Aslında; gençlerle ve birbirimizle iletişim kuramamamızın sebeplerinden birisi kendimizi dinlememizi bilemememizdir. Bu durum, diyaloğu koparıyor. Bu da, fikrî, ilmî, siyasî ve ekonomik olmak üzere her türlü istikrarsızlığı doğuruyor. Tanışma, danışma, dayanışma ve yardımlaşmak için mutlaka iletişim kurmak; iletişim kurabilmek için de öncelikle birbirimizi dinlemek gerekir. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Durmaz, sağlıklı iletişim kurmanın unsurlarını şöyle sayar: Dinleme, ifâde netliği, benlik ve güvendir. Fizikî, duygusal ve ... Devamın oku »
Her insan bir kapıdır, zorla girilmez!
15 Nisan 2010, Alıntılar, 370 defa okunmuş, Yorum Yok »Çeşit çeşit kapılar vardır. Tahta kapılar, çelik kapılar, demirden kapılar. Bazıları açıktır, bazıları yarı aralık, bazıları ise sıkı sıkıya kapalı… Şimdi de insanı kapıya benzetti ne olacak yazarımızın bu hali diyebilirsiniz. İnanın bende bilmiyorum. Yol, aşure, kremalı bisküvi falan derken şimdide kapılar üzerine bir yazı ile çıkıyorum karşınıza… Her insanın diğeriyle kurduğu ilişkide sınırları vardır. Bu sınırlar zorla geçildiğinde, karşı taraf kendisini işgal edilmiş hisseder. Gücü yeteceğini düşünürse karşı koyar, yetmeyeceğini ... Devamın oku »
Mutluluk Hırsı
11 Nisan 2010, Alıntılar, 522 defa okunmuş, 2 Yorum »Çağın en büyük hastalıklarının başında geliyor; mutsuzluk. Mutluluk bile mutsuz ediyor insanı… Çünkü hiçbir şey sürekli değil, her şey gelip geçiyor insanın hayatından. İnsan süreli “ayrılıklar” yaşıyor. En çok yaptığımız şey değil mi vedalaşmak… Bırakıp gitmek ve bırakılıp gidilen olmak… Sorunda burada, insan her güzel şeyin “daimi” olmasını arzuluyor. Fani insanın baki ile imtihanı… Her şey mutluluk için ise… Mal, mülk, şan, şerefe, itibar, makam, mevki, dostluk, düşmanlık… Aşklar, sevdalar, ayrılıklar… Duygular, düşünceler, sızılar… Mesleğimiz, başarılarımız, itibarımız… Hatta sulh ve savaş, mükafat ve ... Devamın oku »
Benim ahlakım, senin ahlakın, onun ahlakı… İSKENDER PALA
06 Nisan 2010, Alıntılar, 395 defa okunmuş, Yorum Yok »Gelin, Fuzuli üstadımızı yâd edelim; diyor ki:Canı kim cânânı için sevse cânânın sever Canı için kim ki cânânın sever cânın sever Bu anlayışa göre eski zamanlarda insanların aşk u alaka bahis konusu olunca iki tür algı geliştirdikleri söylenebilir: Sevgili için can taşıyan kişi ve canı için sevgili taşıyan kişi. Bu bakış açısını toplumsal hayatta iki farklı ahlak anlayışıyla, bencillik ve fedakârlık olarak ifade etmek mümkündür. Bilindiği gibi bunlardan biri almayı, ... Devamın oku »
MÜSLÜMANIN EVİ BİR İSLAM YURDUDUR (Yılmaz BEKLER)
05 Nisan 2010, Alıntılar, 448 defa okunmuş, Yorum Yok »Modernizm-batılı hayat tarzı, her geçen gün bir değerimizi daha elimizden alıyor. Kültürümüzü, inancımızı, kutsalımızı zayıflatıyor, bağlarımızı çözüyor, koparıyor. Bu doymak bilmez dev, şimdi de evimizi, ailemizi, evladımızı elimizden alıyor. Vahşi kapitalizme karşı direnemeyenler, kaybettiklerine ağlamak zorunda kalıyor. İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde, aile kurumu bu kadar büyük bir saldırıya maruz kalmamıştır. Bugün, modernizmin en büyük hedefi ailedir. Çünkü modernizm evsizdir. Müslümanları da evsizleştirir. Aile, insan için bir sığınaktır. Kalesi yıkılan ... Devamın oku »
Öğretmenimle 45 yıl sonra…
31 Mart 2010, Alıntılar, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri, 747 defa okunmuş, 2 Yorum »Yüzü şişmiş vaziyette yaşlı bir insan geldi muayenehaneme. Gözleri hep beni süzüyordu. Muayene bitince ben reçete yazmak için yan odama geçtim, o da arkamdan geldi. -“Doktor bey, bana bir daha bakar mısın, yüzüme lütfen bir daha bakar mısın?” dedi. Ben zannettim ki, dişimi bir daha muayene eder misin demek istiyor. -“Amcacığım, baktım, muayene ettim, şimdi ilaç yazacağım” dedim. -“Yok yavrum, muayene et demek istemedim, benim yüzüme, simâma iyice bir daha bak. Ben de sana ... Devamın oku »
HER İNSAN BİR KAPIDIR, ZORLA GİRİLMEZ!
30 Mart 2010, Alıntılar, 532 defa okunmuş, 1 Yorum »Çeşit çeşit kapılar vardır. Tahta kapılar, çelik kapılar, demirden kapılar. Bazıları açıktır, bazıları yarı aralık, bazıları ise sıkı sıkıya kapalı… Şimdi de insanı kapıya benzetti ne olacak yazarımızın bu hali diyebilirsiniz. İnanın bende bilmiyorum. Yol, aşure, kremalı bisküvi falan derken şimdide kapılar üzerine bir yazı ile çıkıyorum karşınıza… Her insanın diğeriyle kurduğu ilişkide sınırları vardır. Bu sınırlar zorla geçildiğinde, karşı taraf kendisini işgal edilmiş hisseder. Gücü yeteceğini düşünürse karşı koyar, yetmeyeceğini ... Devamın oku »
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....




















