Anlamak için dinlemek lâzım

Anlamak için dinlemek lâzım

16 Nisan 2010, Alıntılar, 381 defa okunmuş, Yorum Yok »

  Aslında; gençlerle ve birbirimizle iletişim kuramamamızın sebeplerinden birisi kendimizi dinlememizi bilemememizdir. Bu durum, diyaloğu koparıyor. Bu da, fikrî, ilmî, siyasî ve ekonomik olmak üzere her türlü istikrarsızlığı doğuruyor. Tanışma, danışma, dayanışma ve yardımlaşmak için mutlaka iletişim kurmak; iletişim kurabilmek için de öncelikle birbirimizi dinlemek gerekir. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Durmaz, sağlıklı iletişim kurmanın unsurlarını şöyle sayar: Dinleme, ifâde netliği, benlik ve güvendir. Fizikî, duygusal ve ... Devamın oku »

Her insan bir kapıdır, zorla girilmez!

Her insan bir kapıdır, zorla girilmez!

15 Nisan 2010, Alıntılar, 370 defa okunmuş, Yorum Yok »

  Çeşit çeşit kapılar vardır. Tahta kapılar, çelik kapılar, demirden kapılar. Bazıları açıktır, bazıları yarı aralık, bazıları ise sıkı sıkıya kapalı… Şimdi de insanı kapıya benzetti ne olacak yazarımızın bu hali diyebilirsiniz. İnanın bende bilmiyorum. Yol, aşure, kremalı bisküvi falan derken şimdide kapılar üzerine bir yazı ile çıkıyorum karşınıza… Her insanın diğeriyle kurduğu ilişkide sınırları vardır. Bu sınırlar zorla geçildiğinde, karşı taraf kendisini işgal edilmiş hisseder. Gücü yeteceğini düşünürse karşı koyar, yetmeyeceğini ... Devamın oku »

Coşup taşmayın, dolup taşın!

Coşup taşmayın, dolup taşın!

13 Nisan 2010, Yayınlanmış Yazılarım, 375 defa okunmuş, Yorum Yok »

  Kapatılan bir siyasi partinin (DTP) genel başkanına (Ahmet TÜRK) yumruk atıldı. Günlerce konuşulacak bu konu. Kim yaptı / yaptırdı? Niye yapıldı / yaptırıldı? Bu sorular ve cevapları zaman içerisinde ortaya çıkar. Ancak illa birileri yaptırmış olmak zorunda değil. Tamamen kişisel bir tepki gösterme eylemi de olabilir, yaşanan olay. Olayın niçin ve kim tarafından yaptırıldığı üzerine fazla bir şey söyleyecek değilim. Ancak duygularıyla / yumruklarıyla fikrini savunan, karşı fikri yok etmeye ... Devamın oku »

Mutluluk Hırsı

Mutluluk Hırsı

11 Nisan 2010, Alıntılar, 522 defa okunmuş, 2 Yorum »

Çağın en büyük hastalıklarının başında geliyor; mutsuzluk. Mutluluk bile mutsuz ediyor insanı… Çünkü hiçbir şey sürekli değil, her şey gelip geçiyor insanın hayatından. İnsan süreli “ayrılıklar” yaşıyor. En çok yaptığımız şey değil mi vedalaşmak… Bırakıp gitmek ve bırakılıp gidilen olmak… Sorunda burada, insan her güzel şeyin “daimi” olmasını arzuluyor. Fani insanın baki ile imtihanı… Her şey mutluluk için ise… Mal, mülk, şan, şerefe, itibar, makam, mevki, dostluk, düşmanlık… Aşklar, sevdalar, ayrılıklar… Duygular, düşünceler, sızılar… Mesleğimiz, başarılarımız, itibarımız… Hatta sulh ve savaş, mükafat ve ... Devamın oku »

Bunlar Müslüman ise ben Hıristiyan olacağım!

Bunlar Müslüman ise ben Hıristiyan olacağım!

08 Nisan 2010, Yayınlanmış Yazılarım, 535 defa okunmuş, 2 Yorum »

  Dindarların, çocuklarına ve öğrencilerine, dini anlatma ve sevdirme konusunda takındıkları yanlış tavırları çok eleştirdim. Bazı konferanslarımda da çok dile getirdim. Özellikle İmam Hatip Liselerinde ve müftülüklerde yaptığım konferanslarda genelde bu çerçevede konuşmalar yaptım. Aslında niyetim, durum değerlendirmesi yaparak, hatalar vazgeçmemiz gerektiğini vurgulamaktı sadece. Geçmişte yaptığımız hataların bedelini bugün ödüyoruz. Bundan sonra yapacaklarımızın karşılığını da, önümüzdeki yıllarda göreceğiz.     Bazı konferanslarımda arkadaşlar beni eleştirip, bana katılmadıklarını söylediler. “Hocam bu söylediklerinizi eskide kaldı. Artık ... Devamın oku »

