Senin saçların daha güzel Gazze! (Tarık TUFAN)

Senin saçların daha güzel Gazze! (Tarık TUFAN)

08 Haziran 2010, Alıntılar, 341 defa okunmuş, Yorum Yok »

Gazze uyan geç kaldın okula. Erken yat diyorum sana. Uykunu alamıyorsun. Gazze uyan yüzünü yıka kızım. Gazze kahvaltın hazır hala uyanmadın mı? Sütün soğuyor ama. Gazze pazarlık yok! Tabağındakiler bitecek, az bir şey koydum zaten. Hadi kızım oyalanma okula geç kalıyorsun. Gazze çantan hazır mı? Kitapların çantanda mı? Annen seni bekliyor tarağı ve tokalarını al. İstediğin renkleri alabilirsin. Biraz sabret ağlama hemen. Saçların içiçe geçmiş. Açılmazsa sonra daha çok acıtır. Gazze çıkıyoruz kızım. Derslerine dikkat ... Devamın oku »

Moralin niye bozuk kardeşim?

Moralin niye bozuk kardeşim?

06 Haziran 2010, Yayınlanmış Yazılarım, 529 defa okunmuş, 4 Yorum »

  Ben teknolojiyi seviyorum. Bazı kardeşlerim o kadar güzel şeyler paylaşıyor ki, hemen arşivime alıyorum. “İşte tam aradığım yazı!” dediğim birçok yazı aldım arşivime. Yazıya pek fazla müdahale etmeden paylaşıyorum. Nasıl ki, ben bana bu yazıyı ulaştırana dua ediyorsam, sizde dua edersiniz inşallah. Moralin niye bozuk kardeşim? Hz. Adem (a.s.) gibi 200 sene tövbe mi ettin? Moralin niye bozuk? Hz. İbrahim (a.s.) gibi ateşe mi atıldın? Moralin niye bozuk? Hz. Zekeriyya (a.s) gibi testereyle mi kesildin? Moralin niye ... Devamın oku »

Kalbinizi ve ruhunuzu güçlendirin

Kalbinizi ve ruhunuzu güçlendirin

29 Mayıs 2010, Yayınlanmış Yazılarım, 502 defa okunmuş, 3 Yorum »

 “Veren el alan elden üstündür, sadaka ömrü uzatır, belalara karşı kurban keserek kurtulmak, büyük bir beladan kurtulmak için veya kurtulduktan sonra kurban kesmek.”  Bunların hepsi, ayet ve hadislerin, tarih süzgecinden geçerken bizde bıraktığı alışkanlıklardır. İslam mayası ile mayalanan medeniyetimiz “paylaşmayı” bir yaşam biçimi haline getirdi. Yaşadığımız yüzyıl batı medeniyetinin “bencil” yaklaşımının hakim olduğu bir dönemdir. Paylaşmayı değil, biriktirmeyi tavsiye eden bir medeniyet. Ne kadar çok biriktirirsen o kadar çok mutlu olacağını empoze ... Devamın oku »

Şehitlikten üstün mertebe…

Şehitlikten üstün mertebe…

23 Mayıs 2010, Yayınlanmış Yazılarım, 473 defa okunmuş, 3 Yorum »

  Bazen bir söz okursunuz, sayfalarca yazılar okumaktan daha çok düşündürür sizi. Sözü okumak değil, anlamak insanı şaşırtır, sarsar. Bu yazımda, sizinle ilk defa duyacağınız bir söz paylaşmayacağım. Defalarca duyduğunuz bir hadis üzerine kafamdan geçenleri, yazıya dökmeye çalışacağım. Orta yaşını geçmiş biri olarak şöyle bir hesap yapmaya çalıştım. Ben bu Hadisi kaç yıldır biliyorum? Belki de 25 yıldan fazla bir zamandır ben bu Hadisi defalarca duydum. Okulda, camide, sohbetlerde, kitaplarda yüzlerce kez dinleyip ... Devamın oku »

Keşke bununla imtihan edilmeseydim!

Keşke bununla imtihan edilmeseydim!

21 Mayıs 2010, Yayınlanmış Yazılarım, 651 defa okunmuş, 8 Yorum »

“Dert söyletir!” demiş büyüklerimiz. İnsan acı çektiği zaman her şeyi söylüyor. Her şeye, herkese isyan etmek istiyor. Acıyla inleyen bir insanın iniltileri gibi, ne dediği anlaşılmaz acılı insanın. Bazen, “Niye ben?” diye sorar insan. “O kadar insan var, o kadar kötülük yapan var. Niçin onlar değil de ben?” Acıyı kendine yakıştıramaz insan. Bazen, “Keşke!” diye başlayan pişmanlıklar yakar acılı insanın yüreğini. Bazen,  “Bir daha mı…?” diye başlayan, acıyla alınmış hayat ... Devamın oku »

Uçurumun kenarında ki çiçeği, benim için kopartır mısın?

