Bir süre önce, bir arkadaşım, 3 yaşındaki kızını, bir rulo altın renkli kaplama kağıdını ziyan ettiği için cezalandırmıştı. Durumları iyi değildi ve kızının kağıtları, ağacın altına koyacağı bir kutuyu süslemeye harcaması onu çok sinirlendirmişti. Buna rağmen, küçük kız, ertesi sabah hediyeyi babasına getirdi ve ” Bu senin için babacığım” dedi. Arkadaşım, gösterdiği tepki icin kendini suçlu hissetti, ama kutunun boş olduğunu görünce için için sinirlenmekten de kendini alamadı. Kızına bağırdı: ” Birine bir hediye verdiğin zaman içinin dolu olması gerektiğini bilmiyor musun? ” Küçük kız babasına yaşlı gözlerle baktı ve söyle dedi: ” Ama babacığım, kutu boş değil ki. Ben kutunun içine öpücüklerimi üflemistim. Hepsi senin icin babacığım.” Babanın içi paramparça olmuştu. Kızını kucakladı ve onu affetmesi için yalvardı. Arkadaşım bu altın renkli kutuyu yatağının baş ucunda yıllarca sakladığını anlattı bana. Ne zaman cesaretini kaybetse, kutunun içinden hayali bir öpücük çıkarıyor ve onu oraya koyan çocuğunun sevgisini hatırlıyordu. Gerçek anlamda bakmak gerekirse, herbirimiz arkadaşlarımız ve ailelerimiz tarafından bize sunulan karşılıksız sevgi ve öpücüklerle dolu altın renkli kutulara sahibiz. Dünyada sahip olabileceğimiz daha değerli bir şey olamaz.
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Salı, 06 Şubat 2007, 07:15 tarihinde Aile Hikayeleri kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....














çok güzelmiş….
ama
insanlar…
ben hayatımda çocukluğumu saymazsam 5 defa ağladım ve ağlamaktan nefret ederim. herkes de beni böyle bilirler. ancak bu hikayeyi okuduğumda ağlamamak için kendimi çok zor tuttum.
okadr da etkileyici bi hikaye diil
BU HİKAYE ÇOK DUYGUSAL .ÇOK ETKİLEYİCİYDİ.AMA BABASI HATASINI ANLAYIP KIZINA SARILMASI AYRI BİR MUTLULUKTUR.
BU İNSANIN İÇİNİ PARAMPARÇA EDECEK BİR SÖZ BENCE BU DÜNYADAKİ EN GÜZEL HEDİYEDİR BİR BABA İÇİN…
çocukların hayal dünyası işte… biz büyükler bu duyarlılığı hissedemiyoruz.! gayet etkileyici bir öykü..!!!!
süperrr
gerçekten çok güzel yaşayan bilir o anı
güzelmiş içim parçalandı valla babadaKI ON YARGI butun toplumumuzda var gıderılemeyen bır hastalık neyse paylaşim için tşk guzeldı
bir baba olarak çok etkilendim çok güzel
şu an okuyunca oğluşlarıma sesleniyorum.kocaman öpücükler yanaklarınızı süslesin.hayatımızın kesitlerinde bizlerde anektotlar yakalıyoruz,önemli olan bunlardan ders çıkarmak olmalı değilmi;teşekkürler
Bu günlerde cok sorunlu ve mutsuz bir hayatim tam ümitlerin bitigi nokta idi sanki bu yaziyi okuyunca ve kizimin bana tutumunu hatirladim sanki yeniden dogum yazanin gönlüne eline gönlüne saglik
çok fena oldum yha agladım zaten moralimde bozuk iyice boşaldım walla…
baba da gerçekten odunmuşşş yane..kalpsiz
bu hikayeyi daha önceden de okumuştum yine sizin gibi bi egtimciden hikaye tamamen farklıydı:D:D:D
ben ilk kez çocuklar ayak izlerinizi takip eder kitabını okumuştum ve cok etkilenmiştim.protezli bi babanın hikayesini yazmıştınız hala dönüp okurum.bu da çok iyiydi yüreğinize sağlık.
yaptıklarımıza pişman olmamak için hemen tepki vermesek , neden herkesin çocuk kalmak istediğini şimdi daha iyi anlıyorum …
anne katili nasıl yetişir demiştiniz,ya işte o kutunun içindeki hayali öpücükleri soluyamadığımız,okuyamadığımız,anlayamadığımız anne katilleri yetiştiriyoruz.saygılarımla allaha emanet olun.
superrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr