HEDEFİN ETRAFI TEMİZ OLMALI

HEDEFİN ETRAFI TEMİZ OLMALI

- - - - - - - - - - - - 

Hicretin 8. Senesinde onbin kişilik İslam Ordusu ile yüz bin kişilik düşman ordusu şam yalınındaki Mûte’de karşılaştılar. Abdullah bin Revaha yaralıydı ve bir et parçası yemekle meşguldü. Arkadaşı Cafer’in şahadet haberini alınca tekrar atına bindi ve çarpışmaya daldı. O sırada içinden gelen bir ses ona dedi ki: ‘Dünyayı sen mi düzelteceksin? Bak biraz sonra öleceksin. Halbuki Medine’de seni ömür boyu rahat yaşatacak hurmalıkların var. Ailen var. Kölelerin var… Dön geri!”Artık hedefin etrafı kirlenmiş, çalı çırpı ile kaplanmıştı… Açmak gerekirdi hedefin etrafını… Hedefi öyle yapayanlız görmeliydi. Ona ulaşmak için, bütün engellerden sıyrılabilmek bütün engelleri bertaraf edebilmek gerekirdi. Meşgul olacak ondan başka hiçbir şey kalmamalıydı.

Abdullah bin Revaha atının üstünde, içindeki sese şu cevabı verdi:‘Eşini mi düşünüyorsun? Onu boşadım. Köleler mi? Hepsini azad ettim. Medine’deki bağ ve hurmalık mı? Hepsini Resul-u Ekrem’e hediye ettim. Söyle ey nefis başka bir diyeceğin kaldı mı?”Etrafı çerden çöpten arınan hedef şimdi az ötede parıl parıl parlıyordu.

Ertesi gün, yüz bin kişilik düşman ordusu, on bin kişilik İslam ordusu karşısında geri çekilmek zorunda kaldı…Hedef Adamı, hedefe giden yolları ve hedefin etrafını tertemiz tutmaya mecburdur. Hedefinizin size en yakın olduğu an, aranızda hiçbir şeyin bulunmadığı andır.

Hedefi tam görmenize müsaade etmeyen hiçbir şeye tahammül göstermemelisiniz.

www.saitcamlica.com

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Bu yazı Pazar, 28 Ocak 2007, 19:08 tarihinde Dini Hikayeler kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

Yorum yapın