Kredi kartları sevgiyi satın alabilir mi?

Kredi kartları sevgiyi satın alabilir mi?

02 Mayıs 2007, Yayınlanmış Yazılarım, 226 defa okunmuş, 2 Yorum »

'Senden nefret ediyorum! Seni hiç sevmiyorum!" sözlerini duymak herkese ağır gelir. Özellikle bu sözü işiten bir anne iseniz. Daha da kötüsü bu sözleri size söyleyen kişi öz evladınız olursa. Altı yıllık meslek hayatımda birçok sıkıntı dinledim. Aile içi sorunlara şahit oldum. Eşler arasındaki sıkıntılar, anne ile kızı arasındaki anlaşmazlıklar, baba ile oğul arasındaki tartışmalar, ders çalışmayan çocuklarla ilgili problemler. Birçok aile benzeri problemler yaşıyordu. Bu sefer odama görüşmek için gelen ... Devamın oku »

Çocuklar kıracak biz eğiteceğiz…

Çocuklar kıracak biz eğiteceğiz…

25 Nisan 2007, Yayınlanmış Yazılarım, 154 defa okunmuş, 1 Yorum »

Evinize yeni bir koltuk takımı aldınız ya da yeni bir halı. Çocuğunuz çikolata veya meyve suyunu halının üzerine dökerse ne yaparsınız? Diyelim ki dayak attınız, ya da bağırdınız. Böylece çocuğu terbiye etmiş mi olursunuz? Bu olaydan çocuğunuz ne öğrenmiş olur? Sorunun cevabını ben vereyim. Maddenin insandan daha önemli olduğunu, eşyaları kırmanın ya da kirletmenin kalbi kırmak ya da kirletmekten daha ağır cezası olduğunu öğrenir. Materyalist çocuk böyle yetişir zaten. Misafirleriniz ... Devamın oku »

Cahil anne baba zulmeder, zalim olmasa bile…

Cahil anne baba zulmeder, zalim olmasa bile…

21 Nisan 2007, Yayınlanmış Yazılarım, 157 defa okunmuş, 3 Yorum »

Zulüm acı çektirmektir. Zalim, acı çektiren kişiye denmez mi? Kimin kime acı çektirdiği önemli değil. Siz birisine haksız bir muamelede bulunuyorsanız, hak etmediği acıları çektiriyorsanız bu tanımın içine girersiniz. Anne de olsanız, baba da. İki yıl önce bir konferansımdan sonra duyarlı bir anne yanıma geldi. Anlattıklarıma katkı sağlayacağını düşündüğü notlarını bana verdi. Notlarını inceledim. Çok güzel bilgiler derlemişti. Notları okurken bir cümle çok dikkatimi çekti. 'Zalim bir anne babanın evladın ... Devamın oku »

Tam 10 yıl önceydi, tam da bu zamanlar…

Tam 10 yıl önceydi, tam da bu zamanlar…

18 Nisan 2007, Aşka Dair Hikayeler, 525 defa okunmuş, 9 Yorum »

  Üniversite 2. sınıftayım. Arkadaşlar soruyorlar, "Derya hasta mısın? Yüzün sapsarı. "Yok değilim" diyorum. Mevsim bahar, ama gökyüzü kapkara bulutlarla kaplı gibi geliyor bana. Ne çiçekleri görüyor gözüm, o çok sevdiğim çiçekleri, leylakları, laleleri, sonra yaza doğru kampusun her yanında sık sık açan gülleri... Ne de kuşların cıvıltılarını duyuyorum. Ne yemek var ne de uyku. Benim içim acıyor. Bana bir şeyler oluyor diyorum kendi kendime. Ben vuslata yaklaştıkça, gizli bir el engelliyor sanki, ... Devamın oku »

Gençlerde ki aşkı öldürmeyin, eğitin…

Gençlerde ki aşkı öldürmeyin, eğitin…

17 Nisan 2007, Yayınlanmış Yazılarım, 189 defa okunmuş, 4 Yorum »

İçindeki ateş gözlerinden okunuyordu Fatih’in. Öğrencim değil, arkadaşımdı. Yıllardır öğrencilerimle ilk tanıştığım derste “önce arkadaşım sonra öğrencimsiniz‿ diyordum. Fatih’te arkadaşımdı. “Yanıyorum hocam! dedi. Bahsettiği yangının “yürek yangını" olduğunu anladım. “Elif’i olmayan, Elif’ini kaybetmiş bir fetihim ben!" dedi. Hiçbir şey anlamamıştım. Sonra önündeki k-ğıda Arapça feth kelimesini yazdı. “Bak hocam,  bu kelimenin içinde Elif olmadığı sürece Fatih olmuyor. Bende Elifsiz Fatih olamayacağım. Ben bende değilim hocam. Nereye baksam onu görüyorum… Yerde ... Devamın oku »

Beden dilin değil, sen doğru ol!

