Kanı bozuk Türkler ve Kürtler!

Kanı bozuk Türkler ve Kürtler!

Bir aileyi en çok üzen, en çok yıpratan şey kardeş kavgasıdır. Bir anneyi en çok ağlatan da kardeş kavgasıdır. Bu ülkeyi seven, bu ülkeyi gözbebeği gibi, bir annenin evladını yüreğinde taşıması gibi seven herkes, bu ülkede yaşanan kardeş kavgasından, bir anne gibi acı çekiyor. Yada acı çekmesi gerekiyor.

Birbirine silah çeken iki kardeşi gören bir annenin feryadı neyse, bizim bu kavgalara karşı feryadımızda öyle olmalı. Bizim feryadımız, bu kavgayı körükleyenlerin çığlıklarından yüksek çıkmalı. Aksi takdirde bir evladını toprağa, diğerini cezaevine yollayan bir anne kadar açı çekeriz.

 

Her millet bir ayettir

Sayın Ali BULAÇ, kaleme aldığı Kürtler Nereye kitabının girişinde; “Kadim bir geleneğe göre, eğer iki kabile arasında baş gösteren düşmanlık kesin olarak bir savaşa dönüşecekse, savaşın önüne geçmek isteyen üçüncü şahıslar veya kabileler, şimdiki düşman kabilelerin geçmişte birlikte yaşadıkları güzel günleri, ortak zafer hatıralarını şiirler okuyarak dile getirirlerdi” diyor.

Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Her milletin bir ayet olduğunu anlattığı pasajı paylaşmak istiyorum sizlerle.

Göklerin ve yerin yaratılması ile dillerinizin ve renklerinizin birbirinden farklı olması, O’nun ayetlerindendir. (Rum 22)   

Renkler, diller ve kavimler bir çiçek bahçesidir. Beşeriyetin farklı ırklardan, kavim ve topluluklardan teşekkül etmesi Allah’ın muradıdır. Her bir renk ve dil (insan grubu / kavim), Allah’ın muhteşem bir ayetidir. Bir kavmin dilini unutturmak, örf ve adetlerini baskı altına almak, geleneklerini zorla değiştirmeye kalkışmak, yani bir kavmi, bir etnik grubu asimile etmek, Allah’ın bir ayetini yok etmeye kalkışmakla aynı şeydir.

 

Döl kardeşliği değil yol kardeşliği

Kardeşlik, aynı karında yetişen karındaşlık olarak kabul edilir. Ancak İslam dini, kardeşliği aynı anne babanın çocuğu olarak değil, aynı yolun yolcusu olarak tanımlar. Yani Kuran’a göre, döl, kan, ırk kardeşliği değil, İslam kardeşliği vardır. Hz. İbrahim’in babası, Hz. Nuh’un oğlu, Peygamberimizin amcası gibi örnekler, Müslümanlar için yeterli örneklerdir.

Ülkemizde yaşanılan kardeş kavgasının suçlusu Müslüman Kürtler veya Müslüman Türkler değildir. Bu kavganın en büyük suçlusu, Türk Milliyetçileri ve Kürt Milliyetçileridir.

Irkçılığın piri şeytandır!  

“Ben ‘yaratılış itibarı ile’ ondan üstünüm!” sözünü ilk kullanan şeytandır. Ateşten yaratılmayı, topraktan yaratılmaya üstün saymış. Bu hatasından vazgeçmediği içinde lanetlenmiştir. Kendi tercihi olmayan yaratılış biçimini, ırkını, rengini, coğrafyasını üstünlük sebebi saymaya çalışmak, şeytanın en büyük oyunlarındandır. Türk olmayı üstünlük vesilesi saymak nasıl bir şeytanlık ise, Kürt olmayı üstünlük saymakta aynı oranda şeytanlıktır.

Bizi kardeş yapan Allah’tır!

Bizi Allah (cc) kardeş yapmış. Bu gerçeği aklı başında her Türk – Kürt biliyor ve kabul ediyor. Aynı anneden olan iki kardeşi birbirine düşman eden kişiye, yüreği yaralı bir anne beddualar eder. Bir annenin gözünden akan her damla gözyaşı, kardeş kardeşi kardeşe düşman edenlere bela getirir. Anne kardeşliğini bozmaktan çok daha büyük bir belaya davet çıkartmaktır, Allah’ın kardeş kıldıklarını birbirine düşman etmek.

Asırlarca Ermenilerle, Yahudilerle aynı şemsiye altında huzur içinde yaşamayı başarmış bir tarihin evlatlarıyız. Irk ve din bağı olmayan milletlerle kardeşçe yaşamayı başarmış bu milletin evlatları, Türklerle Kürtleri bir arada barış içinde yaşatmayı beceremezse, bunun bedelini çok ağır öder.

Aynı şemsiye altında yaşayan, aynı dinin mensupları, kan üstünlüğü tartışmasında boğulmamalı.

26 Ocak 2010 tarihli Taraf gazetesinde, Kamuoyu araştırması yapan Adil Gür’ün araştırma sonuçları yayınlandı. Araştırmada halka, “Sizi bir arada ne tutuyor? Dil mi, bayrak mı, aynı toprakta yaşamak mı, din mi?”diye sorulmuş. Halkın % 72.5’i “Bizi bir arada tutan en önemli şey din” diye cevap vermiş.

