19 Ekim 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri, 2067 defa okunmuş, 2 Yorum »
“Öğretmenlik nedir? Nasıl bir meslektir?” diye bir soru sorulsa, verilecek o kadar çok cevap var ki. Hiçbir cümle, hiçbir tanımlama öğretmenlik mesleğinin, insanlık için önemini tek başına anlatmaya yetmez. Öğretmenlikle ilgili yapılmış tanımlamaları araştırdım. Beğendiklerim içerisinden bazılarını seçtim.
* * * * * *
Öğretmenlik, kendi hayatını yaşamamak, gençliğini gençlere adamaktır. Öyle ya da böyle önüne gelmiş, kendisine emanet edilmiş genç nesle bir şeyler verebilme uğruna, kendisine verilen en büyük nimeti, hayatı ... Devamın oku »

13 Ekim 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 1369 defa okunmuş, 9 Yorum »
Kralın birisi rüyasında bütün dişlerinin döküldüğünü görmüş. Rüyasının etkisiyle uyanır uyanmaz, şehrinin en meşhur iki rüya yorumcusunu çağırtmış. Rüyasını yorumlamalarını istemiş.
İlk yorumcu, “Efendim, maalesef rüyanız hiçte hayra alamet değil. Tüm akraba ve sevdiklerinizi kaybedeceksiniz. Hepsinin ölümünü göreceksiniz” der.
Kral bu yorum karşısında deliye döner. Adamın kellesini vurdurur.
İkinci yorumcu, “Efendim, rüyanızda dişlerinizin döküldüğünü görmeniz ömrünüz çok uzun olacağına delalet eder. Hem de o kadar uzun ömürlü olacaksınız ki, çevrenizde hiç kimsenin yaşamadığı ... Devamın oku »

12 Ekim 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 900 defa okunmuş, 6 Yorum »
Kalabalık bir şehirde yaşayan bir genç, bir gezi esnasında tanıştığı köylü arkadaşının yanına şehre gider. Şehrin en güzel yerlerini arkadaşına gezdirirken, çok kalabalık bir cadde de, köylü genç aniden durur.
“Cırcır böceğinin sesini duyuyor musun?” deyince, şehirli çocuk hem güler hem de, “Şehrin en kalabalık caddesindeyiz. Bu gürültünün ortasında cırcır böceğinin sesi duyulmaz ki! Korna sesleri, araba sesleri, insan gürültüleri var buralarda. Sen galiba köyünü özledin?” der.
Köylü genç “Bir dakika!” diyerek ... Devamın oku »

05 Ekim 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 1121 defa okunmuş, 4 Yorum »
Biz cephelerde hiç kaybetmedik.
Sokaklarda ise hiç kazanamadık.
Bunu çok iyi bildikleri için cephede vur-kaç taktiği yapanlar, gençlerimizi sokağa döküyor. Ülkemize yapılan haince saldırılara elbette tepki verilmeli. Ancak duygusal anda tepki vermek “vatanseverliğin” sadece bir parçasıdır.
“En büyük vatansever” şehit cenazeleri olunca tepki veren kişi değildir!
* * * * *
“Bizi de askere alın. Bu vatan için ölmeye hazırız! Bizde devletin emrindeyiz” gibi cümleleri bugün herkes söylüyor.
Devlete hizmet edip, şehit olmaya hazırız diyen bir ... Devamın oku »

05 Ekim 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 958 defa okunmuş, 5 Yorum »
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları herkesin içini ferahlatıyor belki. Sokakların hareketlenmiş olmasına, duygusal yönden baktığınız zaman, sevinebilirsiniz de. “Millet tepkisiz değil” düşüncesiyle içiniz de ferahlıyor olabilir. Sokakların hareketliliğine alışık bir milletiz.
Ancak sokaklara dökülmüş olmanın tehlikeli bir yanı var. “Biz sokaklara çıktığımızda kolay kullanılabilen” bir milletiz.
1980 öncesi sokaklar çok hareketliydi. Bazen sağcı bazen solcu gençler sokaklarda slogan atıyordu. Attıkları sloganlarda hepsi “hak, özgürlük, emek, vatan, millet” gibi kavramlara vurgu yapıyorlardı.
Sokaklara dökülmüş ... Devamın oku »