Uçurumun kenarında ki çiçeği, benim için kopartır mısın?

16 Mayıs 2010, Alıntılar, Aşka Dair Hikayeler, 931 defa okunmuş, 4 Yorum »

  Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı… Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu. İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka ... Devamın oku »

İlahi kameralar her yerde…

İlahi kameralar her yerde…

16 Mayıs 2010, Yayınlanmış Yazılarım, 458 defa okunmuş, 3 Yorum »

  Son günlerde, ‘malum’ gizli kamera görüntüleri üzerine konuşuluyor, yazılıyor, tartışılıyor. Türk siyaset tarihinin en yüz kızartıcı olayı olarak tarihe geçecek bir olay. Olay üzerinde çok şey yazıldı çok şey konuşuldu. Olay medyada gündeme gelince arşivimde sakladığım bir yazım geldi aklıma. Ancak o yazıdan daha çok mahşer meydanını düşündüm. Nedense aklıma mahşer meydanı ve Yaratıcı karşısında vereceğimiz hesap geldi.   Dünyada ne iş yaparsanız yapın, ne kadar uzun yaşarsanız yaşayın, kaçınılmaz bir son ... Devamın oku »

Hedefsizlik taş gibidir.. (Hekimoğlu İsmail)

Hedefsizlik taş gibidir.. (Hekimoğlu İsmail)

15 Mayıs 2010, Alıntılar, 397 defa okunmuş, Yorum Yok »

  Geçenlerde Boğaziçi Köprü-sü'nden geçtim...Sahildeki yollara, insanlara baktım. Bir sürü insan... Gençlik yıllarımı hatırladım. Hedef yok, gaye yok, para yok... Yorgundum, ne yapacağımı bilmiyordum. Sıkılıyordum... Büyük bir manevi boşluk vardı içimde. "Ben başka bir insan olacağım!" diye karar verdiğim an bu manevi boşluk gitti. Kitap ve dergi almaya başladım. O zamana kadar hayatımda kitaplar yoktu. Nasıl ki filizin içindeki fabrika ve ustalar görülmez, aynen öyle de insanı başkalaştıran tecrübeler de elle tutulmaz, ... Devamın oku »

Duasız bırakmayın evlatlarınızı.

Duasız bırakmayın evlatlarınızı.

12 Mayıs 2010, Yayınlanmış Yazılarım, 597 defa okunmuş, 5 Yorum »

  Çocuk eğitimi ile ilgili yüzlerce hatta binlerce kitap bile okusanız, evlatlarınızı asla duasız bırakmayın. Dua, Allah’tan yardım istemektir. Dua, acizliğini itiraf etmektir. Dua, en yüce makama yardım dilekçesi yazmaktır. O yardım etmezse sinek bile kanat çırpamaz.  İnternette çok güzel bir dua dolanıyor. Okuyunca çok beğendim, etkilendim. Duayı yazanın kim olduğunu bilmediğimden adını yazamadım.  Bu ve benzeri dualardan kalkanlar yapıp, evlatlarınızı koruyun. Manevi kalkanlarla korunmayanları, maddi kalkanlar koruyamaz. * * * * * ... Devamın oku »

Havva’nın anneler günü kutlu olsun mu? NAZAN BEKİROĞLU

Havva’nın anneler günü kutlu olsun mu? NAZAN BEKİROĞLU

09 Mayıs 2010, Genel, 361 defa okunmuş, Yorum Yok »

  "Korkunç sancılarla bedeninden kopan şeyi kucağına aldı. Saracak sarılacak ne varsa onunla sardı. Korudu kolladı, öptü kokladı. Böyle tanıdı anneliği Havva, Âdem anneliğin ismini böyle hatırladı. Bastırdı göğsüne yavrusunu annelerin ilki. Saçlarının kuytusuna gömdü cennet kokulusunu. Göğsünden ilk sütü emdiği an, öyle yükseldi ki ruhu Havva'nın, başı arş-ı Rahmân'a vardı. Cennetten sürgün edilmiş kadının, cennet şimdi ayaklarının altındaydı"; Lâ. Oysa bu dünyanın; Sütün kıvamıyla, ateşin tavıyla, taşın kimyasıyla oynayıp, yanması gereken ocağın önünü, akması gereken suyun yolunu kesenleri ... Devamın oku »