Okumak için iki eli bir araya gelmeyenlerin iki yakası da bir araya gelmiyor.

Okumak için iki eli bir araya gelmeyenlerin iki yakası da bir araya gelmiyor.

Cehaletten şikayetçi olmayanımız yok. Hepimiz sürekli ‘cahil kalmanın” kötülüklerinden bahsedip dururuz. Cehaleti, ‘diplomasızlık” olarak algılamış olmamız ise en büyük hatamız. Kalp hastasına göz damlası damlatıp duruyoruz ama bir türlü iyileşmiyor. Yanlış teşhisten sonra, tedavi amaçlı atılan her adım, hastalığı artırıyorOkuma yazma seferberliği yapıyoruz sık sık. Okumayı ve yazmayı öğretiyoruz insanlara. Ama kimse okumuyor ve yazmıyor! Bu nasıl seferberlikse

‘Haydi kızlar okula!” kampanyası da yaptık. Bence asıl yapılması gereken kampanya ‘Haydi okuma yazma bilenler okumaya!” olmalı. Yada ‘Haydi kütüphaneye!”, ‘Haydi kitap almaya!” vs. Okumayı ve yazmayı bilenleri değil, okuyup düşünenleri çoğaltmak gerekmez mi? Dünyada sürekli istatistikler yayınlanıyor. Hangi ülkede kitaba çok para verilmiş? Hangi ülkede çok kitap okunuyor? Bu istatistiklere baktığımızda gelişmiş ülkelerle daha az gelişmiş ülkeler arasında en temel farklarından birisinin ‘okuma oranları” olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz.

Dünyada kişi başına kitap harcaması 1.3 dolar. Bir Norveçli kitaba bir yılda 137 dolar vermiş. Bir Alman 122 dolar. Belçikalı, İsviçreli ve Avustralyalı 100 dolardan biraz fazla. Amerikalı 95 dolar. Bir İngiliz, Fransız, İtalyan, Singapur, Japonya, Avustralya, Güney Kore, İspanya yaklaşık 39 dolar harcamış. Bir Türk ise kitaba 45 sent, yani yarım dolardan daha az para ödemiş. Bir Norveçli, bir Türk’ten 300 defa daha fazla kitap okuyor. Elbette bu insanlar bizden daha bilgili. Bilgili insanların, az bilgili insanlardan daha başarılı olacağı kesin.

‘İlim Çin’de bile olsa alınız” hadisini batılılar bizden daha iyi uyguluyor. Biz mahallemizdeki kitapçıdan bile kitap almıyoruz. Evlerimizde ki kitapların üstündeki bir parmak tozu silerken utanan kaç kişi var onu da bilmiyorum?Kitap cirosu

Dünyanın yıllık kitap piyasasının cirosu 80 – 100 Milyar dolar. Türkiye’de kitabın yıllık cirosu 30 Milyon dolar civarında. En büyük kitap cirosu 25.5 milyar dolar ile ABD’nin. Japonya 10.5 milyar ve Almanya 10 milyar dolarla Amerika’yı izliyor. Bu üç ülke dünya kitap piyasasının yarısından fazlasını elinde tutuyor. Elin oğlu milyar dolar, biz milyon dolar harcıyoruz.

Almanya’da yılda ortalama 80.000 kitap basılırken, Türkiye’de basılan kitap sayısı 10.000 civarında. Biz ‘Kahrolsun İsrail!” ‘Kahrolsun ABD” diye bağırmakla vakit geçirirken, onlar okuyorlar.

