Yazılarım
Bal reklamları mide bulandırıyor!
Aile beslenme kültürümüzde bal, olmazsa olmazlarımızdandır. Benim çocukluk yıllarımda, babam mide rahatsızlığı geçirmiş. Alman doktorlar çare bulamamışlar. Bir arkadaşı babama, “Bal ye!” deyince, babam her yıl en az iki – üç petek bal alıp götürürdü Almanya’ya. Babam, bal yiyerek mide rahatsızlığından kurtuldu. Otuz yıldır evimizde bal ... Devamın oku »03 Şubat 2012, Yayınlanmış Yazılarım, 234 defa okunmuş, Yorum Yok »
Gündem Köleliği
Köle denilince herkesin aklına, ortaçağın kölelik sistemi geliyor. Ayak ve el bileklerinde kalın zincirleri olan, gündüz sahibinin emrinde karın tokluğuna çalışan, toplum içinde hiçbir statüsü olmayan insanların köleliğini biliyoruz. “Artık kölelik kalmadı!” diyenlerin cahilliğine mi yanarsınız, “Ben özgürüm!” şarkısını söyleyen bir köle oluşuna mı? Kölelik bitmedi, ... Devamın oku »29 Ocak 2012, Yayınlanmış Yazılarım, 278 defa okunmuş, 1 Yorum »
Cehalet, zarafeti şiddete dönüştürüyor
Çocuk ve Din konusunu işlediğimi, “Allah Çocuk Yakmaz” adlı kitap çalışmamda “Lokman (as) gibi Baba olmak” başlığında bir yazı yazmıştım. Bana böyle bir yazıyı yazdıran süreç, Kur’an’da, Peygamberlerin evlatlarıyla konuşma üslubunun dikkatimi çekmiş olmasıydı. Kur’an’da evladıyla diyalogu anlatılan bütün Peygamberler “Ya Buneyye” ifadesiyle söze başlıyor. ... Devamın oku »22 Ocak 2012, Yayınlanmış Yazılarım, 524 defa okunmuş, 3 Yorum »
Anaokulu ve Anne!
Her yerde Anaokulları açılıyor. Kimisi resmi kimisi gayri resmi olsa da, okul öncesi çocukların eğitimi için kurumlar açılıyor. Sübyan mektebi veya anaokulu adıyla işletiliyor. Okul öncesi yaşın, eğitimde ki önemini, devlette anladığı ve desteklediği için okullarımızda da anaokulu sınıfları gittikçe çoğalıyor / zorunlu hale geliyor. Bu ... Devamın oku »15 Ocak 2012, Yayınlanmış Yazılarım, 426 defa okunmuş, Yorum Yok »
Kadınlar zayıf, anneler güçlüdür!
Biz, altı kardeş büyüdük. Annem altı çocuk büyütmüş bir kadın. Benden büyük olan bir erkek evladını da, ben doğmadan toprağa vermiş annem. En büyüğü 1971, en küçüğü 1985 doğumlu bir aile düşünün. Birkaç yıl arayla dünyaya gelen çocuklara, annelik yapmanın ne kadar zor olduğunu, en ... Devamın oku »08 Ocak 2012, Yayınlanmış Yazılarım, 513 defa okunmuş, 1 Yorum »
Bir gardiyandan boşanma adabı dersi…
Sağlam bir yuva kurmak, sağlam bir ev kurmak gibidir. Herkes, kurulan evin / yuvanın ebediyen yaşamasını ister. Ancak bazen, hangi sebeple olursa olsun, kurulan ev / yuva yıkılmak zorunda kalır. Ev kurmanın önemini anlatan Allah, ev yıkmanın adabını da anlatıyor. Başka bir yazımda, Talak (Boşama/Boşanma) suresi ... Devamın oku »03 Ocak 2012, Yayınlanmış Yazılarım, 840 defa okunmuş, 4 Yorum »
Beslenme çantasıyla kardeşliğin inşası!
