Geçenlerde Boğaziçi Köprü-sü’nden geçtim…Sahildeki yollara, insanlara baktım. Bir sürü insan… Gençlik yıllarımı hatırladım. Hedef yok, gaye yok, para yok… Yorgundum, ne yapacağımı bilmiyordum. Sıkılıyordum…
Büyük bir manevi boşluk vardı içimde. “Ben başka bir insan olacağım!” diye karar verdiğim an bu manevi boşluk gitti. Kitap ve dergi almaya başladım. O zamana kadar hayatımda kitaplar yoktu. Nasıl ki filizin içindeki fabrika ve ustalar görülmez, aynen öyle de insanı başkalaştıran tecrübeler de elle tutulmaz, gözle görülmez amma insanın hayatına bir başka yön verir.
Büyük okyanusta günlerce yol almaktan bıkmış tayfalar, yolcular gibi eğlenmek istemişler. Geminin tek parolası EĞLENMEK olmuş. Eğlenmek için her şey meşru… Yeter ki eğlenin.
Tayfalar eğlenmeye başlayınca pusulaya bakan kalmamış. Pusulasız olmak, dümensiz gitmek dahi eğlence… Nihayet iki gemi çarpışıyor. Sulara dökülen insanlar, bağıranlar, boğulanlar…
Hepsinin müşterek tarafı, hedefsizliktir. Hedefin olmadığı yerde anarşizm vardır. Anarşizmle hedef, karanlıkla ışık gibidir. Biri giderse diğeri gelir.
Hedefsizlik, taş gibidir. Boldur. Fakat hedef, elmasa benzer. Bulmak da kâfi değil, bir de kuyumcu olmak gerekir ki; onu anlatabilelim.
Dünyada pek çok hedefler bulunabilir amma en güzel hedef, Allah rızasıdır. Allah rızası, O’nu bilmenin, O’nun emir ve yasaklarına uymanın gayretine verilen ücrettir. Bir yere giden, sadece gideceği yerle ve yolculuğu ile meşguldür. Bir iş görmek isteyen, başkalarıyla alakadar olmaz. Öyle ise Allah rızasını isteyen, O’nun rızasının dışındaki her istekten vazgeçecek, her isteğini Allah rızasına bağlayacak, sadece o istikamette gidecek, onun dışındakileri ayrılık sayacak… Şeytanla meleğin mücadelesi burada başlıyor! İşte bu noktada “ölmeden evvel ölünüz” emri gündeme gelir. Yani haramlarda ölün, helallerde dirilin. Nefsinize tabi olmayın, Allah’a tabi olun. Zamana uymayın, zamanı kendinize uydurun. Asr-ı Saadet’te, sahabeler her yerde, camideki gibiydi. Camide başka, sokakta başka değildi.
Rahmetli arkadaşım Hikmet Polat demişti ki; “Bu asrın en büyük hususiyetlerinden biri beyin tembelliğidir.” Yani kafayı çalıştırmamak… Dünyevi bir iş Allah rızası için olur mu? Helal olan her iş Allah rızası içindir.
Peygamber Efendimiz’in hayatını okuyalım. Okuyunca yaşadığımız hayatı beğenmeyeceğiz. O zaman diyeceğiz ki; “mademki hayatım deforme olmuş, öyleyse şahsî hayatımda reform yapacağım, hayatımın her noktasını yenileyeceğim.”
“Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam, aynada, aynada vicdan.
Beni beklemeyin, o bir hevesti
Gelemem, aynalar yolumu kesti…”
Bizler, İslam gemisinin mürettebatıyız. Motor dairesindeyiz. Makineler harıl harıl çalışıyor. Her taraf yağ ve zift. Mazot kokusu kanımıza işliyor. İşte o anda düşünüyoruz; pencerelerden seyret, içlerine girme. Çünkü sen mürettebatsın…
Hekimoğlu İsmail (Zaman)
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Cumartesi, 15 Mayıs 2010, 12:05 tarihinde Alıntılar kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....














Allah razı olsun. Çok güzel bir paylaşım