İsrail’de 1169 kişiye bir kitap Almanya’da 1022 kişiye bir kitap Japonya’da 6000 kişiye bir kitap Türkiye’de 10.600 kişiye bir kitap düşüyor. 1990 senesinde İran’da 6289 kitap basılmış. 1992 yılı Türkiye’sinde 6151.Cahil bir milletin kalkındığı ve dünya ile yarıştığı nerede görülmüş?Kafamızın içini doldurmadan konuşuyoruz hiç durmadan. İki dudağımız hiç boş durmuyor. Konuştuğumuz konuları da kendimiz seçmiyoruz. Medya gündemimizi belirliyor, bizde yorumluyoruz. Maç haftası herkes futbol yorumcusu kesiliyor. Siyasi gelişmeler hakkında fikri olmayan zaten yok!Yıllarca komünistlere düşman olan gençler ‘Kahrolsun Komünizm!” diye bağırırken, komünistler kitap okuyormuş. ‘Kahrolsun İsrail!”, ‘Kahrolsun ABD” diye bizler slogan atarken, onlar okumakla meşgul oluyor. ‘Batı’nın ve batı medeniyetinin ne kadar aşağılık, bizim doğu medeniyetimizin ne kadar yüce” bir medeniyet olduğunu hep konuşuyoruz. Buna bende katılıyorum. Ama batılılar bu kadar kitap okurken bizim sadece lafla peynir gemisi yürütmeye çalışmamızın kimseye faydası olmayacak. ‘Mollalar İran’a” diye bağıran ilericiler de (!) aynı hatayı yapıyor. İstatistiklere bakılırsa mollalar bizim ilericilerden fazla okuyor!İstatistiklere bakılırsa, biz hem doğuya hem batıya, hem komüniste hem mollalara göre çok gerilerde kalmışız.- - 

Yoksa birileri sağcılarla solcuları birbirine kırdırarak, sokaklarda slogan atan bir nesil haline getirerek okuyup düşünmelerine engel olmak için tezgaha mı getirdiler dersiniz?İnsanın aklına her şey geliyor işte!Okumak için iki eli bir araya gelmeyen milletlerin iki yakası da bir araya gelmiyor.

Ellerinizi birleştirin ki iki yakamız bir araya gelsin! Sait ÇAMLICA

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Bu yazı Çarşamba, 01 Ağustos 2007, 13:58 tarihinde Oku Oku Oku, Yayınlanmış Yazılarım kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

“Okumak için iki eli bir araya gelmeyenlerin iki yakası da bir araya gelmiyor.” için 15 Yorum

  1. Derya diyor ki:

    Harika, harika, harika…
    Okuma konusunu sık sık ele aldığınız için binlerce teşekkür…

  2. Zafer YAZICI diyor ki:

    Yine harika bir yazı.. Teşekkürler Sait bey.. Sürekli okumak ile ilgili makalelerinizde nüktelerde bulunuyorsunuz ya İnşallah bu mesajlarınız yerini bulur ve bilcümle okuyarak nerelere gelinebileceği hususunda Amerikalı’ları ve Japonları görerek feyz alır..

    Kalem tutan elleriniz elem-keder görmez İnşallah..

    Selam ve Kalbi Dua ile..

  3. Nurten Demir diyor ki:

    SAİT BEY,YAZILARINIZI OKU OKU BİTİREMEDİM.DAHA BUGÜN TANIŞTIM.BEN DİPSİZ BİR KUYUYA DÜŞTÜM.BURADAN ÇIKAMAM DA.ONU BİLİYORUM DA,YA GÜNLÜK DİĞER İŞLERİM NE OLACAK?SUÇLU ARAYAMAM, BEN BİR OKMAKOLİĞİM.

  4. harun diyor ki:

    benim aradıgım şeyler yooooooook

  5. erdoğan diyor ki:

    çok güzel ama vecizeler ve atasöleride koyun

  6. onur diyor ki:

    okuyun okumamazlık yapmayın geleceğiniz iyi olsun
    bu dünya doğru yolu bulsun

  7. ayberk diyor ki:

    bu çooook güzel ve okumayı sevdiren bi site kim bu siteyi yaptıysa binlerce saygı ve sevgilerimi gönderiyorum ve çook teşekkür ediyorum

  8. onurcan diyor ki:

    sağolun diyorum okumayı seven bir insan ve şahsiyet olarak çooook sağolun

  9. deha diyor ki:

    ülkemizdeki sorunların kaynaklarından birisi olan bilgisizliğe değindiğiniz için çok teşekkür ederim,saygılarımı sunuyorum.