29 Eylül 2009, Şiir, 871 defa okunmuş, 6 Yorum »
Dün annemle komşuda misafir idik
Birini anlatıyordu komşular yabancı bildik
Ne kadar hoş bir insan o kadar da nazik
Bulunmaz bir baba olmalı bu insan dedik
Güler yüzlü hoş sohbet ne kadar iyi
Çok şanslı olmalı muhakkak onun evi
Hanımı çok mutludur bulunmaz bir eşi
Çocukları dersen hepsi birbirinden iyi
Kiminle tanışsam onu tanıyan biri
Hep aynı şeyi söylüyor komşular gibi
Çok merak ettim sordum bu kişi kim ki
Nasıl tanımadın kız o senin baban dedi
Şaşırdım kaldım inan hiç anlayamadım ki
Anneme ... Devamın oku »

27 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri, 935 defa okunmuş, 4 Yorum »
Annemin babamın biricik evladı iken, okul sıralarında seninle tanıştım öğretmenim. Beni sana teslim ettiler. Okumayı - yazmayı bana sen öğreteceksin öğretmenim. Toplamayı çıkarmayı da senden öğreneceğim. Bana hayatı da anlatacaksın öğretmenim.
Sadece beni de değil, annemi babamı da eğitmelisin öğretmenim. Bu memleketin geleceği için neler yapmam gerektiğini de bana öğretmelisin. Beni, annemi, babamı uyandır öğretmenim.
Babam uyuyor öğretmenim!
İş ve ev arasında geçen zamanı dışında, evde saatlerce Televizyon izlemekten başka bir şey yapmıyor ... Devamın oku »

23 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, 686 defa okunmuş, 3 Yorum »
Bir öğretmenin, “Çocuk eğitimi” konusunda konuşması, nasihat etmesi, konferanslar vermesi ve tecrübelerini kitaplaştırması, şaşılacak bir şey değildir. Ancak aynı şeyleri, bir Komiser yaparsa, insan şaşırıyor. Daha doğrusu sevinç ve umut dolu bir şaşkınlık yaşıyor.
“Suçlu Çocuk Yoktur!” kitabını okuyunca önce şaşırdım. Şaşırdığım kadar sevindim de elbette. Kitabın yazarı bir eğitimci değil, bir Komiser.
Bu yazı kaleme alındığımda (Eylül 2009), Komiser Hasan YILMAZ, Urfa İl Emniyet Müdürlüğünde, Emniyet müdür yardımcısı olarak görevine devam ... Devamın oku »

22 Eylül 2009, Alıntılar, 754 defa okunmuş, 2 Yorum »
Kırıkkale'de 'Melek Rabia' olarak bilinen ve elleri olmayan Rabia Acar (30), ayakları ile ördüklerini satarak elde ettiği kazançtan öğrencilere burs veriyor.
Ablası Meryem Yüksel ile birlikte oturan Rabia Acar, lisede ve üniversitede okuyan öğrencilere verdiği burslar sayesinde dünyanın en mutlu insanı olduğunu söyledi.
Aylık yaklaşık 300 lira burs veren Acar, ödemeyi geciktirdiği zaman çocukların zor duruma düştüğü hissine kapılıp uykularının kaçtığını belirterek, "Satamayınca ne yapacağım diye kendi kendime düşünmeye başlıyorum. Ben 300 ... Devamın oku »

21 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri, 1207 defa okunmuş, 3 Yorum »
“Sabrın sonu selamet!” diye boşuna dememiş atalarımız. İnsanın başına ne gelirse “sabırsızlık” yüzünden geliyor. “Öfke gelir yüz kararır, öfke gider yüz kızarır” sözü de, sabırsız insanın utancını anlatmak için kullanılır.
Kavgaların hatta cinayetlerin sebebi üzerine konuşulduğu zaman hep “Anlık bir öfke yüzünden…” diye başlarlar söze.
Özellikle bir kitleye hitap ederken sabırsız olur ve öfkenize hakim olamazsanız, sadece kızdığınız kişiye değil tüm gruba ve kendinize de zarar verirsiniz.
Sınıfta öğretmen bir öğrencisine kızıp ona ... Devamın oku »
