bizim siyasetle işimiz olmaz, biz Kuran hizmetleri veriyoruz’ diye milleti kandırmaya devam ediyorlar.

15 Temmuz ve Süleymancılar
15 Temmuz darbe girişimi başarısız olunca, herkes ‘biz engelledik’ diye kendi reklamını yapmaya başladı. Süleymancıların 15 Temmuz öncesi, özellikle Antalya’da kuyumculardan ve döviz bürolarından dolar topladıklarını ben biliyorsam, devlette biliyordur. Millet 15 Temmuz akşamı sokağa çıkınca ‘Kafalarınızı yurt camlarından dışarıya bile çıkartmayacaksınız’ talimatı veren Süleymancı ağabeyler, darbe püskürtüldükten sonra meydanlarda poz verdiler.

‘Tayyip Erdoğan bizim Kuran Kursumuzu yıktı, efendimizin bedduasını aldı’ diye 14 Temmuza kadar Cumhurbaşkanımızın arkasından konuşanlar, darbe girişiminden bir hafta sonra ağız değiştirdiler.

Süleymancıların para kaynağı ne?
Türkiye’yi şehir şehir gezme imkanım oldu. 3 bin nüfuslu bir ilçeye de gitsem, şehirde iki tane büyük bina var. Bu binalardan birsi Kaymakamlık binası, diğeri

Süleymancıların Talebe Yurdu. Bu Süleymancılar bu parayı nerden buluyorlar? Para kaynakları ne? FETÖ ekibinin para kaynağı görünüyordu. Kolej, dershane, banka, gazete, televizyon gibi birçok kaynakları biliniyordu. Peki her ilçeye talebe yurdu açmış olan Süleymancıların para kaynağı ne?

Profesyonel Dilenci
Koltuk altında küçük bir çanta, elinde bir inşaat resmi ve makbuz ile esnafları dolaşarak para toplayan ekipleri var. Topladıkları paradan komisyon alarak geçimlerini sağlayan bu insanların en önemli özelliği, yüzsüz olmalarıdır. Siz onları kovsanız bile utanmayıp hemen yanınızda ki esnafa girmeleridir. Para veriyorsanız sizi listeye alırlar ve her ay bir şekilde yanınıza uğramaya çalışırlar. Kendileri uğramasa bile diğer arkadaşları uğruyor yanınıza.

Almanya ve Süleymancılar
Almanya’da yaşayan ve örgütlenen Süleymancılar için yazılacak ve söylenecek çok şey var aslında. Türkiye’de olduğu gibi Almanya’da da Diyanetin camilerinde namaz kılmaz, kendi yurtlarında namaz kılarlar. Hatta Almanya’da namaz 5 vakit değil, 4 vakittir Süleymancılar da. İnanmıyorsanız Avrupa’da yaşayan tanıdıklarınıza sorun.

Alman istihbaratı ile FETÖ arasında ki ilişkiyi ilk yazan kişi, Necip Hablemitoğlu oldu. Öldürülmesinin en önemli sebebi de bu olsa gerek. Almanya FETÖ hainlerine boşuna sahip çıkmıyor. Almanya’da okul açmasına izin verdikleri tek cemaat FETÖ oldu yıllarca. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, Almanya’da yaşayan vatandaşlarımız çocuklarını FETÖ’nun okullarında aldı. Almanya vazgeçer mi sanıyorsunuz. Almanya artık Süleymancılara okul açtırıyor. İslam’a hizmet etsinler diye mi?

Asıl amaçları bizim çocuklarımızla bize tuzak kurmak. Tıpkı FETÖ gibi.

İskat kılıfı altında Nebbaşlık
‘Sizce Süleymancılar cami imamını neden dövmüş olabilir?’ sorusunu birçok arkadaşıma sordum. Birçoğu sebebini bilmediklerini söylediler. ‘İskat için dövmüşler’ dediğimde iskatın adını birçoğunun duymadığını fark ettim.

Süleymancılar yıllardır iskat adına nebbaşlık yapıyorlar. Nebbaş, ölmüş insanın altın dişlerini çalmak için mezar açıp soyanlara denir. İskat ise en çok Süleymancıların kullandığı Din tüccarlığı yöntemidir. Kısaca özetleyeyim. Bir akrabanız öldüğünde size gelip cenaze işlerinde yardımcı oluyor, birkaç gence Kuran okutuyorlar. Ölen kişi babanız ise kaç yıl namaz kılmadığı soruluyor. Kılmadığı namazlar için sizden para alıyorlar. 10 yıllık kılınmamış namazlar için 5 bin lira istiyorlar mesela. Paranız yoksa kolayı var. Kabultu Vehebtu gibi ‘aldım verdim’ oyunu ile mutlaka sizden bir miktar para kopartıyorlar.

Uyanın… Uyandırın..

Bir Cevap Yazın