20 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 751 defa okunmuş, 6 Yorum »
Bayram da, bayram yazısı yazmayacağım. Yüzünüzü güldürecek, en azından tebessüm ettirecek bir yazıyı paylaşmak istiyorum sizinle. Uykuyu uyutan matbaacı Halis’in uykusunu anlatacağım sizlere.
Birçok uyku hikayesi dinlemiştim. Ancak bugün sizinle paylaşacağım “uyku” hikayelerini başkasından dinlesem inanmayabilirdim. Bizzat tanıdığım bir uykucunun gerçek uyku hikayeleridir bunlar. Bu bir hastalık olsa gerek! Tedavisi var mı bilmiyorum.
Yaz tatilinde memlekete gittiğimde sık sık yanına uğradığım matbaacı arkadaşım Halis’in kaza yaptığını öğrendim. Arabanın tekeri patlamış ve direğe ... Devamın oku »

19 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 523 defa okunmuş, 2 Yorum »
Okulların açılmasıyla eğitimin gündemimizi giriyor olması, eğitim olgusuna bakış açımızda ki yanlışımızın en büyük delillerinden birisidir. Eğitim okula gitmek, çocuklarımızı eğitmek, onları okula göndermek midir? Öyle olmadığı halde, yıllardır “Ben okuyamadım, sizleri okutmak için elimden geleni yapıyorum” düşüncesiyle aileler çocuklarının eğitimi için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarına inanmaktadır.
“Ülkemizin ve insanlığın geleceği olan çocukların / gençlerin eğitimi konusunda kimin ihmali var?” sorusunu cevaplandırırken, sadece eğitim sistemi merkezli bir eleştiri yapmak, doğru ... Devamın oku »

17 Eylül 2009, Alıntılar, 506 defa okunmuş, 2 Yorum »
Çocuk Eğitiminde Anne Baba Sorumluluğu
Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz, melekten başka neye benzetilebilir ki? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar. Yerleri tekmeleyerek, kendisini yerden yere atarak ağlayan ve gülen çocuklar henüz ikiyüzlülüğün ne demek olduğunu bilmiyorlar.
Günahsız melekler nereden öğreniyor ikiyüzlü olmayı da ikiyüzlü insanlarla dolu bir dünya da yaşıyoruz?
“Okulda dehşet” başlıklı haberler hepimize ... Devamın oku »

17 Eylül 2009, Alıntılar, 573 defa okunmuş, Yorum Yok »
Merhaba
Kitap almak isteyen herkes, her istediği kitaba her yerde ulaşamıyor. Site yönetimi olarak oluşturduğumuz PTT Cargo sitemiyle beraber kitapları Türkiye'nin neresinde olursanız olun ev veya iş adresinize teslim ediyoruz. Web sitesinde ki sipariş formunu doldurmanız yeterli. Kitap ücretini (tanesi 5 TL) kapınıza gelen postacıya ödüyorsunuz. Siparişlerinizi takip etmek için siparis@saitcamlica.com adresini msn'nize ekleyerek takip edebilirsiniz.
Kitap insanı, insan dünyayı değiştirir.... Devamın oku »

13 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 590 defa okunmuş, Yorum Yok »
Kutsal görevler vardır hayatta. Maddi tarafından çok manevi bir yönü vardır bu görevlerin. İlk aklıma gelenler askerlik, imamlık ve öğretmenliktir.
Görev yaptığı sınır karakolunda nöbetini ihmal eden bir asker sorumluğunun farkında değildir. “Yanlış doktor candan, yanlış hoca dinden eder” sözü bir din görevlisinin manevi sorumluluğunu hatırlatır. Bir ülkenin geleceği olan gençlerini yetiştiren öğretmenlerin sorumluluğu ise bambaşkadır.
Sınırda nöbet tutacak askeri de, hastalarını muayene edecek doktoru da, toplumun dini hayatının icrasını sağlayan ve ... Devamın oku »