“Konumuzla alakası olmayacak ama, depremden sonra memleketim Van’a, her yerden yardım gelince, hem çok şaşırdım hem de çok sevindim” diye söze başladı Vanlı Üniversite öğrencisi. Neredeyse “İyi ki deprem oldu! Yoksa ben, Kürt olmayanların hepsini düşman gibi görmeye başlamıştım!” diye düşündüğüm bile oldu. Bu sözleri ... Devamın oku »26 Aralık 2011, Yayınlanmış Yazılarım, 488 defa okunmuş, 2 Yorum »
Milli olmayan Piyango!
“Kısa yoldan zengin olma hayali” birçok insanın rüyasını süsler. Piyango türü oyunlarla zengin olmaya çalışanlar, gözle görülen kesimdir. Anadolu’nun birçok yerinde, defineciler meşhurdur. Elli yıldır define aradığı halde, halen yarın bulacakmış gibi davranan insanlar da gördüm. Garip ama, anlatırken neredeyse sizi bile inandıracaklar, yarın defineyi ... Devamın oku »21 Aralık 2011, Yayınlanmış Yazılarım, 616 defa okunmuş, 1 Yorum »
Aynı hedefe yürüyenlerin körlüğü!
Hepsi bizim! Nurcuların Dershanelerinde, Süleymancıların yurtlarında, Anadolu Gençlik Dergisinin temsilciliklerinde, Tarikatların kurslarında, Siyasi Partilerin Kadın Kollarında, Milli Eğitim, Kaymakamlık, Müftülük gibi resmi kurumlarda, hatta cezaevlerinde bile konferans veren birisiyim. İç Anadolu’da bir ilçeye konferans için gitmiştim. İlçe müftüsü, iki akşam programlarımın olmadığını duyunca, “Ben falanca cemaatin şehir ... Devamın oku »11 Aralık 2011, Yayınlanmış Yazılarım, 919 defa okunmuş, 3 Yorum »
Alıntı Yazılar
RAYDAN ÇIKAN MEHDİLER!
Şeyh Efendiye sormuşlar: “Bir çanta dolusu altın verseler davandan vazgeçer misin?” ‘Hayır.’ Demiş. “Peki, çok güzel bir kadının aşk teklifini kabul eder misiniz?” “Bilmiyorum.” demiş. “Henüz onunla imtihan olmadım.” Günümüzün radyo, gazete ve televizyonlarında arz-ı endam eden ilahiyatçı ve hocalar kadınla yeni imtihan oluyorlar. Kuşkusuz ... Devamın oku »26 Ocak 2012, Alıntılar, 207 defa okunmuş, Yorum Yok »
Beynin gelişimine TV engeli!
Bazı ülkelerin yasakladığı 3 yaş altı çocukların televizyon izlemesinin ciddi sakıncaları bulunuyor Çocuğunuz özenerek yaptığınız sebze çorbasını nazlanmadan içsin, durmaksızın ağlıyorsa bir an önce sussun, işlerinizi bitirirken oyalansın ya da misafir gelecek aman evi dağıtmasın diye televizyonu kurtarıcı olarak mı kullanıyorsunuz? O halde bugün ... Devamın oku »08 Ocak 2012, Alıntılar, 410 defa okunmuş, Yorum Yok »
YENİ MODA; KARİYERİZM VE KONFORMİZM
Eskiden emperyalizm, komünizm, siyonizm, faşizm vs. vardı. Artık bunlardan bahsetmek “ideolojik takılmak” oluyor. Şimdi yükselen trend veya yeni sınıfın ideolojisi: Kariyerizm ve Konformizm! Sağcı, solcu, İslamcı, liberal, Kürtçü, Türkçü, Atatürkçü fark etmiyor. Bu yeni “izm” değil dört eğilimi; bütün eğilimleri, grupları, fraksiyonları tek bir bayrak altında birleştiriyor. ... Devamın oku »28 Aralık 2011, Alıntılar, 392 defa okunmuş, 1 Yorum »
İSLAMCILIKTAN MUHAFAZAKÂRLIĞA
DAVA ADAMLIĞINDAN LIGHT MÜSLÜMANLIĞA Türkiye dindarlaşıyor. Ancak kutsalı olmayan bir dindarlaşma söz konusu. Dindarlaşmanın artması, İslamlaşmanın arttığı manasına gelmiyor. İçi boşaltılmış kof bir dindarlaşma söz konusu. Kutsalı olmayan bir din anlayışı, mukaddesi olmayan bir müslüman modeli… İddialarından, taleplerinden vazgeçmiş, inandığı gibi yaşamak yerine, yaşadığı gibi ... Devamın oku »25 Aralık 2011, Alıntılar, 391 defa okunmuş, 1 Yorum »
Çocuğunuzu sakın bu sözlerle sevmeyin!
