Eric Berne (1961), insanın davranışlarının temelinde temas (sıvazlama) ihtiyacının olduğunu belirtiyor. Temasın insan hayatında ne kadar önemli olduğunu, erken çocukluk döneminde bakımevinde kalan çocuklarda karşılaşılan ölüm vakalarının yüksek olmasından anlamaktayız. İhmal edilen ve herhangi bir sebeple teması çok az yaşayan çocukların ruh ve fizik gelişmelerinde gerilikler görülebiliyor. Bunlar Marasmus hastalığı adı verilen bir rahatsızlığa yakalanarak ölebiliyorlar. Bebeğin bakıcılığını üstlenen kimsenin, anne veya bir başaksının, bebeği besleme, altını değiştirme, okşama ve dokunmayla ilettiği mesajların bebeğin kimyasında ruhi ve fiziki bakımdan gelişmek için önemli bir uyarıcı olduğu anlaşılıyor.
Yetişkin hayatı, fiziki temastan çok psikolojik sıvazlamaya dayalıdır. Temas aktarımının kaynağı, hangi şekilde hangi şekilde olursa olsun, bizim varlığımızın tasdikine yada reddedilmesine yöneliktir. Bir kimseye küsme bu sebeple büyük bir ceza kabul edilir.
www.saitcamlica.com
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Cumartesi, 03 Şubat 2007, 19:16 tarihinde Aile Hikayeleri kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....














genç yaşınıza ragmen bilginiz başarılarılarınız karşısında sizi hevesle izliyoruz.mehtap,tv de kaçırmıyoruz.size ve sizin gibi insanlara çok ihtiyacımız var.
BİR KISSA. SEMTİN ZENGİNLERİN ANCAK OLDUKÇA CİMRİ BİR ZAT YOLDA KİBİRLİ KİBİRLİ YÜRÜRKEN AYAĞI TAKILIR VE SUYA DÜŞER. BU DURUMDAN OLDUKÇA TİSKİNEN ADAM AYAĞA KALKAR KALKMAZ O SIRADA YANINDAN GEÇMEKTE OLAN YETİMİ GÖRÜR VE ISLANAN ELLERİNİ ÇOCUĞUN BAŞINA SÜREREK SİLER. ANCAK ÇOCUK ADAMI TANIDIĞI İÇİN BAŞINI OKŞADIĞI DÜŞÜNÜR VE ONU SEVDİĞİ ZANNEDER VE ÇOK MUTLU OLUR. ÇOCUK ADAMIN YANINDAN MUTLU BİR ŞEKİLDE AYRILIR. ADAMSA ELLERİNİN TEMİZLENMESİNDEN MEMNUN OLARAK EVİNE DÖNER.GECE RÜYASINDA YETİM ÇOCUĞU SEVİNDİRDİĞİ İÇİN MEVLANIN ONA KAT KAT SEVAP YAZDIĞINI GÖRÜR VE ADAM BUDURUMDAN ÇOK MUTLU OLUR. SONUÇ UFACIK BİLE OLSA SEVGİ GÖSTERİN.