Bu mektup Amerikanın Irak’ı işgali sonrası
Iraklı Ãmer adında bir çocuk tarafından yazılmıştır.
Amerikanın gerçek yüzünü görmek isteyen herkesin bir ders çıkarması
gerektiğini düşünüyorum
Ben Basra’dan Ãmer
Belki haberin yoktur diye yazıyorum Franks,
Ãnce demokrasi yağdı göklerden
Sonra özgürlük geçti üstümüzden palet palet
Ve insan hakları namlularından yüzü maskeli adamların
Saniyede bilmem kaç bin adet.
Demokrasi bizim eve de isabet etti.
Bir gün sonra anladım ayaklarımın koptuğunu
Babamın vücudun da tam on sekiz adet insan hakları saymışlar.
Annem zaten yoktu
Ben doğarken ilaç yokluğundan olmuş.
Ambargo falan dediler yaAnlamadım, çocuk akli iste Sen daha iyi bilirsin
Sizde de barış böyle midir Franks?
İnsan hakları, çocukları yetim ve ayaksız bırakır mı orada da?
Ya demokrasi? Güpegündüz pazara düşer mi?
Ve zenginlik İnsanları korkudan uykusuz bırakır mı?
Ve kuşlar gökyüzünü terk eder mi orada da?
Babama söylediğim son dua dilimde,
Ayaklarım hastanede
ve giymeye kıyamadığım- ayakkabılar elimde kaldıÇocuğun var mı Franks?
Al Çocuğuna götür onları
Bir işe yarasın.
Kim bilir baktıkça
Belki beni- hatırlarsın
‘Bu nasıl demokrasi Franks.? Düştüğü yeri yaktı,
Merhamet hür dünyaya bu kadar mı Irak’tı?”-
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Salı, 26 Haziran 2007, 15:23 tarihinde Alıntılar kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....














Bağdat bize bu kadar mı IRAK?
Ne biçim müslümanız,onları yakan yıkan ateş bir gün bizi de bulunca anlarız neyin ne olduğunu…MÜSLÜMAN MÜSLÜMANIN DERDİYLE DERTLENMELİDİR.NERDE KALDI BİZİM MÜSLÜMANLIĞIMIZ????????
bende de bosnalı küçüğüm diye bır sıır vardı aynı nıtelıkte …ah onlar orda yanarken bız burda hanı basıt ıslere kafa yorup kendımıxe dert edıyorux onu allah akıl fıkır versın bıze…
Yanı başımızdaki çoçuklar ağlarken ve yerdeki mermilerle bişey anlamadıkları için oyun oynarken. Ve bir çoçuğun Amerikalı askere bir şey uzatırken ve karşılık olarak kalbindeki o insan sevgisine yediği kurşun. İstiklal şairimizin dediği gibi; “Medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar”.
BİR ELİN NESİ VAR İKİ ELİN SESİ VAR << dememismi atalarımız
Aslında herkesin herseyden haberi var ama basımızı saklamısız yastıklarımızın altına deve kusu misali
bu is tüm müsülmanlık isi bu savas hepimizin savası ama nerdeee dedim ya biz basımız bizi kimse gormesin diye bırakmısız yastıklarımızın altına am uyuya kalmısız ve uykudayken kim anlarki bu savas yavaş yavaş bize de yaklaştıgını:(
BİR ELİN NESİ VAR İKİ ELİN SESİ VAR << dememismi atalarımız
Aslında herkesin herseyden haberi var ama başımızı saklamışız yastıklarımızın altına deve kuşu misali
bu iş tüm müsülmanlık işi bu savas hepimizin savaşı ama nerdeee dedim ya biz basımız bizi kimse görmesin diye bırakmışız yastıklarımızın altına ama uyuya kalmısız ve uykudayken kim anlarki bu savaşın yavaş yavaş bize de yaklaştıgını:(
başbakanımız her konuda müslüman olduğunu sölüo ya madem o kadar müslüman bari bi göstersinde bizde ırağa yardım edelim.. AHMET BEYİNDE sölediği gibi BAĞDAT bize bu kadar mı IRAK..
aybuke isimli kullanıcıya cevap
kimin müslüman olup olmadığına senmi karar vericeksin ? kimin gerçek müslüman olup olmadığı allah c.c. katında bellidir. ve ancak o bilir.. eğer sen başbakana müslüman değil dersen ve o allah katında müslümansa (-ki önemli olan allah katındaki yeridir) vay senin haline ozaman…
Müslüman ülkeler birliği adı altında birleşebilsek ne güzel olurdu.O zaman yaşamayı daha çok seveceğimize inanıyorum,huzur kokardı heryer ve bir Müslüman çocuğu franks e demokrasi nedir diye sormazdı.Huzurun hakim olduğu günleri Rabbim bize nasip etsin inşaallah.
allah yardımcıları olsun biz bilemeyiz yada o kadarını bile düşünemyiz yaşadıklarının