12 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri, 1005 defa okunmuş, 1 Yorum »
“Işıklar söndü, film başladı...
Perdede yalnızca iki el vardı. Minik bir el büyük bir eli tutmaya çalışıyordu. Sonra renkler zayıflamaya, görüntü silikleşmeye başladı. Bulanık bir hayal haline gelen bu film karesinin ardından peş peşe başka film kareleri geliyordu.
İlk karede tabancalı bir el, yaşlı bir kadının şakağına uzanmıştı.
İkinci karede bir el, damardan eroin enjekte ediyordu.
Üçüncü karede bir el, saatli bombanın vaktini ayarlıyordu.
Dördüncü karede bir el, başka bir elden zarf içinde ... Devamın oku »

12 Eylül 2009, Alıntılar, 447 defa okunmuş, 3 Yorum »
Genç mühendis, işe yeni başladığı şirketteki bir toplantıya katıldığında, masa üzerindeki gazeteye göz atıp âniden yerinden fırladı ve 'eyvah mahvoldum' gibilerden bir şeyler söyleyip koşar adımlarla odasına girdikten sonra, kapısını da arkadan kilitledi. Bir anda buz gibi bir hava esti içeride.
Şirket sahibi, çok babacan insandı. Toplantıyı bir bıçak gibi kesip:
-Bu işte bir bit yeniği var, dedi. Mühendise kötü birşeyler oldu. Dikkat edin, canına kıyabilir.
Şirket çalışanları, müdürün ne kadar tecrübeli olduğunu ... Devamın oku »

10 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 812 defa okunmuş, 7 Yorum »
Felaketler, insanların gerçek yüzlerini görmek isteyenler için çok açık fotoğraflar gösterir. Geçmişte yapılan hataların bedellerini öder insanlık felaketlerle birlikte. 1999 yılında yaşanan deprem felaketi de inşaat sektöründe ki ahlaksızlıklarımızı yüzümüze çarpmıştı. Sadece inşaatı yapanları, inşaat yapılmasına izin verenleri, demirden, çimentodan, işçilikten çalarak felakete zemin hazırlayanları suçlamak yetmiyor. Ev alırken, evin sağlamlığına değil, manzarasına bakarak ev alan insanlar da, müteahhitler kadar suçlu değil mi?
Felaketler öğretiyor…
Acılarla öğretiyor...
Şamar atarak öğretiyor…
İnsana insanlığını hatırlatarak öğretiyor….
Depremlerde, ... Devamın oku »

09 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 519 defa okunmuş, Yorum Yok »
“Yıllarca öğrencilerime, “Dürüst olun, namuslu olun... Para kaybedin, ancak şerefinizi kaybetmeyin!” diye nasihat ettim… Keşke “Çalın, çırpın, kandırın, kısa yoldan zengin olun!” diye nasihat etseydim.”
Bu sözler emekli bir öğretmene ait. Emekli olduktan sonra, aldığı ikramiye ile ticarete atılmış. Alacaklarını tahsil edemeyen, verilen sözlerde durulmadığından, birçok sıkıntı yaşayan emekli öğretmen, aldığı ikramiyeyi ticaret hayatında kaybetmiş.
Sonrada ticari hayatta edindiği tecrübeyi (!) çevresiyle “Keşke ‘dürüst olun’ diye nasihatlerde bulunmasaydım”, diye paylaşmaya başlamış.
* * ... Devamın oku »

08 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri, 650 defa okunmuş, 1 Yorum »
Öğrenci ve velileriyle arasının iyi olduğunu bildiğim bir meslektaşımla “veli toplantılarıyla” ilgili konuşuyorduk. “Ben en çok bu toplantıları önemsiyorum” diye başladı. “Veli toplantısını, “öğrenci şikayet toplantısı” gibi yapan arkadaşlar, hem kendilerine hem de öğrencilerine çok zarar veriyorlar. Daha da önemlisi bu toplantılarda iki büyük fırsatı kaçırıyorlar. Birincisi veliler bir araya gelmişken onları eğitmek, ikincisi öğrencinin gönlünü fethetmek için veli ile işbirliği yapmak. Öğrenciyi sürekli velisine şikayet etmenin hiç kimseye ... Devamın oku »
