- -
– Büyük çalışırların hepsi veya hemen hemen hepsi, zaman zaman yalnızlığa çekilmesini bilen kişilerdir. Kırda evleri, dağda barınakları veya ıssız bir kumsalda bir kulübeleri vardır. Sıkıldıkları zaman oralara sığınırlar. ANDRE MAUROİS;- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
-- Denemedikçe kimsenin dostluğuna güvenme.-
-- Teşebbüslerini erteleyenler, bekleyenler, yarın yaparım diyenler; ‘Hayatlarını erteleyenleri nehrin öbür yakasına geçmek için suların akmasının bitmesini bekleyen ahmaklara benzerler”. (Horace)- - -
-- Herşey çoğaldıkça ucuzlar. Fakat edep çoğaldıkça değeri artar.-
-- En acı ‘fil kazası” da herhalde file yardım etmek isteyen birisinin fil tarafından ezilmesidir. -
-- Rize’nin iklimini bilenler oraya muz değil çay ekerler. İnsanların, şehirlerin, ülkelerin de iklimleri vardır. Hedef adamı bu iklimleri iyi bilir, bu iklimleri gözetir.-
-- Yüzünde çıkan sivilceden ödü kopan birisini, kitle içinde ölüme gönderebilirsiniz. -
-Ãç tane biri alt alta koyarsanız üç eder, amma üç tane biri yan yana koyarsanız 111 eder. - -
-- Bana ‘Ben tekme atabilirim” dersen sana şöyle cevap verebilirim: ‘Sen insana değil, eşeğe uygun bir özellikle övünüyorsun.”-
-- Eğer öküzlerle domuzlar konuşabilselerdi, yemden başka şey düşünenlere böyle alay edeceklerdi. -
-- koyunlar ne kadar yem yemiş olduklarını çobanlarına gidip göstermezler. Ama yedikleri yemi iyice sindirdikten sonra süt ve yün yaparlar. Sen de bilgisizlere özlü düşünceler sayıp dökme. İyice sindirmişsen bunları davranışlarınla göster. -
-- Bir çömleği seviyorsan topraktan yapılmış bir çömleği sevdiğini bil. Kırılırsa üzülmezsin. (Epiktetos)-
-- Dinlenmek için önünüzde bir ebediyet var. -
-- Kar kalınlığının 25 cm’yı bulduğu bir yerde iki metrekaredeki kar taneciği sayısı bir ilyonu geçebilir. Ve insan parmağındaki iz gibi hiçbir kar kristali birbirine benzemez. Gökten inen sayısız kar tanesi arasında tıpatıp aynı ebatta, aynı şekilde ve aynı sayıdaki molekülde olan kristal şimdiye kadar bulunamamıştır. -
-- Ya füzelerin gölgesinde intihar edenler ne oluyor? Onlar bütünlüğün kurulamamış olmasının kurbanı. Füzeleri yiyenlerin felaketinin sebebi de bu: Bütünlüğün kurulamamış olması. -
-- Evlatlarını terbiye eden bir millet düşmanlarını azarlamış olur. (Ebu’n Necip Sühreverdi) -
-- Çöplükte biten yeşillikten sakının. -
-- Duvarda bir gedik açmaya bir taşın eksilmesi yeter. Ãyleyse çocuklarımızı bütün taşları ve eksiksiz bir yapı halinde yükseltmeliyiz. (A.Nihat Asya)
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Pazar, 28 Ocak 2007, 19:14 tarihinde Güzel Sözler kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....














bence yazılanları hekez okumalı ama yalnız okumamalı aynı anda anlamalı anlamakla kalmamalı onu hayatına taşımalı insanlık sürüklendiği bu sonu olmayan dünyada birgün kaybolacagını anlamalı yaşanmtısını hep varolmak adına dil olmadında arkasındakilere yapıcak birşeyler sunmaklada uğraşmalı
Bu güzel sözlerden keşke herkes kendince bir pay çıkarabilse,insanları anlamak öylesine kolaylaşırdı.
Akıl,sabır ve cesaretin tüm insanlarda bulunmasını temenni ediyorum.Çünkü bunların üçünün bir arada
olmadığı bir toplum haline geldik..