Karamsar insanlar başımıza bir şeyler gelecek diye yaşarlar Hiçbir şey olmayınca da ‘ya olsaydı?” diye üzülmeye başlarlar.
Karamsar olanlar genelde boş zamanlarını değerlendirmesini bilmeyen veya zamanını boş işlerle geçiren insanlar arasından çıkarlar.
Boş bırakılan tarla diken, boş kalan zihin karamsarlık üretir.
-
- Karamsar insan; Güneşe baksalar, siyah lekeler görebilecek kadar karamsardırlar.
Bir kır çiçeğini, bir nar çiçeğini göremeyecek kadar kördür.
-
- Kapkaranlık bir gecede bir mağarada kara bir taşın üstündeki siyah karıncayı, görecek kadar kabiliyetlidirler
-
-
ÃMİTLİ OLMAK,
Sorunu görmemek anlamına gelmez.
Sorunla beraber, ‘fırsatları da” görmek anlamına gelir.
‘Ãmitli İnsan”, sorunu çözecek iradeye sahip olan insandır.
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Pazartesi, 12 Mart 2007, 09:52 tarihinde Hayatı Anlamak kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....














Hani bardağın dolu tarafını görmekten bahsederiz…. Bence bardağın yalnızca dolu tarafını görmek de yanlış, yalnızca boş tarafını görmek de yanlış. Sizin de dediğiniz gibi, bardağın dolu tarafını da boş tarafını da görüp, boş tarafını nasıl doldururum diye düşünmeli:)))
Karamsarlık, psikolojik sorunlardan da kaynaklanabilir diye düşünüyorum ben. Çevresinden takdir görmemişse, saygı görmemişse bir insan, iyi bir yöne kanalize olmamışsa karamsar olur. Ev hanımı olan annelerimizde çok oluyor . Evde yaptıkları işler küçümseniyor mesela.
bence her insanda birazda olsa karamsarlık vardır ama dısarı cıkaran var cıkarmayan var bız cıkarmayanlardan olalım………..
Karamsar insan bilindiği gibi bedbin, içine kapanık , kendine özgü hayellerin olduğu ve iyimser haberlerden vaz geçen ancak yüzü kendisine ilgi duyulan taraftan güler.Hayatın inceliklerine birer ibret alıcı ve tekerrür edici olaylarına dikkat etmek amacı ile kendisine sunulan imtiyazları görmeksizin tek başına yaşayabilir. Kendine uzatılan ellerin birer iyi , kötü tarafından değerlendirmesini yaptıktan sonra ilersini düşünmeden red yada kabul edeceğini sanmadan devamını ister.Ben karamsarlığımın üst devrelerindeyim örnek vermem gerekirse ; hiç arkdaşım yok ,evden ve karanlık odamdan dışarıya çıkmam ,sürekli bana iyilik yapanların neden böyle bir şey yaptığını düşünürüm , kimseye güvenemem ,kimseyide sevmedim bu ahval-i kadar derinlikler içinde düşüncelerimin aksiliğine aldırmadığım günlerde oldu kendimden habersiz uyuduğumunda aklıma incileyen haber dinyalleri ancak kalbimin içi sürekli kanadı kuruntularıma sahip çıktım sonra ise ardından acıların başlangıcı hiç başarılı olduğumu sanmıyorum ,Küçüklüğümde bile diğerleri uçurtma havalandırırken ben yerde taşları kıvrandırıyordum . umarsız bir rikikat olan hakikatlarıma kimse kimsesiz dünyamın içine girmedi şuan biraz karışık fasih yazıyor olabilirim oda bir parçası. Gözlerimi kapattığımda hayallerimin olmasını bende istedim ama başarıızlığımın hiç sonu gelmedi yaşıtlarıma özenmek istedim onuda beceremedim kimseye bir imremmişliğim yok .Kendime zarar verdiğim zamanlar da oldu , Aile büyüklerim bana kızarlardı neden böylesin diye ama ben kimseyi dinlemez sürekli kendi hayatımı yazardım bir çoğu melankoliye bağlamış bedbin derun-e olan kapatılmış hislerim . Lehçe tefrikki zail anlamanız biraz güç olabilir . neyse devam edersem eminim bayağı yazarım sadece kendimden ve fikirlerimden bahsetmek istedim …
çok kötü değil iyidde değil orta şekerli bunu yazan galiba bir ruh hastası yazık çocugaa
Ümitli olmak yaşayan hayatların aksiliğinde bu gün, yarın nasıl yaşayacağını bilmeden aptalca ömrü-devamıdır, insanları barındırır. Gülmek mükafatı olmadan, kalbi yarım bırakanlardan ceza olarak anımsanamaz. Gözlerin acizliğinde hayatın sahteliğini bilmek gerekir. Mutlu olacaksın mutlu olmadan. Deyimler kulak yırttı çoğu zaman. Soru; Allah’-ü Teala bizim herşeyimizi bilir. İleride neler yapacağımızı ne yapmayacağımızı. Peki neden mutsuz kılar. Bilinmez. İşte hayattan insanlar beklentilerini istedikçe yorgun pessimistic.
