“Yıllarca öğrencilerime, “Dürüst olun, namuslu olun… Para kaybedin, ancak şerefinizi kaybetmeyin!” diye nasihat ettim… Keşke “Çalın, çırpın, kandırın, kısa yoldan zengin olun!” diye nasihat etseydim.”
Bu sözler emekli bir öğretmene ait. Emekli olduktan sonra, aldığı ikramiye ile ticarete atılmış. Alacaklarını tahsil edemeyen, verilen sözlerde durulmadığından, birçok sıkıntı yaşayan emekli öğretmen, aldığı ikramiyeyi ticaret hayatında kaybetmiş.
Sonrada ticari hayatta edindiği tecrübeyi (!) çevresiyle “Keşke ‘dürüst olun’ diye nasihatlerde bulunmasaydım”, diye paylaşmaya başlamış.
* * * * * *
Bir öğrencimin işyerinde çay içerken, öğrencim zenginlerin alışveriş yaptığı mağazalarda ki ücretlerden bahsediyordu. “Öyle markalar var ki Hocam, isimlerini bile duymamışsınızdır. Bizim bir yılda kazandığımız parayı adamlar bir gece de harcıyorlar. Benim bir yıl boyunca aileme aldığım kıyafetlere ödediğim bedeli onlar, tek bir ceket alırken veriyorlar” demişti.
Öğrencim konuşurken içimden, “Acaba kefenlerini kaç paraya alacaklar?” diye geçirdim.
Polis memuru bir arkadaşım, rüşvet almamak için gösterdiği direniş yüzünden, yaşadığı sıkıntıları anlatmıştı. Sonunda, tayin isteyerek kendisini, haram lokma yemekten korumayı başardığını biliyorum.
Bunu, yaşamayan bilemez. Düşünsenize, öyle bir ortamda çalışıyorsunuz ki, etrafınızda ki herkes gayri meşru yollardan para kazanıyor. Rüşvet alıyor, ihale komisyonu almak için kırk takla atıyor. Arkadaşlarınız, maaşları dışında elde ettikleri bu paralarla ev ve araba alıyorlar. Siz ise, sadece aldığınız maaşla ay başını getirmeye gayret ediyorsunuz. Haram lokma yemiyor, evlatlarınıza haram lokma yedirmiyorsunuz. Ne kadar direnebilirsiniz?
* * * * * *
Yokluk mertliği bozar mı?
Gayrı meşru işlerle uğraşan bir arkadaşımı ne kadar uyardıysam bir türlü vazgeçiremedik. “Senin aldığın maaşla binlerce insan evini geçindiriyor! Bu işlere bulaşarak hem kendi geleceğini hem ailenin ve çocuklarının geleceğini riske atıyorsun. Eninde sonunda yakalanacaksın. Yazık etme kendine!” diye nasihat etmemize rağmen, vazgeçiremedik.
Kendisini, “Yokluk mertliği bozuyor!” diye savunmaktan vazgeçmedi. Aslında meselenin yokluk değil, açlık (doyumsuzluk) olduğunu biliyorduk. Ancak arkadaşımızı maalesef ikna edemedik.
“Kendi düşen ağlamaz!” demekten başka bir çaremiz kalmadı.
* * * * * * *
Alemin enayisi ben miyim?
Son yıllarda, bir çok arkadaşımla bu ve benzeri konulara konuşmak zorunda kalıyoruz bir araya gelince.
Herkesin dürüst olduğu bir ortamda dürüst olmak marifet değil. Marifet, bir çoğunun çalarak, çırparak, ihale komisyonları alarak zengin olduğu bir ortamda, “Haram lokma yemem!” diyecek kadar dürüst olmaktır.
“Alemin enayisi ben miyim?” düşüncesi, insanı uçurumdan aşağı yuvarlar. Zaten “Alemin enayisi ben miyim?” cümlesi, kırılma noktasını oluşturuyor. O güne kadar, “Benim şerefim, namusum, karakterim paradan çok daha önemlidir” diyen bir insan, çevresindekilerin yanlışlarından, yanlış yaklaşımlarından etkilenmeye başlarsa, “enayilikten!” vazgeçiyor.
Her şeyin bir bedeli vardır. Dürüst olmanın, haram lokma yememenin de bedeli “alemin enayisi” olarak algılanmaksa, bu bedel ödenmeye değer.
Çünkü, kefenin cebi yok!
Sait ÇAMLICA
Eğitimci – Yazar
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Çarşamba, 09 Eylül 2009, 20:09 tarihinde Yayınlanmış Yazılarım kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....










