ÖFKE

ÖFKE

Baldan tatlı olan öfkenin neticesi zahirden acıdır. Öfkeleneceksiniz ama öfkelerinizin dizginlerini elinizden bırakmayacaksınız. Siz öfkenizin değil, öfkeniz sizin uşağınız olacak. İçinizde kıyametler kopacak. Kalbiniz dışarı fırlamak için feryat edecek. Bunlar olmadan siz tam bir insan olamazsınız. Ama bunları kontrol edemezseniz yine tam bir insan olamazsınız. Öfkeye direnmek, bileme taşına yanağını uzatmış bıçak gibi sizi keskinleştirir. Öfke anında kendine hakim olan insan kazanır. Her şeyden önce kendini kazanır. Ateşe dayanmayan toprak, tuğla olamaz.
Öfke kör eder, sağırlaştırır, lisanı bozar. Suça hazır hale getirir, gönülleri yıkar, diğer insanlarla aranızdaki köprüleri havaya uçurur. Öfkeniz çalışmak için işe yarasın. Sizi amacınıza ulaştırmak için koştursun. Size yeni yollar, yeni zeminler aratsın. Sizi kırbaçlasın öfkeniz, başkalarını değil.
Öfkesini saklayamayan adam başkalarınca bilinmemesi gereken bütün sırlarını ortaya döker. Harp planlarını düşman ordusuna gönderen bir komutan gibidir öfkesini bertaraf edemeyen adam…
Öfke, neler olup bitebileceğini asla kestiremeyeceğiniz, neler olup bittiğini de asla hatırlayamayacağınız bir yolculuktur. Böyle bir yolculuğa cüret etmeyiniz, çünkü akıl işi değildir. Evet, öfke gelir yüz sararır, öfke gider yüz kararır.

www.saitcamlica.com

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Bu yazı Çarşamba, 24 Ocak 2007, 21:59 tarihinde Hayatı Anlamak kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

Yorum yapın