İlahiyat Fakültesi öğrencileri ‘Peygamberimizin eğitim metodu’ başlıklı bir konferans vermem için davet ettiler. Peygamberimiz ve eğitim denilince, aklıma hep ‘Peygamberimiz öğretmen olsaydı, nasıl bir öğretmen olurdu?’ sorusunun cevabı gelir. Zihnimde ki konuşma başlığını da bu çerçevede oluşturdum. Ancak konferans öncesi zihnimde başka sorular dolanmaya başladı. Evet, Peygamber Efendimiz iyi ve örnek alınması gereken bir eğitimci ve öğretmendir ancak O’nu kim ve ne ile eğitti?

‘Peygamberimizi Allah eğitti’ cevabından sonra, başka bir soru akla geliyor. Allah, Peygamber Efendimizi ne ile eğitti? Biz bu eğitim kaynağına nasıl ulaşırız?

Konferans esnasında Üniversite öğrencilerini bu soruyu düşünmeye davet ettim. Peygamberimizin eğitim metodunu anlamak isteyen, O’nu eğiten kitabı anlamaya çalışmak zorunda.

Yürüyen Kur’an!
‘O yürüyen Kur’an’dı’ diye tarif ediyor Hz. Ayşe, Peygamberimizi. Yürüyen Kur’an! Ete, kemiğe, insana dönüşmüş Kur’an’dır Peygamberimiz. Peygamber Efendimizi anlamak isteyen, Kur’an’ı anlama gayreti içerisinde olmalı. Peygamberimizi eğiten kitap, Kur’an’dır. Peygamberimize ayrı kitap / hitap, 2016 yılında yaşayan biz Müslümanlara ayrı bir kitap / hitap olmadığına göre, Peygamberimize inen ayetleri anlama ve yaşama gayreti içerisinde olmak zorundayız.

Kur’an’ın önüne hiçbir kitap geçmemeli
Kur’an’dan daha çok okuduğumuz her kitap, Peygamberimizden daha çok örnek aldığımız her lider, bizim doğru yola ulaşmamıza engel olur. Daha somut örnekler vermem gerektiğinde, en meşhur iki örneği kullanıyorum.

Mesnevi okumaktan Kur’an okumaya zaman ayırmayanlar, Peygamber Efendimizi eğiten kitabı değil, Celaleddin Rumi’nin yazdığı kitabı rehber edinmiş olurlar. ?Mesnevi okumayın veya Mesnevileri çöpe atın’ anlamına gelmiyor bu sözlerim. Mesnevi okurken güzel hikayelerden ve teşbihlerden istifa edersiniz. Mesnevi’de yazılan her şeye inanmak ve doğru kabul etmek zorunda değilsiniz. Bende yazılarımda kullanıyorum Mesnevi’den alıntıları. Ancak rehber kitabımız Mesnevi değil Kur’an olmalı.

Basit bir soru ile düşündürmek istiyorum sizleri. Celaleddin Rumi adlı bir kişi hiç dünyaya gelmeseydi, Mesnevi diye bir eser hiç yazılmamış olsaydı, İslam’ın kaybı ne olurdu? Cevabını tereddütsüz veririm bu sorunun. İslam’ın hiçbir kaybı olmazdı, Mesnevi yazılmamış olsaydı.

Said Nursi’nin Risalelerini okumaktan Allah’ın kitabı Kur’an’ı okumaya zaman ayırmayanların, Peygamber Efendimizi eğiten kitaptan mahrum kaldıklarının farkında değiller. En meşhur savunma yöntemi, ‘Risaleler Kur’an tefsiridir zaten’ cümlesidir. Kur’an’ın onda birinin bile tefsiri olmayan risaleler bana yeter diyenler, Kur’an’ın tamamına ihtiyaç mı duymuyorlar?

Mesnevi benzetmesinde sorduğum sorunun aynısı, Said Nursi’nin Risaleleri içinde sorarım. Said Nursi adlı bir kişi hiç dünyaya gelmeseydi, Risaleler hiç yazılmamış olsaydı, İslam’ın kaybı ne olurdu? Cevabını yine tereddütsüz veririm bu sorunun. İslam’ın hiçbir kaybı olmazdı, Risaleler yazılmamış olsaydı.

Mesnevi veya Risalelerin yokluğu İslam’a zarar vermez ama Kur’an’ın yokluğu hayatımızı perişan eder. Mesnevi veya Risale okumak, Kur’an’dan ilhamla yapılmış binlerce yorumdan birkaçını daha okumuş olmanızı sağlar sadece.

Mesnevi ve Risaleler için kullandığım örnekleri, tüm yazarlar ve kitaplar için kullanırım. Cemil Meriç, Nurettin Topçu, Mehmet Akif Ersoy veya aklınıza gelen çok okunan tüm yazarlar ve kitaplar için aynı cümleleri kullanıyorum. Hiçbir kitap veya külliyat, Kur’an’ın önüne geçmemeli.

Tüm peygamberlerin hayatları rehberdir
Peygamber Efendimizi çağa taşımak, Peygamberimizin eğitim metodunu anlamak isteyenler, Kur’an’ı anlama gayreti içerisinde olmalı. Peygamberimizi anlamak için, tüm peygamberleri anlamaya çalışmalıyız. Çünkü Allah Peygamberimizi, kendisinden önceki Peygamberlerin hayatlarından örnekler vererek eğitmiştir.

Sadece kendi Peygamberimizin hayatını okumak, bize verilmek istenen nasihatleri eksik anlamamıza sebep olur. Peygamberimizi eğiten Kitap (Kur’an), birçok peygamberin hayatlarından örnekler vererek, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın şahsında hepimize yol gösteriyor.

Allah hepimize, Peygamberimizi eğiten kitabı anlamayı ve yaşamayı nasip etsin. Hayat yolculuğunda yürürken, başta kendi Peygamberimiz olmak üzere, tüm Peygamberlerin ayak izlerini takip etmeyi nasip etsin.

Bir Cevap Yazın