Benim ahlakım, senin ahlakın, onun ahlakı… İSKENDER PALA

Benim ahlakım, senin ahlakın, onun ahlakı… İSKENDER PALA

06 Nisan 2010, Alıntılar, 395 defa okunmuş, Yorum Yok »

Gelin, Fuzuli üstadımızı yâd edelim; diyor ki:Canı kim cânânı için sevse cânânın sever Canı için kim ki cânânın sever cânın sever Bu anlayışa göre eski zamanlarda insanların aşk u alaka bahis konusu olunca iki tür algı geliştirdikleri söylenebilir: Sevgili için can taşıyan kişi ve canı için sevgili taşıyan kişi. Bu bakış açısını toplumsal hayatta iki farklı ahlak anlayışıyla, bencillik ve fedakârlık olarak ifade etmek mümkündür. Bilindiği gibi bunlardan biri almayı, ... Devamın oku »

MÜSLÜMANIN EVİ BİR İSLAM YURDUDUR (Yılmaz BEKLER)

MÜSLÜMANIN EVİ BİR İSLAM YURDUDUR (Yılmaz BEKLER)

05 Nisan 2010, Alıntılar, 448 defa okunmuş, Yorum Yok »

                             Modernizm-batılı hayat tarzı, her geçen gün bir değerimizi daha elimizden alıyor. Kültürümüzü, inancımızı, kutsalımızı zayıflatıyor, bağlarımızı çözüyor, koparıyor. Bu doymak bilmez dev, şimdi de evimizi, ailemizi, evladımızı elimizden alıyor. Vahşi kapitalizme karşı direnemeyenler, kaybettiklerine ağlamak zorunda kalıyor.            İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde, aile kurumu bu kadar büyük bir saldırıya maruz kalmamıştır. Bugün, modernizmin en büyük hedefi ailedir. Çünkü modernizm evsizdir. Müslümanları da evsizleştirir. Aile, insan için bir sığınaktır. Kalesi yıkılan ... Devamın oku »

Erkeği değil babayı yüceltmek…

Erkeği değil babayı yüceltmek…

01 Nisan 2010, Yayınlanmış Yazılarım, 878 defa okunmuş, 6 Yorum »

  Baba ile oğul arasındaki kavgalar hep konuşulur. Elbette herkes zaman zaman babasıyla veya evladıyla sıkıntılar yaşar. Baba – oğul ilişkisinde de sıkıntılar zaman zaman olur. Ancak bu sıkıntı kavgaya, yumruklaşmaya, bıçaklama veya cinayete kadar uzanırsa hiçte normal karşılanmaz. Bir arkadaşımın morali çok bozuktu. Sebebini sorunca şahit olduğu aile kavgasından bahsetti. Bir akrabasını ziyaret ettiğinde “Baba – oğul” arasında ki kavganın ortasında kalmış. “Bizim dayıoğlu, babası eve geldiğinde, kanepeye uzanmış maç seyrediyordu. Ben ... Devamın oku »

Öğretmenimle 45 yıl sonra…

Öğretmenimle 45 yıl sonra…

31 Mart 2010, Alıntılar, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri, 747 defa okunmuş, 2 Yorum »

  Yüzü şişmiş vaziyette yaşlı bir insan geldi muayenehaneme. Gözleri hep beni süzüyordu. Muayene bitince ben reçete yazmak için yan odama geçtim, o da arkamdan geldi. -“Doktor bey, bana bir daha bakar mısın, yüzüme lütfen bir daha bakar mısın?” dedi. Ben zannettim ki, dişimi bir daha muayene eder misin demek istiyor. -“Amcacığım, baktım, muayene ettim, şimdi ilaç yazacağım” dedim. -“Yok yavrum, muayene et demek istemedim, benim yüzüme, simâma iyice bir daha bak. Ben de sana ... Devamın oku »

HER İNSAN BİR KAPIDIR, ZORLA GİRİLMEZ!

HER İNSAN BİR KAPIDIR, ZORLA GİRİLMEZ!

30 Mart 2010, Alıntılar, 532 defa okunmuş, 1 Yorum »

  Çeşit çeşit kapılar vardır. Tahta kapılar, çelik kapılar, demirden kapılar. Bazıları açıktır, bazıları yarı aralık, bazıları ise sıkı sıkıya kapalı… Şimdi de insanı kapıya benzetti ne olacak yazarımızın bu hali diyebilirsiniz. İnanın bende bilmiyorum. Yol, aşure, kremalı bisküvi falan derken şimdide kapılar üzerine bir yazı ile çıkıyorum karşınıza… Her insanın diğeriyle kurduğu ilişkide sınırları vardır. Bu sınırlar zorla geçildiğinde, karşı taraf kendisini işgal edilmiş hisseder. Gücü yeteceğini düşünürse karşı koyar, yetmeyeceğini ... Devamın oku »