03 Aralık 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 1563 defa okunmuş, 17 Yorum »
“Profesör Anne, kızı tarafından öldürüldü” haberi medya da yayınlandığı zaman, hepimiz şaşırdık. Anadolu da yaşanan “töre cinayeti” haberlerini okuduğumuz zaman, “Cehaletle mücadele etmek şart!” cümlesini hepimiz kuruyorduk. Ancak Hukuk Fakültesinde öğrenci olan genç bir kız, Tıp Fakültesinde Profesör olan annesini öldürünce “töre cinayetleri” için bulduğumuz basit ve kolay çözümleri sorgular olduk.
Annesini öldüren Başak AYDINTUĞ, yaşadıklarını Adem SOLAK Bey’le paylaşmış. Şiddeti Anlamak (Cezaevi Görüşmeleri) adlı kitabında Adem SOLAK Bey, Başak ... Devamın oku »

22 Kasım 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 1564 defa okunmuş, 13 Yorum »
Tokat Müftülüğü ile birlikte, diyanet personeline “Çocuk Aile ve Din” konulu konferansı verdikten sonra, bir din görevlisi arkadaş, benimle görüşmek istediğini söyledi. Yirmi yıla yakın zamandır din görevlisi olan arkadaş, liseye giden oğluyla yaşadığı sıkıntılarını benimle paylaştı.
Lise çağlarında olan gençlerin önemli bir kısmının yaşadığı sıkıntıları yaşıyor aile çocuklarıyla. Lise öğrencisi delikanlı kabına sığmıyor. Her gün başka bir yaramazlığıyla ailesini üzüyor. Etrafındaki arkadaşlarına göre çok daha fazla yaramazlıklar yapan oğluyla ilgili ... Devamın oku »

20 Kasım 2009, Şiir, 4399 defa okunmuş, 7 Yorum »
Aşk Nedir?
Söze nasıl başlasam diye düşünürken
Dilime ne düşerse yazam dedim,
Aklıma ne gelirse,,
Bu zamana kadar neler söylenmedi ki,
Aşık maşukunu düşte görürken,
Anlatılmaz yaşanır denilmedi ki,
………………………………..
Önce aşkın sarmaşık kökünden türediğini söylemek lazım,
Sarmak, sarmalamak, sarılmak,
Yoksa yanıp kavrulmak mı?
Neydi aşk
İki türlü aşk var derler zahiri ve batini,
Sonunda ikisi de aşk ya üç kelime bir hece,
İnsanları yürütür hem gündüz i hemi de gece,
Neler olmuş aşkla dinleyin bari iyice.
………………………………………
Sevgiliye meramını anlatmak isteyen delikanlı,
Kelimeler arar ki, şimşekler çaksın, ... Devamın oku »

12 Kasım 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 2182 defa okunmuş, 13 Yorum »
Bugün sizinle ilk okuduğumda “vay be!” dediğim bir olayı paylaşacağım. Bilgi üzerinde düşünen insanın yapabilecekleri konusunda çok çarpıcı bir örnektir.
Allah insanı sürekli tefekkür etmeye davet ediyor. “Hiç düşünmez misiniz? Aklınızı kullanmaz mısınız?” diye biten onlarca ayetle, Allah’ın bizleri niçin sürekli düşünmeye ve aklımıza kullanmaya davet ettiğini bu ve benzeri olayları okudukça daha iyi anlıyorum.
Lise bittikten sonra, Kuran Meali okumaya ilk başladığımda en çok dikkatimi çeken birkaç şeyden birisi bu oldu. ... Devamın oku »

09 Kasım 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 1315 defa okunmuş, 4 Yorum »
Ekonomik krizler sadece devletlerin yaşadığı bir sıkıntı değildir. İnsanlar, birey olarak da aile olarak ekonomik krizler (sıkıntılar) yaşarlar. Kriz yaşadıktan sonra, krizden çıkmak için neler yapılabileceği konusunda uzmanlar uzun uzun çözüm önerileri sunarlar. Ben krizden çıkma yolları hakkında bir şeyler yazacak değilim. Devletlerin krizleri değil benim konum. Bireyin ve ailenin krize düşmemesi için tedbirli yaşama konusunda mail adresime gelen, okurken beni çok etkileyen bir yazıyı paylaşmak istiyorum sizinle.
Yazının / hatıranın ... Devamın oku »

