'Senden nefret ediyorum! Seni hiç sevmiyorum!" sözlerini duymak herkese ağır gelir. Ãzellikle bu sözü işiten bir anne iseniz. Daha da kötüsü bu sözleri size söyleyen kişi öz evladınız olursa. Altı yıllık meslek hayatımda birçok sıkıntı dinledim. Aile içi sorunlara şahit oldum. Eşler arasındaki sıkıntılar, anne ile kızı arasındaki anlaşmazlıklar, baba ile oğul arasındaki tartışmalar, ders çalışmayan çocuklarla ilgili problemler. Birçok aile benzeri problemler yaşıyordu. Bu sefer odama görüşmek için gelen ... Devamın oku »
Tam 10 yıl önceydi, tam da bu zamanlar…
18 Nisan 2007, Aşka Dair Hikayeler, 525 defa okunmuş, 9 Yorum »Üniversite 2. sınıftayım. Arkadaşlar soruyorlar, "Derya hasta mısın? Yüzün sapsarı. "Yok değilim" diyorum. Mevsim bahar, ama gökyüzü kapkara bulutlarla kaplı gibi geliyor bana. Ne çiçekleri görüyor gözüm, o çok sevdiğim çiçekleri, leylakları, laleleri, sonra yaza doğru kampusun her yanında sık sık açan gülleri... Ne de kuşların cıvıltılarını duyuyorum. Ne yemek var ne de uyku. Benim içim acıyor. Bana bir şeyler oluyor diyorum kendi kendime. Ben vuslata yaklaştıkça, gizli bir el engelliyor sanki, ... Devamın oku »
Beden dilin değil, sen doğru ol!
14 Nisan 2007, Alıntılar, 277 defa okunmuş, Yorum Yok »Hepimizin ağzına pelesenk olan, popüler kültürümüzü esir alan şu 'Beden Dili" şamatası sıkmadı mı artık?Hele o 'beden dilini etkili kullanma sanatı" üzerine atıp tutmalar, tavsiyeler, kitaplar, kurslar yok mu! İtiraf ediyorum, bunları işitmek bile artık ruhumda bulantı hissi uyandırıyor. Beden dili, kaş göz dili, kılık kıyafet dili, dilin dili... Tamam, hepsinin söze olmayan iletişimde ayrı bir yeri ve değeri var. Ama hiç kandırmayalım kendimizi! Bu konular anlamak ve anlatmak için gündeme gelmiyor ... Devamın oku »
Felluce’yim ben…
13 Nisan 2007, Alıntılar, 190 defa okunmuş, Yorum Yok »Felluce'yim ben... Yıkık, harap, mağrur ve asi... Medeniyet denilen arsız yalanın tekzibi... İşgale uğradım, yağmalandım, kana bulandım. Evlatlarım ceset ceset yatar caddelerimde... ...dünyanın gözleri önünde... Sofrasında yer aradığınız bir ziyafetin zor lokmasıyım. Barbarların istilası karşısında Şark'ın nefs - i müdafaasıyım. * * * Bayramdı. Çatışma vardı. Cuma sabahı camide vuruldum. Yerde can çekişirken bulundum. Yaradan'ın evinde, Yok - eden vardı o gün... Aradıklarını söyledikleri kitle - sel imha silahlarıyla geldiler. Kafama nişan alıp, beynimi deldiler. Dağıldı kafam, parçalandı yüzüm. Devamın oku »
Dünyanın en saçma yasaları
09 Nisan 2007, Gülmek İçin, 696 defa okunmuş, 7 Yorum »İngiliz savcı David Crombie, dünyanın en "akılalmaz" yasalarını araştırdı. Çalışması, Türkiye'de "Dünyanın En Absürd Yasaları" adıyla Yakamoz Yayınevi tarafından yayınlanan Crombie'nin araştırmasına göre bazı ilginç yasalar şöyle: - İngiltere'de içki ruhsatı bulunan pub, bar gibi yerlerde sarhoş olmak yasak. - Kadınların toplu taşıma araçlarında çikolata yemesi, on yaşından küçük çocukların çıplak vitrin mankenlere bakması, milletvekillerinin avam kamarasına kurşun geçirmez yelekle girmesi ve otobüste uyuyakalmak da yasak. - Danimarka'da hapishaneden kaçmaya ... Devamın oku »
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....