İsyan değil. Sadece mutlu olmak bulutlara misafir olan yağmur damlalarının bir zaman sonra o yükseklerden mutluluktan havalara uçmuş insan portresinden yere ani bir çakılış ve yok oluş devrimi. Okuduğum yorumlarda. Karamsar insan için karamalar. Vs….. Sürekli gül mutlu ol. Etrafında o kadar sahte gülüşlü insan varken. Yaa ağlayanlar. Göz yaşlarının kopyalarıda vardır. Ama Gülmenin gerçekliği sahte bir ibare-i ibretten ibarettir. Ozan-ı bedbaht. Lehçe-i tefrik.
karamsarlık yerine göre güzel birşey .. yalanların olduğu , sahte insanların ve eylemlerin olduğu yerde karamsarlık bence bir kalkan halini alıyor. karamsar insanlar bir nevi şüpheci insanlardır bence tabi neye gör şüphe oda tartışılır. ben kendimde özümsediğim bir hadis var ve genelde ona göre hareket etmeyi tercih ediyorum . hadiste diyorki.. ”şüphe duyduğun şeyden uzak dur”" nedenini ve nasılını düşünmeden uzuk durmayı tercih ederim. vicdan insanın en büyük muhasebesi değilmidir zaten . tabi o muhasebe dediğimiz vicdan hala canlı ise uyku haline geçmemişse yada ölmemişse.. eğer karamsarlık kötü bir şey ise .. karamsarlıktan kurtulmanında sadece şükürden geçtiğini düşünüyorum. taş kalpler ..yani gelene sevinmeyen gidenede üzülmeyen kalpler bence karamsar kalplerdir.. kalpte sadece ALLAHI zikir ile tatmin olursa . tatmin edildiği sürecede karamsarlık ortadan kalkar. tatminden kastım nefsi isteklerin giderilmesi değil. ruhun ne derece beslendiği noktasından bahsediyorum . tabi bunun ayrımınında iyi yapılması gerekir.. ALLAH HEPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN İNŞALLAH.. Saygılarımla… :=))
BENCE ÇOK GÜZEL.SİZİN GÖRÜŞLERİNİZE TAMAMEN KATILIYORUM.BİZİMLE PAYLAŞTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER
YA ÜMÜİTSİZSİNİZDİR,YA DA ÜMİT SİZSİNİZDİR.
karamsarlık çoğu zarar azı zarar bi duygu…bu dünyada güzellikleri görebilmek kadar güzel bişey varmıdır?bilinmez… ama gözüyaşlı kimseler gibi olmaz,anlayabilmak için gerekli yani dünyanın kahrını çekmek gerekmez.