  10. senanur diyor ki:

    Allah razi olsun ,aynen kalem tutan elleriniz elem keder görmesin insaallah,her bir yaziniz bir kelimeniz hayirlara vesile olur insaallah

  11. elif diyor ki:

    böyle güzel bir site yatığınız için size teşekkürlerimi bir borç bilirim.Eğitici ve öğretici konular ile bizlere ışık tutuyorsunuz yazılarınızın devamını bekliyor ve okumaya devam diyorum.

  12. Emine Bakıcı diyor ki:

    2007 yılında yazılmış bir yazı.Ben bugün okuma fırsatı buldum.Yıl 2009 maalesef değişen birşey yok.

  13. yasemin türkan diyor ki:

    Allah razı olsun hocam yazılarınız çok güzel fakat ben bilgisayarı çocuklardan dolayı çok sık açamıyorum o nedenle hepsini okuyamıyorum bu yazınızada şimdi yorum yapabiliyorum.kitap okuma konusunda çok gerilerde olduğumuz bir gerçek.ben çevremdeki insanları alıştırmaya çalışıyorum fakat olmuyor.cehalet ipi boynumuza dolandığı halde kendimizi savunmaya kalkıyoruz cahilce bir davranışla.hatalarımızıda kabul edip doğruyu öğrenmeye çalışmıyoruz maalesef.ilmin altında yatan manaları anlayamıyor ve düşünemiyoruz.bu şekilde hayırlı bir yolda ilerleyemiyoruz.Rabbim hayırlı yolda ilerleyenlerden eylesin!Allah’a emanet olun.

  14. AYSEL diyor ki:

    sait bey sizin hayranınızım devamlı okumaya çalışıyorım çok güzel insanların anlayabileceği tarzda yazıyorsunuz.insanın dönüp kendisine gelmesine vesile oluyorsunuz.çalışmalarınızın devamını dilerim şu zamanda doğru insan bulmak o kadar zorki insanlar yanlış yerlerde yanlış insanların peşinde gidiyorki çok zor bir durum onun için allah size ve kaleminize kolaylık versin okumanın ne kadar değerli bir iş olduğunu inşallah bu milletimiz bir gün anlayacak.okumayı sadece çocuk okutmaktan ibaret sanan bu millet bir gün özüne döner inşallah yazılarınızı devamlı paylaşıyorum ki insanlara daha faydalı olalım inşallah siz yazmaya biz okumaya doymayalım inşallah

  15. KAMİL diyor ki:

    Üzüm üzüme baka baka kararır. Göz görecek, beyin görüleni yorumlayacak ki zihin gelişsin. Mide büyüyorsa, zihinde büyür ,gelişir. Mide büyüyüp vücuda zarar vereceğine zihin büyüyüp vücuda fayda sağlasın. Göz, ne kadar okuyan insan ile karşılaşırsa insan o kadar okuma alışkanlığı kazanır. Çevresindeki insanları model alan çocuklar, ne görürlerse onu yaparlar. Küçük yaşta bunu alışkanlık haline getirirlerse sonradan kimsenin oku demesine gerek kalmayacak. HAYDİ MİYDEMİZDEN ÖNCE ZİHNİMİZİ DOYURALIM. Dizi yönetmenleri bu temeyı işlemelidir. Çünkü en büyük model dizilerdir. İdeal olanı vatandaşa göstermelidirler. Bu da onların topluma karşı sorumluluklarıdır. KÖTÜ ÖRNEK, ÖRNEK DEĞİLDİR. Evet gerçek hayatta kötü olaylar da var ama biz ideali sunmalıyız. İyiyi sunmalıyız. UNUTMAYALIM Kİ, HERKES DAVRANIŞLARINDAN SORUMLUDUR. SAYGILAR…

Yorum yapın