Okumayan ile okuyamayan arasında fark var mı?

Okumayan ile okuyamayan arasında fark var mı?

Kitap okumanın önemi ile ilgili notlar ve güzel sözler var arşivimde. Bazı sözleri okuduğumda kabullenmekte zorlanmışımdır. ‘Bugünden itibaren üç yıl boyunca hiç kitap okumasam, üç yıl sonra bir ortaokul mezunu seviyesine inerim!” diyen bir profesörün sözü beni çok düşündüren sözlerden birisiydi. Namık Kemal’in, ‘Adem’in hayvaniyeti yemekle, insaniyeti okumakla kaimdir” sözü de ilk okuduğumda abartılı bulmakla beraber, ilginç bir benzetme diye düşündüklerimdendir. ‘Bilgisiz kimse davula benzer, sesi çoktur ama içi boştur” sözüne güldüğümü, ‘Gençken bilgi ağacını dikelim ki, yaşlandığımız zaman gölgesinde barınacak bir yerimiz olsun” sözüyle düşündüğümü, ‘İlim,, maldan hayırlıdır. Çünkü ilim seni korur, malı ise sen korusun. Mal harcamakla azalırken, ilim harcadıkça çoğalır” sözünden etkilendiğimi hatırlıyorum.

* * * * * * ‘Okumayan insan ile okuyamayan (okuma-yazma bilmeyen) insan arasında bilgi bakımından pek fark yoktur” beni en çok düşündüren sözlerden birisi olmuştu. Kitap okumayı çok sevdiğim, okumanın önemine fazlasıyla inandığım halde ilk okuduğumda, ‘bu kadar da değil yani!” dediğimi hatırlıyorum.

Bu sözü okuduğunuzda siz ne düşündünüz bilmiyorum? Cehaletin bir milleti ne hale getirdiğini okudukça daha iyi görmeye başladığım için üzerine düşünmeye değer diye not aldım. Mesleğimiz gereği genelde ‘okumuş” diye tanımladığımız insanlarla, yani diplomalılarla, oturup kalkıyoruz. Köy kahvesinde oturan insanların bakış açılarıyla bakmak ile diplomalılar arasından oturup bakmak arasında çok fark var. Okumuş -€“ diplomalı insanların konuşmalarına, oturup kalkmalarına eğitimlerinin yansımış olması gerekir. Okuma yazma bilmeyen insanlarla, okumayan ve yazmayan insanlar arasında gerçekten fark var mı yok mu? Okuma ve yazmayı bildiği halde okumayan ve yazmayan insana mı daha çok kızarsınız, yoksa okuma yazması olmayan insana mı?

* * * * * * * Elinize bir küçük teyp alın. Önce birkaç köy kahvesine gidin. Mümkünse en kötüsüne, hiç kimsenin okuma yazma bilmediği bir kahveye girin. Okey oynayan insanlar biraz yakın oturun ve yarım saat teybinizle konuşmaları kaydedin.

Sonra bir öğretmen evine, avukatların oyun oynadığı bir kahvehaneye veya doktorların, mühendislerin girip çıktığı bir lokal’e girin. Yine oyun oynayan ‘okumuş” (!) insanlara yakın oturun. Onların konuşmalarını da yarım saat kasete kaydedin. şimdi bu iki kaseti çözümleyin ve yan yana koyun. Tahminen her ikisinde de aşağıdaki konular konuşulmuştur.Devlet yıkma -€“ kurma mücadelesi verilmiştir! Ülkeyi hatta dünyayı nasıl düzeltebileceğinden bahsedilmiştir! Akşam oynanan maç sonuçları hakkında, Erman Toroğlu’nu kıskandıracak yorumlar yapılmıştır!‘Hangi manken kiminle?” gibi Magazin bilgi alış verişleri de mutlaka vardır! Belki taş çaldın veya hile yaptın diye kavga, tartışma veya küfür kayıtlarına rastlayabilirsiniz o kasetlerde?

şimdi elinizdeki kasetlerin, kağıt üzerinde çözümlenmiş konuşma metinlerini tanıdığınız veya rastladığınız herkese gösterin ve şu soruyu sorun; ‘Bu kağıtlarda ki konuşma metinlerinden hangisini ‘okumayanlar”, hangisini ‘okuyamayanlar” yapmıştır. Sorduğunuz yüz kişiden kaç tanesi size doğru cevabı verebilecek bende merak ediyorum.

Hadi kolay gelsin! Sait ÇAMLICA

Eğitimci – Yazar www.saitcamlica.com

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Bu yazı Pazartesi, 30 Temmuz 2007, 03:44 tarihinde Oku Oku Oku, Yayınlanmış Yazılarım kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

“Okumayan ile okuyamayan arasında fark var mı?” için 10 Yorum

  1. a.şen diyor ki:

    ilgiyle yeni kitaplarınızı bekliyoruz

  2. çağrı akbulut diyor ki:

