Siz hiç- hayatınızda otobüs terminalinde bekleyen bir insanın oturmak için çarşıdan gidip koltuk aldığını- gördünüz mü? Otobüsünü beklediği o üç beş dakika zarfında rahat edeceğim, -güzel giyinip, güzel yiyip, güzel vakit geçireceğim’ diye çırpındığına şahit oldunuz mu?
Sadece kulağı seste gözü saatte olarak otobüsün gelmesini bekler.
Ya bizler? Bekleme salonu olan dünyada neden bu kadar rahat yaşama, lüks eşyalar alma derdindeyiz? Ecel otobüsü genç ihtiyar fark etmeden her an gelip bizi almayacak mı?
Peki giderken- kristallerimizi, pırlantalarımızı, ipek halılarımızı alıp- gitmemize- müsaade edecek mi? Sabancı ve Koç yanında kaç tane araba götürdü?
- Ãyleyse :’Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı taktirde fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.”
GÃLAY ATASOY
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Cuma, 16 Şubat 2007, 21:12 tarihinde Dini Hikayeler kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....











elinize yüreğinize sağlık
Çok sağolun hocam. Rab Alemim bizi dünyevi maddelere değer vermeyen kullarından eylesin inşallah.
hocam ben bir 22 yaşında bir öğretmenim sizin bütün eserlerinizi özellikle eğitim üzüerine yazdığınıx yazıları çok beğeniyorum. doğunun zor şartları altına eserleriniz bana güç veriyor. ağzınıza yüreğinize sağlık….
Tokat il müftülüğündeki konferansınıza hayran oldum.bende bir din görevlisiyim .Sizlerin kitaplarını görev taptığım köydeki öğretmen arkadaşlara hediye ettim.Devamını dilerim inşaallah.