ALLAH kimseyi karmsarliga düsürmesin. kimse bence karamsar olmak istemez.am karamsarlik bence bir hastaliktir ve tedavisi vardir piskologlar bunun icindir imanli bir insanda karamsarliga düsebilir.hayat sartlari
hayat anlam ,neşe,güzellik,eğlence, karamsarlık,kısacasıherşeyi biz kendimiz yapmaktayız oyüzden hayatımıza karamsarlık değil umut ekmeli ve yeşertmeliyiz
hayatı neşeli kılmak bizim elimizde hayatta ne acısı olupta anlatmayan bin tane insan var ama buna rağmen yaşamayı biliyolar hayata umutla bakıyorlar
karmsrlık mı bizmanlar benm için en kötü şeydi ama şimdi öle değil bu durumu atlattım ALLHA şkür bırkalım şeytanı sevindirmeyi.karmsrlık herşyden uzak olmak demk içine kapnmktır
en kötüsü bunu arkdaşlrının dışında kimsenin yani ailenin billememsi varya işte o koyuyo kendi başına çare arıyosun ben bu tür yazlırı okuya okuya atlttım yine diyorum bırkalım şeytanı sevindirmeyi olumsuz düşünmk yerine olumlu düşünün gazabını vern ALLAH hayrınıda veriyo yaşmınıza dikktlice bakın ben öle yaptım
bencede karamsarlık kötü bişey insanın içini kemiren sadece içini değil adeta hayatını kemiren bir kurttur işte sırf bu kurdun içimizi ve hayatımızı kemirmesine izin vermemek için karamsarlıktankaçınmalıyız
çok yüzeysel, konu hakkında hiç çalışılmadan yazılmış, konu hakkında bilgi edinmek isteyen kişilere hiç bir bilgi vermeyi amaçlamamış bir yazı olmuş. çalışmalarınızın artarak devam etmesini dilerim.
ben okadar karamsarımkı ne yazsam diye bile karar veremıyorum ben çevremde alevı kısım yasıyorlar bende hanefeı meshebınden oldugum ıcın bie ii gösle bakkmıyorlar hakır görüyorlar sevi saygı görmedigım için bu lanet seyın pencesındeyım insanlara guvenemıyorum çekıngenlıkte sorunum varr benimle bu sorunu olan arkadaslar sohbet etmek isterım
Doğrusu içinde karamsarlık yaşamamış hiç kimseyi düşünemiyorum.Mutlaka hepimiz bu duygulardan geçmişişzdir.Bunu atlatmakta tamamen bizim elimizde bunun içi
n bünyemizin güçlü olması lazım.Hayatta tam karamsarlığı atlattıkderken ytine onun la karşılaşabiliriz.bence bundan kurtulmakiçin her yaşanan şeyin güzel yönünden bakmak lazım
karamsar insanlar içlerine kapalıdırlar.Dünyayı görmezler tanımazlar.Hayata boş boş bakarlar.belkide birşeylerle ilgilenseler karamsarlıktan kutulabilirler.bu lonu hakkında konuşmak isterseniz :seyma_nur_koca@hotmail.com u kaydedin
karamsar insanlardan bahsediyorsunuz değil mi peki karamsar insanların negatif revizyonlarından ziyade pozitif bilşsel senkmenlerinizden haberiz varmı:)örneğin karamsar bir yapıya sahib olan insanların edebiyat konusunda ve dini sorgularken çok akılcı fikirler öne sürdürdüğünü biliyormusunuz:)
peki karamsar bir ütopyaya sahib kişilerin çok güzel şiiir yazdıklarını biliyor muydunuz?
o halde karamsar insanların çok akıllı olupta sadece bunu şiirlerinde yahutta bir seminerde konuşurken empoze ederek kendini rahatlattığını hiç duydunuz mu:)
dünyanın en güzel şiir yazan karekterleri karamsarlardır:)bir konu hakkında yorum yaparken dikkatli bir inilti serileyin teşekkkürler.
kırılmış düşlerdeyim yine
ellerimde güneşin rengi
gözlerimde o son ifade
ağlıyorum dünkü bu güne
unutmuşum yarını yine
düşlerimin gölgesinde
çırpınıyor ümidim
doğan güneşte