İnsan, ister mermi kullansın ister oy pusulası, iyi nişan almalı…

Bu yazı Pazar, 22 Temmuz 2007, 13:22 tarihinde Yayınlanmış Yazılarım kategorisi altında yayınlandı.4906 defa okunmuş, 3 Yorum »
İnsan, ister mermi kullansın ister oy pusulası, iyi nişan almalı…

Bir seçimi daha geride bıraktık. Ben siyaset yazısı yazmayacağım. Siyaseti değil cehaleti yazacağım. Bence bizim toplum olarak en büyük mücadele alanımız siyaset değil, cehalet olmalı. Haftalardır siyaset yorumları ve yazılarıyla boğulduk. Sadece yorumlar mı? Her yerde her köşede siyaset konuşuldu. Dost sohbetlerinde siyasi fikrimi paylaşmakla beraber genelde susmayı tercih ettim. Susmak konuşmaktan çok daha zordur aslında. Söyleyecek sözüm olmadığı için susmadım. Konuşmayı, tartışmayı öğrenememiş bir millet olduğumuzu bir kez daha gördüğüm için susmayı tercih ettim. Konuşan arkadaşların çoğunun birbirini incittiğini görünce iyi ki de susmuşum diyorum. Seçim sonuçlarını da yorumlamak istemiyorum. Ancak seçim sürecinde aldığım notları paylaşacağım sizlerle. Önce konuşmayı öğrenmeliyiz.

Önceden sağcılarla solcular kavga edince, ‘Bu oyuna gelmeyin!” diyenler, önceden Alevi Sünni çatışmaları olunca ‘Aynı kitaba, aynı peygambere inanıyoruz!” diyenler, önceden Kürt -€“ Türk tartışması olunca ‘Bin yıldır aynı topraklarda kardeşçe yaşıyoruz” diyenler birbirlerini acımasızca eleştirmeye hatta hakaret etmeye başladı. Üzüldüm, hem de çok üzüldüm. Tartışmaları seyrederken içim acıdı. Biz konuşmayı ve tartışmayı da bilmiyoruz maalesef.

Allah, Firavun gibi bir zalime Peygamberini gönderirken bile ‘Ona tatlı dil ile anlat!” diye emir veriyor. Bize bunları öğreten büyüklerimin konuşma üsluplarını görünce çok üzüldüm.‘Onların ilahlarına küfür etmeyin ki onlarda sizin rabbinizi küfür ederler!” diyerek, batıl bile olsa, başkalarının putlarına küfür etmenin yanlış olduğunu bize öğreten hocalarımın ‘başka partiye oy veriyor” diye insanları ne kadar rencide ettiğini görmek beni çok üzdü.

‘Girmeden tefrika bir millete düşman giremez,Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.” gibi şiirleri bize ezberleten ağabeylerimizin birbirlerini küfür ettiğini duyunca içim çok acıdı.

Seçimlerin geçici, komşuluğun kalıcı olduğunu unutuyoruz. Müminin feraseti velinin kerametinden üstündür.

Yazmak istediğim halde yazmakta zorlandığım konulardan biride cemaatler ve siyaset konusu. Cemaatler ile ilgili bildiğim her şeyi yazsam, yada tüm düşüncelerimi paylaşsam dostlarım kırılacak. Hiçbir şey yazmasam, yara bizim yaramız, yara büyüyecek. ‘Söylesem söz, söylemesem içimde köz olur” ya da ‘konuşsam kan, sussam can gidiyor” dedikleri bu olsa gerek.

Feraset kelimesi ‘feres” kelimesinden türemiştir. Çok keskin gözlere sahip olan Atlara gözü her şeyi görmesin diye ‘at gözlüğü” takılırmış. At’ın gözüyle bakınca her şeyi, at gözlüğüyle bakınca sadece önünü görebilirsin. Feraset sahibi olmak her şeyi daha iyi görebilmek demektir.‘Görmek” için uğraşmayan insanların ‘gösterilen” yerlere gözü kapalı gittiğini görmekte düşündürdü beni.

Eskiden dinlerdik ‘İslam köylü Nurlu Süleyman” yalanıyla yıllarca inançlı insanların sömürüldüğünü. Fazla bir şey değişmemiş. ‘şeyhim yada cemaat liderim ne diyecek?” diyerek siyasete bakan, yüzlerce okumuş (!)insanımızın hala var olduğunu görmek beni düşündürdü.

Mikrobu Doktor bulaştırıyorsa hastanın işi zor demektir. Ömrü İslam’a hizmet için geçmiş bir cemaatin, tüm hayatı mafya örgütlenmeleri içinde geçmiş bir lidere nasıl destek verir anlamak gerçekten zor. Cemaat Önderi ve Siyaset Adamı

Sultan II.Abdülhamid’in tahtan indiriliş sürecini okuyanlar, o dönemde Sultan Abdülhamid’in nasıl siyasi oyunlarla mücadele ettiğini ve kimlerin bu oyunlara düştüğünü daha iyi bilirler. Bu dönemi okumayanlar mutlaka okusunlar.

Sultan II.Abdülhamid’in tahttan indirilmesini onaylayanlar arasında, ‘Hak dini Kur’an Dili” tefsirinin yazarı Elmalılı Hamdi Yazır’ında bulunduğu biliyor muydunuz? Bediüzzaman Said Nursi ve İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un bile Sultan II.Abdülhamid aleyhinde konuştuklarını, tahttan indirildikten yıllar sonra gerçeği anladıkları için pişman olduklarını biliyor muydunuz?

Kimseyi kötülemek, yada karalamak gibi bir niyetim yok. Sadece bir gerçeğin daha iyi anlaşılmasını sağlamaya çalışıyorum.Bir insan Tefsir yazacak kadar İslam ilimlerine vakıf olabilir. Ancak siyasi feraset sahibi olmak başka bir şey, cemaat lideri olmak başka bir şey. Cemaat liderini seven insanların, siyasi bakış açılarını da şeyhlerine devretmelerini anlamakta zorluk çekiyorum.

Sultan II.Abdülhamid anlaşılamamaktan o kadar sıkılmış ki, ‘benim şu küçük odamdan gördüklerimi onlar (İttihatçılar) tüm Avrupayı gezdikleri halde nasıl göremezler?” diye dertlenmiş. Sultan II.Abdülhamid aklıma geldikçe dilimde hep, ‘Büyük dava adamlarının heykelleri, hayattayken üzerlerine atılan taşlardan yapılır” cümlesi dolanır. Sultan Abdülhamid’e ‘Tarih tekerrür eder mi?” diye sorduklarında, ‘Tekerrür eden tarih değil, hatalardır” demiş. * * * * * *

Oy vermekten bahsedildiği zaman Malcolm X’in ‘İnsan ister mermi kullansın ister oy pusulası, iyi nişan almalı. Kuklayı değil, kuklacıyı vurmalı” Sözü hep aklıma gelir. Yarabbi, bizi tarihten ders almayı bilen kullarından eyle!Yarabbi, bizi kuklacıları görecek, feraset sahibi kullarından eyle!

Öyle dualarımız vardır ki kabul edilse daha çok acı çekeriz. En güzel dua, hakkımızda hayırlısı Sait ÇAMLICA

Eğitimci – Yazar

www.saitcamlica.comsaitcamlica@gmail.com

Yorum yapın

Kitap ve Konferans Talepleriniz için

0535 359 43 00

saitcamlica@gmail.com

Banner
ve
Afişler

E-Posta Adresinizi Yazın Yeni Yazılar Mailinize Gelsin :

Kaydı tamamlamak için mailinize gelen maili onaylamanız gerekmektedir.