Bayram için memlekete gittiğimde, Annemi kabir ziyaretlerine genelde ben götürürüm. En son gittiğimde mezarlıkta yürürken, sağ tarafımda bir öğretmenimin sol tarafımda diğer öğretmenimin mezarını gördüm. Mezar taşlarında isimlerini görür görmez, ben de bıraktıkları olumlu ve olumsuz hatıralar canlandı zihnimde. Bir kısmını annemle paylaştım. 

Dünyanın fani olduğunu biliyoruz ve hep dillendiriyoruz ama makamların faniliğini unutuyoruz. ‘Makamların şehveti ve büyüsü’ nice dava adamlarını bitirdi. Bazıları dünyalığını kazandı ama çevresini ve ahretini kaybetti. Bazıları hem dünyalarını hem ahretlerini kaybettiler. Gençlere ‘yükseldikçe alçalacaksam, yükseltme Allah’ım’ diye dua etmelerini tavsiye ediyorum. Yükselmek bazı insanlar için felakettir. Daha yüksekten düşüyorlar.

Hep kötü örnekler yok tabi. İyi örneklerin az olması üzüyor hepimizi. Hayatı boyunca hayal edemeyeceği kadar yüksek makama gelen bir insan, makamın şükrü olan hizmetleri yapmak yerine, makamın şehvetine kaptırıyor kendisini. Şehvetin her türlüsü insanı kör eder.  

Rahmet Ve Hayırla Anılmak

Genç kaymakamlara, rahmetli Recep Yazıcıoğlu’nun hayatını, yaptıklarını ve yaşadıklarını mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum. Ortalama 24 yaşlarında Kaymakam olan bir genç, 50 – 60 yaşındaki insanların karşısında esas duruşta beklemelerinden çabuk etkileniyor. 30 yıllık müftü, 25 yıllık öğretmen, devlet terbiyesi ve protokol kuralları gereği kaymakamın yanında önünü ilikleyerek giriyor. Bu hürmetin şahsına değil makamına olduğunu unutan genç kaymakam, makamın şehvetine çabuk kapılıyor. O şehvetten kendisini kurtaramazsa, emekli oluncaya kadar kendini toparlayamıyor.

Yıllar önce makamın şehvetinden gözleri dönmüş, kibir abidesi bir İl Milli Eğitim Müdürü ile tanışmıştım. Emekli olduktan sonra ne yaptığını sordum arkadaşlara. Hiç kimsenin yüzüne bakmadığı, kimsenin selam vermediği bir emekli amcaya dönüştüğünü anlattılar.  

Efsane Vali

Cumhuriyet tarihi boyunca ‘efsane’ lakabı almış başka bir bürokrat var mı bilmiyorum. Ancak rahmetli Recep Yazıcıoğlu, Türkiye’nin en genç valisi olması yanında ‘efsane’ lakabıyla anılan tek vali olarak akıllarda kaldı. Recep Yazıcıoğlu 1984 – 1989 yılları arasında Tokat Valiliği yaptı. Liseye geçtiğim yıl Tokat’tan ayrıldı. Bugün bile memleketim Tokat’ta hayırla anılır. 30 yıl geçmiş olmasına rağmen unutulmadı hizmetleri.

Recep Yazıcıoğlu dışında Tokat’ta ismi unutulmayan bir bürokrat veya siyasetçi nerdeyse yok. Ak Parti döneminde 3 dönem (15 yıl) Milletvekilliği yapmış kişiler, 10 yıl Belediye Başkanlığı yapmış isimler var. Şimdi adları bile unutuldu. Hatırlayanların önemli bir kısmı hayırla anmıyor isimlerini. Recep Yazıcıoğlu öldüğü halde unutulmadı, o isimler yaşarken unutuldu.

Mesele hangi makamda ne kadar kaldığınız değil, milletin gönlünde ne kadar iz bırakabildiğinizdir. Makamlar arkanızdan, olumlu veya olumsuz iz bırakır.

Bir Cevap Yazın