- Bir köylü kadın bir danayı doğduğu gün kucağına alıp sevmiş. Küçücük bir dana işte, kucağa sığmış. Bu hareketi âdet edinmiş kadın. Danayı her gün kucağında taşımaya başlamış. Sonunda buna o kadar alışmış ki dana büyüyüp öküz olduğu zaman onu yine kucağında taşıyabilmiş...'Bu hikayeyi kim uydurduysa" diyor Montaigne: Devamın oku »
İSRAF ETMEYİNİZ
28 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri, 239 defa okunmuş, Yorum Yok »- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Sad'ın abdest alırken çok su kullandığını gören Hz. Muhammed müdahalede bulundu, 'Bu israftır". Sad sordu, 'Abdestte israf olur mu?" Hz. Muhammed şu uyarıyı yaptı; '...Evet. akmakta olan bir nehir kenarında olsanızda...". Devamın oku »
ANNELİĞİN GÜCÜ
28 Ocak 2007, Aile Hikayeleri, 455 defa okunmuş, 3 Yorum »- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - CHRİSTY BROWN Brown, beyin felçli bir çocuk olarak gelir dünyaya. Dublinli bir duvar ustasının 23 çocuğundan biri. Beyin felçli çocukları bilirsiniz ya; vücut organları işlemez, başı sarkıktır; konuşamaz... Brown'ın kendi deyişiyle 'Bir çarpık kas ve dolaşık sinir demeti..." misafir geldiğinde arka odada kalan ve adı geçmeyen -acayip şey'. İşte bu çocuk, annesinin sınırsız sevgisi ve kendi gayretiyle esaretin kapılarını zorluyor, Devamın oku »
İNSANLAR VE FIRINLAR
28 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri, 213 defa okunmuş, 1 Yorum »- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Balta Sesleri Evin İçinden Geliyordu.....- - Bernard Palissy söylenildiğine göre, Fransa'nın güneyindeki Agen kasabasında 1510 yılında doğmuştur. Sonradan fakir çocukluk yıllarını şu cümle ile anlatmıştır:'Benim, herkese açık olan gökyüzünden başka hiçbir kitabım yoktu."Ãnce cam boyamayı sonra okuma yazmayı öğrendi. 18 yaşında acaba bana göre bir yer var mıdır diyerek baba evinden ayrıldı. Devamın oku »
KISA KISA KISA KISA KISA KISA
28 Ocak 2007, Güzel Sözler, 639 defa okunmuş, 2 Yorum »- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -- 'Yol kapalı" ya da 'yol yok" deyip dönmek alelade bir insanın mazereti olabilir. Hedef adam yolunu da yaparak yürü gider. - -- Sinekler, arıların çiçekten aldığı zevki duyamazlar. Devamın oku »
KISA KISA KISA KISA KISA
28 Ocak 2007, Güzel Sözler, 482 defa okunmuş, 2 Yorum »- - -- Büyük çalışırların hepsi veya hemen hemen hepsi, zaman zaman yalnızlığa çekilmesini bilen kişilerdir. Kırda evleri, dağda barınakları veya ıssız bir kumsalda bir kulübeleri vardır. Sıkıldıkları zaman oralara sığınırlar. ANDRE MAUROİS;- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -- Denemedikçe kimsenin dostluğuna güvenme. Devamın oku »
MONTAİGNE; den Kısa kısa
28 Ocak 2007, Güzel Sözler, 827 defa okunmuş, 4 Yorum »- Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim. - Bilmediğini bilmek için bir hayli anlayış olmalı insanda; Bir kapının kapalı olduğunu anlamak için o kapıyı itmek gerekir. - Arı başkasını sokunca kendisine daha fazla zarar verir. Çünkü iğnesi ve gücü elden gider. - Boş bırakılmış topraklar, gübreli ve bereketli iseler yüz bir çeşit otlarla dolar. www.saitcamlica.com Devamın oku »
SADİ’den KISA KISA KISA…..
28 Ocak 2007, Güzel Sözler, 646 defa okunmuş, 4 Yorum »- İnci çirkefe düşse yine güzeldir. Toz göğe erişse yine bayağıdır. - Cahillerle didişen bilge, saygı beklemesin. Bir cahil çene zoruyla bir bilgeye üstün gelirse, hayret edilmez. Çünkü taştır, bir inciyi kırmaktadır. Karga ile kafese konan bülbülün sesi kesilirse buna şaşılır mı? Devamın oku »
HEDEFİN ETRAFI TEMİZ OLMALI
28 Ocak 2007, Dini Hikayeler, 300 defa okunmuş, Yorum Yok »- - - - - - - - - - - - - Hicretin 8. Senesinde onbin kişilik İslam Ordusu ile yüz bin kişilik düşman ordusu şam yalınındaki Mûte'de karşılaştılar. Abdullah bin Revaha yaralıydı ve bir et parçası yemekle meşguldü. Arkadaşı Cafer'in şahadet haberini alınca tekrar atına bindi ve çarpışmaya daldı. O sırada içinden gelen bir ses ona dedi ki: 'Dünyayı sen mi düzelteceksin? Devamın oku »
Cimri Kimse Gibi….
28 Ocak 2007, Dini Hikayeler, 319 defa okunmuş, Yorum Yok »- - - - - - - - - - - - - - İmam-ı şafii...Milâdî 767'de doğdu.'Cimri bir adam, mal toplamaya karşı nasıl hırs duyarsa, ben de ilme karşı öyle alâka duyuyorum" diyen imam....İlme karşı şiddetli aşkını bir başka sözünde şöyle dile getiriyor:'Yavrusunu kaybeden anne onu bulunca nasıl sevinirse, ben de aradığım bir konuyu bulunca öyle seviniyorum."Peki nedir ilim? Devamın oku »
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....