Herkes güçlü, ünlü, zengin ve güzel olamaz ama herkes iyi insan olabilir. Estetik değerleri, değerlilik hiyerarşisinde en önemli, en üstün ve öncelikli değer olarak sunan bir ortamda yetişen genç, ergenliğe girdiğinde manken hastalığına sıklıkta yakalanmaktadır. Bir gazetemize röportaj veren estetik cerrah bir doktorumuz; burada çocuğumuzu ... Devamın oku »21 Aralık 2011, Alıntılar, 634 defa okunmuş, Yorum Yok »
Dertsiz Müslüman sekülerleşiyor!
Prof. İhsan Süreyya Sırma, Müslümanların özellikle 80 darbesi sonrası çok işkence gördüklerini, şimdi de dertleri kalmadığı için rehavete kapıldıklarını söylüyor. Sırma, "Müslümanların bir derdi vardı. O derdi yok oldu. Derdi olmayan seküler olur. Gider gezer, yer, yaşar" diyor. Prof. İhsan Süreyya Sırma uzun yıllar ders verdiği Viyana'dan ... Devamın oku »02 Aralık 2011, Alıntılar, 515 defa okunmuş, Yorum Yok »
MESAİDEYİM YÂR (şiir)
Sevdim yâr, seni yâr; Benim şehrim gibi bakmıştın sanki. Yeşil koyusu; süzülmüştüm masumiyetine. Benim şehrim gibi susmuştun sanki. Hani sevdim yâr, seni yâr; Bir notanın ağlaması gibi… İncesazdan delirmiştim yâr. Aklım ermezdi, küçüktüm. Af edersin; Özlemim çok, Gideremiyorum sensiz… Gözlerinle düştün mü aklıma, Boynumdan kalbime felcim…! Vasiyetimi yazıyorum diline… Dudaklarınla burnun arasındaki mesafede, Kokla gözyaşlarımı; Sonra, dudağının kenarına küpe olsun… Tuzlu… ... Devamın oku »27 Kasım 2011, Alıntılar, 520 defa okunmuş, Yorum Yok »
Okuyucusunu ağlatan Yazar
Sinan Yağmur, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni, aynı zamanda milyonlar tarafından okunan bir yazar. Şems ve Mevlana’yı anlattığı kitaplarının sırrını “Hikmet bende değil Şems’te” diye açıklayan Yağmur, şimdi de Hz. İsa’nın öyküsünü hazırlıyor. Birkaç ay önce kitapçıların çok satanlar raflarında adını ... Devamın oku »27 Kasım 2011, Alıntılar, 566 defa okunmuş, Yorum Yok »
YİTİK BENGİSU (Öğretmenlere – Şiir)
Ben Kaf dağının ardında Zümrüdü-Anka, Ben kurumuş dimağlara “Bengisu” Yedi kıta yolcularına yıldızım Ben öğretmenim. Karanlığın en dehlizine sızan ışık, Kan emici yarasalara ölüm Ben insanlığa adanmış yedi veren Ab-ı Hayatım Yitik bengisuyum ben. Öğretmenim, Oku denileni okuyanım, yazanım Şekiller içinde şekil Her şekilde var olanım ben. Tenim kadar açık yüreğim Her damlasında hayat olan yağmur Her çakılında kanım, ben ülkemin Edirne’den ... Devamın oku »24 Kasım 2011, Alıntılar, 443 defa okunmuş, Yorum Yok »
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....





