    Ben bu sene tatilimi 30 hanelik bir köyde yaptım. Çok eğlendim ama eğlendiğim kadarda hayatlarını çok merak ettim ve 1 ay kalmaya karar verdim. O sırada yaşamlarını takip ediyor. Nelerle uğraştıklarına bakıyordum. Kızlar evde yemek yapıyor, tarlaya gidiyor temizlik vs evin işleri ile uğraşıyor. Erkekler ise ya samanlık yapıyor yada orada burada geziyorlar, evin babası ve annesi tarlaya veya bahçeye gidiyor. akşam olunca ise yemek yeniliyor ve bir kaç gurup bir yerlerde toplanıyor.Ve tabi ki olmaz sa olmaz dedikodu. Eam bir köyün magazinini yapıyorlar. Evimizin tam yanında yaşı 90 a dayalı köy halkının “eme” dedikleri bir bayan var. Her sabah aynı saatte bize gelip. Köyün dün akşam ne olmuş ne bitmiş herşeyi anlatmaya koyuluyor (adını bende sabah gazetesi taktım. çünkü çok kötü bir durum ama köyde gazete yok!ben” burada gazete satılmıyor mu?” diye sorduğumda, ” köy yerinde gazetenin ne işi var” diye cevap aldım. )köyde tüm olup biteni ineklerini kimler kaça satmış taksitlemi yoksa hemen mi vermiş herşeyi öğreniyorduk ,tanımadığımız insanların evlerinde ne olduğunu bile.
    Zaman ilerlerken köyün kızlarıyla zaman geçirmeye başladım. Kızların tek konuştukları nokta. onları kim istemeye gelmiş. onlar ne demiş o ne yapmış hepsi bu e tabi tüm büyük insanlar gibi onlarda dedikodu. Onlara kitaplardan okuldan bahsettiğimde herkes okumak istemiş ama olmamış .sebep :o kulun uzak olması ve kızların okula gitmemesi gerektiği. bende kızlarla artık akşam sohbetlerine katılıyor ve yanımda bulundurduğum bir kaç kitaplardan onlara güzel sözler ve bir kaç kişisel gelişim hikayeleri okuyorum. Kızların çoğu pişman oluyorlar kitap okumadıklarına. bir kaç kitap onlarada verdim çok güzel tarafı ayrılırken 3 kızın dışarıdan okulu bitirmeye karar vermeleri oldu. Dışarıdan çünkü biri yirmi yaşında hala bir orta öğretim diplomaları yok. Oradaki sağlık ocağındaki lise mezunu olan hemşireyi bile okumuş diyerek yeğe göre sığdıramıyorlar. İşin ilginç tarafı ise hemşire sıgaralı pis elleri ile iğne vurmasına bile karşı çıkmıyorlar. Ben minik bir tepki gösterdiğimde “ne var bunda “dediler.çok şaşkındım.Kızlara şunu söyledim “önemli olan okul bitirmek değil önemli olan kendini geliştirmek.inanın kitabın o tadını aldıktan sonra televizyonda geçireceğiniz vakitlere üzüleceksiniz. “dedim ve verdiğim kitapları okudular şimdi ise o kızlar için kitap alış verişine çıkacağım tüm gün kitapcıda bundan güzel bir duygu var mı dünyada

  3. senem diyor ki:

    bence kitap okumayan kişinin yaşama gerekçesi yoktur !!!

  4. bes diyor ki:

    bence kitap okumayan insanında kendine göre ilgi alanları vardır…..!!!

  5. slm diyor ki:

    kitap okumalıyız çünkü kitap bizi anlar.fakat insanlar kitabı bilemez.yani kitap güzeldir güzel oldugu için okumalıyız.okumayana kızmalıyız..ona demeliyizki sen niye kitap okumuyorsun???

  6. fatma diyor ki:

    Kitap okumayı seviyorum. Bence kitap bir ilgi alanı veya hobi olmamalı. Herkes okumalı,her konuda bilgi sahibi olmalı. Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?(ayet)

    Bize okumanın değerini öğreten,güzel şeyler yazarak okumayı sevdiren sizlerden bu sitede emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

  7. idris sert diyor ki:

    evet kitap okumak çok güzel ama bence her kitap okunmamalı, bir yemeğin bozuk olduğunu anlamak için, hepsini yemeye gerek yok. okunacak kitap, dünya ukba muvazenesini sağlamalı.

  8. bebek_girl_284@hotmail.com diyor ki:

    bencede kitap okumak çok güzel de şey bende çok kitap okumak istiyorum ama vakit buldukça işte oda ne kadar olurki gerçeği söylemek gerekirse vakiti kendim ayarlamıyorum şahsen ne biliyim tv izliyeceğime okuya bilirim ama insan kitap okuma şevkini almayınca okuyasıda gelmiyor bazen çok güzel kitaplar elime geçiyor onlaı okumak için tv bile izlemiyorum ama tabikide bu nadir bir olay.Gerçekten çok fazla kitap okumak isterim.Bizim bir öğretmenimiz vardı acayip kitap okuyordu bende özendim tabi görseniz beni 2 günde okuya okuya bir hak oldum ama tabi bu 2 gün için geçerli sonra bezdim bıraktım.Bu senede aklıma koymuşum kitap okuyacağım okuyorumda şuanda.Ama içimden geldiği için değil birazdaha bilgi edinmek için okuyorum şey kusura bakmayın bu kitapları zevkle okuyanlar oluyor nasıl böyle okuyorlar söyleye bilirlermi :) :)bunun sırrı nedir acaba

  9. MELİKE diyor ki:

    idris kardeşimiz doğru diyor bence bilgi kitaptan alınır bilgisiz beyin hücresi çalışmayan vucuda benzer onun için bol bol kitap okumalı okutmalıyız hele nesilimizin gençlerine

  10. Defne diyor ki:

    Bence herkes kitap okumalı en iyi arkadaş kitaptır.Okumak zorunda değilsiniz ama bence kendiniz için okuyun… :D

Yorum yapın