Bir Rus generali, Şeyh Ş-mil’in iştahını abartarak “Beni yemenizden korkuyorum” deyince, Şeyh Ş-mil:
– Boşuna korkmayın efendi, demiş. Bizim dinimizde domuz eti yemek haramdır.
TAKVA NE DEMEK?
Ebu Hureyre “takva“nın ne olduğunu soranlara:
– “Siz hiç dikenli yoldan geçtiniz mi?” dedi. Onlar da “Evet geçtik” dediler.
Bunun üzerine: “O halde oradan geçerken ne yaptınız?” diye sordu. Onlar:
– Dikenlerden sakındık, dediler.
– İşte takva da, günah ve hatalardan sakınmaktır, cevabını verdi.
İNSANIN MAHARETİ
Bir sohbet sırasında, -rif Nihat Asya’ya:
-Eğilir, bükülür, katlanır ve istenilen şekle kolayca sokulur bir cam keşfedilmiş, derler.
-rif Nihat Asya, şöyle cevap verir:
– Desenize, eninde sonunda camı da kendimize benzettik!
GÖNDERİLEN, GÖNDERENDEN HABERCİDİR
Dahi kumandan Halid Bin Velid Hazretlerinden, Efendimizi (s.a.v.) anlatmasını istemişler.
– Bu hususta son derece acizim demiş.
Israr etmişler.
– Gönderilen, gönderenin şanına l-yık olur, buyurmuş. Onu gönderen Allah (c.c.) olduğuna göre, gerisini anlayın artık.
GÜNLÜK
Bir Hristiyan, Ahmed Vefik Paşa’ya:
– Camilerinizde niçin günlük (bir çeşit koku) yakmıyor sunuz? diye sorduğunda, ondan şu cevabı almış:
– Bizimkiler abdestlidirler. Yellenmezler. Onun için günlük yakmıyoruz.
HAKLI TENKİT
Efl-tun, bir grup arkadaşı arasında oturan Sokrat’a:
– Geçen gün bir arkadaşını herkesin arasında azarladın, diye çıkışmış. O sözleri başbaşa kaldığın zaman söyleyemez miydin?
Sokrat, soruya soruyla karşılık vermiş:
– Beni böyle azarlamak için, başbaşa kalmamızı bekleyemez miydin?
OLMADIĞI YERİ GÖSTERİN
Materyalist öğretmen, öğrencisine:
– Söyle bakalım, demiş. Allah nerede? Eğer bilirsen portakal vereceğim.
Öğrencinin cevabı şu olmuş:
– Siz bana O’nun olmadığı yeri gösterin, ben size bahçe dolusu portakal vereyim.
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Perşembe, 08 Mart 2007, 19:48 tarihinde Hazır ve Akıllıca Cevaplar kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....














son yazı çok güzeeeeeeeeel e tabi dierleride
son yazı harbiden super e tabi dierleride
son yazı süper ötesi:)diğerleride güzel ama o daha güzel:)
çok cüzelllll:D
takva Allaha yakınlık ve vuslat kapısıdır.o dostluk kapısından geçenler,hayatı,med-cezirlerine kapılmadan,denge ve muvazeneyi bozmadan huzur içinde yaşarlar.KENDİNİZE YOL AZIĞI HAZIRLAYINIZ,ŞÜPHE YOKKİ AZIĞIN EN HAYIRLISI TAKVADIR….bakara 179 çünkü takva azığımız varsa ilimde dahil olmak üzere ilahi yolculuktaki vasıtalar ibadetler,hayır,hasenat,muamelat ve bütün hizmetler bizi Hakka ram eder eğer takva azığımız yoksa netice hüsrandan ibarettir,amellerimizin ıskartaya çıkmasıdır