Kanı bozuklar!

Hz. Ebubekir’in emaneti Diyarbakır ile, Osmanlı’nın başkenti Edirne’nin kardeşliğini bitirip, kendi ırkını diğerlerinden üstün sayan herkes, şeytanın oyununa gelmiş demektir. Bu kardeş kavgasını körükleyen Türk Milliyetçilerinin de, Kürt Milliyetçilerinin de kanı bozuktur.

Hz. Ömer’in emaneti Mardin ile Sinop’un kardeşliği için mücadele etmek, Allah ve Resulünün emrine uymaktır. 

Gaziantep’in fıstığıyla, Şanlıurfa’nın dürümüyle, Antalya’nın portakalıyla, Rize’nin çayıyla, Egenin Zeytinleriyle, Trabzon’un – Ordu’nun fındığıyla büyüyen Anadolu insanını, Türk – Kürt, Doğulu – Batılı diye ayırmaya çalışanların kanı bozuktur.

Ya, hep birlikte kardeşlik türküsü söylemek zorundayız, ya da, biri mezarda diğeri cezaevinde iki evladına ağıt yakan bir anne kadar acı çekeriz.

Sait ÇAMLICA

Eğitimci – Yazar

www.saitcamlica.com

saitcamlica@gmail.com

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Bu yazı Perşembe, 05 Ağustos 2010, 16:59 tarihinde Yayınlanmış Yazılarım kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

“Kanı bozuk Türkler ve Kürtler!” için 7 Yorum

  1. doğu mir diyor ki:

    hocam yazıyı okudum ve yorum yapmayı kendime bir borç bildim…çünki yazıyı çok beğendim yüreğinize kaleminize sağlık….

  2. ŞİFA DEMİR diyor ki:

    ESSELAMÜN ALEYKÜM SAİT HOCAM BU GÜZEL YAZINIZ VE DİĞER YAZILARINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.ALLAH RAZI OLSUN.YÜREĞİNİZE SAĞLIK.HAYIRLI CUMALAR

  3. İsa Özyurt diyor ki:

    Hocam yüreğin dert görmesin , bu günlerde böyle yazılara her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var….

  4. yasin can diyor ki:

    uzun zamandır yazılarınızı takip ediyorum size sayın diye hitap etmek isterdim ama yazınızdaki hakaret içeriğinden dolayı hitabımı seviyeli tutacağım.

    türk milliyetciliğini bilmediğiniz yada anlayamadığınız yazınızdan belli

    türk milliyetcilği kendi sınırları açısından düşündüğünüzde memleket menfaatlerini bireysel menfaatlerden üstün tutmaktır, memleketi alevisi,kürdü,lazı,vs. ile bir,bütün tutmak dolayısıyla bir görmektir genel başkanımız sayın devlet bahçelininde tarif ettiği gibi vatanımız farklı renk ve kokulardan oluşan bir gül bahçesidir bizim problemimiz farklı kokan güllerle değil ayrık otlarıyladır sizin bilmediğiniz yada anlayamadığınız bir konu üzerine böyle ağır bir yazı yazmanızı size yakıştıramadım bu konu üzerine öğrenmenizi ve tekrar düşünmenizi tavsiye ediyorum bizim kafatasçı ırkçı olmadığımızı anlayabilirseniz adalet terazinizi dengelemek için tekrar bir yazı kaleme alırsınız herhalde. türk milliyetciliğinin birde diğer milletler yani insanlık boyutu var onuda görmelisiniz

  5. emocuki diyor ki:

    bilader senin işin bumu ?
    ,

  6. m.samsa diyor ki:

    Selamların en güzeliyle sizi selamlıyorum Allahın selamı üzerinize olsun; Rabbim düşüncenizi doğrudan ayırmasın, Rabbim kaleminizi hakkı ve doğruları yazmaktan ayırmasın ve yazınızda bu çirkin ırkçılık belasını çok güzel bir şekilde dile getirmişsiniz anne yüreği hayatın başladığı canlının hayat bulduğu yerdir. İnşaallah biz müslümanlar bu ırkçılık belasına bulaşmadan Rabbimizin bizi kardeş kıldığı gibi kardeş oluruz ve bize bahşedilen bu kısacık hayatta kulluk götevimizi yerine getirenlerden oluruz. Selam ve dua ile

  7. aysel diyor ki:

    SELAMIN ALEYKÜM . TEK KELİMEYLE TÜM GÖRÜŞLERİNİZ BÜTÜN YAZILARINIZ İÇİN RABBİM RAZI OLSUN… BAZI AYRIK OTLARININ SİZİ ANLAMAK İSTEMEDİĞİ ÇOK BELLİ KENDİNİ ÜLKÜCÜ DİYE TANITIP AMA KARA CAHİL OLANLAR BU YAZININ ÖNEMİNİ ANLAYAMIYORLAR. VEYA ANLAMAK İSTEMİYORLAR . ALLAH SİZİ BU YOLDAN AYIRMASIN İNŞALLAH SELAM VE DUA İLE

Yorum yapın