Beden dilin değil, sen doğru ol!

14 Nisan 2007, Alıntılar, 277 defa okunmuş, Yorum Yok »

Hepimizin ağzına pelesenk olan, popüler kültürümüzü esir alan şu 'Beden Dili" şamatası sıkmadı mı artık?Hele o 'beden dilini etkili kullanma sanatı" üzerine atıp tutmalar, tavsiyeler, kitaplar, kurslar yok mu! İtiraf ediyorum, bunları işitmek bile artık ruhumda bulantı hissi uyandırıyor. Beden dili, kaş göz dili, kılık kıyafet dili, dilin dili... Tamam, hepsinin söze olmayan iletişimde ayrı bir yeri ve değeri var. Ama hiç kandırmayalım kendimizi! Bu konular anlamak ve anlatmak için gündeme gelmiyor ... Devamın oku »

Felluce’yim ben…

Felluce’yim ben…

13 Nisan 2007, Alıntılar, 190 defa okunmuş, Yorum Yok »

Felluce'yim ben... Yıkık, harap, mağrur ve asi... Medeniyet denilen arsız yalanın tekzibi... İşgale uğradım, yağmalandım, kana bulandım. Evlatlarım ceset ceset yatar caddelerimde... ...dünyanın gözleri önünde... Sofrasında yer aradığınız bir ziyafetin zor lokmasıyım. Barbarların istilası karşısında Şark'ın nefs - i müdafaasıyım. * * * Bayramdı. Çatışma vardı. Cuma sabahı camide vuruldum. Yerde can çekişirken bulundum. Yaradan'ın evinde, Yok - eden vardı o gün... Aradıklarını söyledikleri kitle - sel imha silahlarıyla geldiler. Kafama nişan alıp, beynimi deldiler. Dağıldı kafam, parçalandı yüzüm. Devamın oku »

11 Nisan 2007, Yayınlanmış Yazılarım, 135 defa okunmuş, 10 Yorum »

- -  Bilgisayarımın başına oturdum. Günün yorgunluğu üzerimde olmasına rağmen, yeni kitap çalışmam için notlarımı bilgisayara geçirmeden önce maillerimi kontrol etmek istedim. 'Annem sana öyle hasretim ki" diye başlayan cümleyi okuyunca, uzun uzun yazılmış maile kilitlendim kaldım. Her satırında bir yürek yarası gizliydi sanki. Yüreğinden akan kanı mürekkep yapmış, duygularını kağıda öyle dökmüş gibi geldi bana. Bir kız çocuğunun annesine yalvarırcasına yazdığı mektubu aktaracağım size. Mine'nin yalnızlık çukurundan feryadı gibi geldi bana. ... Devamın oku »

“Sait Çamlıca” ile ropörtaj

“Sait Çamlıca” ile ropörtaj

09 Nisan 2007, Yayınlanmış Yazılarım, 150 defa okunmuş, 3 Yorum »

- - - - - - - - - -  Merhaba Hocam. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Kimdir Sait Çamlıca? 10 EKİM 1974'de Almanya'da doğdum. Ortaokulda Türkiye'ye geldim. Oratokul ve Liseyi Tokat'ın Turhal ilçesinde okudum. 1993 yılında Turhal İHL'nden mezun oldum. 1996 - 2000 yılları arasında Marmara üniversitesinde üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra özel sektörde Öğretmenlik yapmaya başladım. Çalıştığım kurumlarda başta sınava hazırlanan öğrencilerim olmak üzere, öğretmenlere ve velilere 'eğitim seminerleri" vermeye başladım. Öğrenci, öğretmen ve veli seminerleri dışında Kurumsal eğitim ve ... Devamın oku »

Dünyanın en saçma yasaları

Dünyanın en saçma yasaları

09 Nisan 2007, Gülmek İçin, 696 defa okunmuş, 7 Yorum »

İngiliz savcı David Crombie, dünyanın en "akılalmaz" yasalarını araştırdı. Çalışması, Türkiye'de "Dünyanın En Absürd Yasaları" adıyla Yakamoz Yayınevi tarafından yayınlanan Crombie'nin araştırmasına göre bazı ilginç yasalar şöyle: - İngiltere'de içki ruhsatı bulunan pub, bar gibi yerlerde sarhoş olmak yasak. - Kadınların toplu taşıma araçlarında çikolata yemesi, on yaşından küçük çocukların çıplak vitrin mankenlere bakması, milletvekillerinin avam kamarasına kurşun geçirmez yelekle girmesi ve otobüste uyuyakalmak da yasak. - Danimarka'da hapishaneden kaçmaya ... Devamın oku »