04 Kasım 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 1454 defa okunmuş, 4 Yorum »
“Dünyanın en şanslı insanları, yaptıkları işi, o işten kazandıkları paradan daha çok seven insanlardır” sözünü çok severim. Ben bu şanslı insanlardan birsiyim.
Her gittiğim konferanstan sonra yeni notlar alıyorum. Çiçek çiçek polen toplayan arılar gibi, her gittiğim konferanstan farklı polenler (notlar) topluyorum. Konferanslardan sonra mail adresime gelen e-postalarda ayrı bir bilgi kaynağı oluyor benim için. Anne babaların evlatlarıyla yaşadıkları problemleri dinlediğim / okuduğum kadar, gençlerin ailelerinden şikayetlerini de dinliyorum / okuyorum.
Konya’da, ... Devamın oku »

01 Kasım 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 2695 defa okunmuş, 8 Yorum »
Abdest ve Domuz gribi
Domuz gribi hastalığı konuşulmaya başlandıktan sonra, televizyonlar da temizliğe daha çok dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili reklamlar verilmeye başlandı. “Ellerinizi daha sık ve daha uzun süreli yıkayın” diyor herkes. “Temiz aile çocuğu hasta olmaz!” mesajı veriliyor. Bu reklamları medyada gördükçe, “Temizlik imandandır!” hadisini hatırlıyorum.
Abdest alırken ellerinizi kaç kez yıkadığınızı hiç düşündünüz mü? Reklamların etkisiyle olsa gerek, ilk defa abdest alırken ellerimizi ne kadar yıkadığımızı saydım. İsterseniz siz ... Devamın oku »

28 Ekim 2009, Genel, 1618 defa okunmuş, 3 Yorum »
Sayın hocam, “Stresli İman” kitabınız üzerine sorular soracağım size. Ancak “Stresli ve İman” konusuna girmeden önce sizi biraz tanıyabilir miyiz?
1974 Almanya doğumluyum. 1993 yılında liseyi, 2000 yılında Üniversiteyi bitirdim.
Liseden sonra okuma hastalığım başladı. “Allah beter etsin!” diye beddua edilecek tek hastalık olsa gerek! Veya “Allah şifa vermesin!” bedduası (!) ancak okuma hastalığı için kullanılsa, yakışır.
Kitap çalışmalarım yayınlanmaya başladıktan sonra, özel sektörde devam ettiğim iş hayatıma son verdim. Şu anda ... Devamın oku »

27 Ekim 2009, Hayatı Anlamak, 1338 defa okunmuş, 2 Yorum »
Bir grup kariyer yolunda ilerleyen yeni mezun, eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyaret için bir araya gelirler. Sohbet, sonunda işin ve hayatın stresinden şikâyetleşmeye döner.
Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesör mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde sıcak su ile döner. Kahve ve porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden, pahalı ve hatta çok özel olanlarına kadar değişik kahve bardaklarını da yanına getirir.
Herkes bir bardak seçince, Profesör ... Devamın oku »

24 Ekim 2009, Başarı Hikayeleri, Yayınlanmış Yazılarım, 1890 defa okunmuş, 2 Yorum »
“Başarılı veya başarısız olmak kaderimden yazılıdır. Öyleyse kaderimden ne yazılı ise ben onu yaşayacağım!” düşüncesi bir inanç meselesi midir, yoksa bahane mi?
İster sınavlara hazırlanan bir öğrenci olun, ister iş hayatına başlayan bir insan, herkes başarılı olmak ister. Başarılı olunca bunun kendi çabasıyla olduğunu düşünen insan, başarısız olduğu zaman hemen kaderi suçlar.
Ben kadere inanan birisiyim. Ancak, tembellik hastalığından kurtulamayan bir insanın Kaderi suçlamasının kendini kandırmak olduğunu düşünüyorum.
Televizyon ve Bilgisayara esir olmaktan ... Devamın oku »
