Tavuk ne işe yarar, ne üretir?
Bu soruya birkaç cevap verebilirsiniz. Etinden, yumurtasından istifade ederiz. Hatta, etinin suyunu bile yemek yapmak için kullanırız. Yumurtasıyla yapılabilen çeşitler çok daha fazla. “Tavuk bir fabrika olsaydı ne üretirdi?” sorusunun cevabını vermek kolay. Ya insan bir fabrika olsaydı, ne üretirdi?
İnek bir fabrika olsaydı ne üretirdi?
Bu sorunun cevabı daha uzun olur. Etinden, sütünden, derisinden, hatta bağırsaklarından bile istifade ediyoruz. Sadece sütünden yapılan kahvaltılık çeşitleri bile çeşit çeşit. “Koyunlar ve kuzular bir fabrika olsaydı ne üretirdi?” sorusunun cevabı da, ineklerin üretim kapasitesi kadar uzun ve faydalı olurdu. Ya insan bir fabrika olsaydı ne üretirdi?

Nerden okuduğumu hatırlamasam da, haftalardır zihnimde dolanan bir sorudur bu. İnsan bir Fabrika olsaydı, ne üretirdi?

Aradığım cevap, “insan çocuk üreten bir varlıktır!” gibi basit bir cevap değil. Ancak çocuk merkezli bir cevap üzerine bile söylenecek çok şey var. Ürettiği, dünyaya gelmesine vesile olduğu insanın, eğitimini ihmal ediyorsa, zalim, katil, cani, faydasız bir insan üretmiş (yetiştirmiş) olur.

Farkına varmalı insan?
“Hayat kırk’ından sonra değil, Fark’ından sonra başlar!” diyor bir yazar. Evet, asıl mesele bu olsa gerek. Farkına varmak. Kendinin, donanımlarının, yapabileceklerinin, engellerinin ve fırsatlarının farkına varmak.

İnsan vücudundaki organlar parçalanıp satıldığında 42.5 milyon lira ediyormuş. En pahalı organ kemik iliğiymiş. Bu kadar pahalı ve değerli bir donanımla dünyaya gelen insan, arkasında hiçbir şey bırakmadan ölüp gittiğinde, hiçbir şey üretmeden çekip gidiyorsa, bu nimetleri kendisine ücretsiz olarak veren, elbette bunun hesabını soracaktır.

Omzundaki bir kemiği kırılınca, ameliyat olmak zorunda kalan bir arkadaşım, küçük bir kemik parçası için ödemek zorunda olduğu paranın miktarını öğrenince, “Bugüne kadar, tüm bu organları bana bedava veren Allah’a şükretmek aklıma gelmedi!

Her bir organ için ayrı ayrı şükretsek, yine şükrümüzü eda edemeyiz” demişti.

Hiçbir şey üretmemesi için, milyarlarca lira masraf yapılarak kurulmuş tek bir fabrika gösteremezsiniz. Her fabrikanın mutlaka bir kuruluş ve varoluş sebebi vardır. İnsanın da, bu kadar kıymetli ve pahalı donanımlarla yaratılmış olmasının, mutlaka bir varoluş sebebi olmalı.

Tüketim çılgınlığının yaşandığı bir dünyada, üreten insana o kadar çok ihtiyacımız var ki! Herkes tüketiyor her şey tüketiliyor. Yaratılış gayesini unutan insan, tüketen, tüketirken tükenen insan haline geliyor.

Hayatı, sadece midesi merkezli yaşayan insan, günde üç defa midesinin doldurur, birkaç defa boşaltır. Ürettiği şey sadece pisliktir. Ancak 42,5 milyon lira değerinde bir donanımla dünyaya gelen insan, sadece mutfak ve tuvalet arasında yaşıyorsa, kendini sorgulamalı.

İnsan bilgi üretir, teknoloji üretir, sanat eseri üretir gibi cevaplar elbette güzel ve doğru cevaplardır. Ancak ciddi bir eksiği var bu cevapların. İçinde “fayda” ifadesi olmayan teknoloji, üretim olsa bile, yıkım için kullanılan bir üretim olur. Dünya’da kullanılan savaş malzemeleri buna örnektir.

“Savaş malzemeleri sadece savaşmak için değil, kendini ve insanlığı kötüye ve kötülüklere karşı korumak için de üretilir” diye itiraz edilebilir. Her cevabın içinde, başka soru ve sorunlar çıkıyor.

Faydalı veya zararlı amaçlar için kullanma konusunda devreye giren değer, ahlak’tır. En basit örnekle izah etmem gerekirse, bıçak katilin elinde cinayet aracı haline geliyor. Silah, vatan savunmasında da kullanılabilir, masum insanları öldürmek için de kullanılabilir.

İnsanlara faydalı şeyler üretmek için çalışan bir evlat yetiştirmek kaydıyla, insan “çocuk” üreten bir varlıktır denebilir mi? Bence her insanın üretebileceği, en önemli şey, hayırlı bir evlattır. İnsanlara faydalı şeyler üretecek bir insan yetiştirmek.

“Elleriyle çalışan adam işçi, elleri ve kafasıyla birlikte çalışan adam usta, elleri, kafası ve kalbiyle çalışan adam sanatkârdır” diyor Feridüddin Attar. Ellerini faydalı işlerde

kullanan işçi, elleri ve kafasıyla iyi işler yapan usta, elleri, kafası ve kalbiyle ahlaklı bir sanat üreten sanatkâr yetiştirebilme potansiyeli, her insanda vardır. Yeter ki farkına varsın, üretebilme gücünün. Tüketen değil, üreten insanlara ihtiyacımız var.

Siz ne üretiyorsunuz?
Kimi insan sorun üretir, kimileri çözüm. İnsan ya sorunun bir parçasıdır ya da çözümün. Önemli olan sizin hangi kategoride olduğunuzdur. Sizin ne ürettiğiniz önemlidir.

Sahi siz, bir Fabrika olsaydınız ne üretirdiniz. Bir insan olarak ne üretiyorsunuz?

Bir Cevap Yazın