Çocuk eğitimi ile ilgili yüzlerce hatta binlerce kitap bile okusanız, evlatlarınızı asla duasız bırakmayın. Dua, Allah’tan yardım istemektir. Dua, acizliğini itiraf etmektir. Dua, en yüce makama yardım dilekçesi yazmaktır. O yardım etmezse sinek bile kanat çırpamaz.
İnternette çok güzel bir dua dolanıyor. Okuyunca çok beğendim, etkilendim. Duayı yazanın kim olduğunu bilmediğimden adını yazamadım. Bu ve benzeri dualardan kalkanlar yapıp, evlatlarınızı koruyun. Manevi kalkanlarla korunmayanları, maddi kalkanlar koruyamaz.
* * * * * *
Ey Rabbim!
Rabbimiz!
İbrahim’e İsmail’i, Zekeriya’ya Yahya’yı Meryem’e İsa’yı müjdelediğim gibi bizlere de göz aydınlığı ve şükür vesilesi olacak evlatlar müjdele!
Evlatları ana babaları için salih birer amel, salih birer kul kıl.
Onlara hakkı, güzelliği, salâtı emretmemiz için bizlere güç, ihlâs ve imkân ver!
Onları yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem azabından muhafaza eyle!
Muhabbeti gönüllerine yerleştir.
Rahmet ve bereket indir.
Aklı müstakim kalbi mutmain kıl.
Sekinet ve selamet ver.
İlim ve hikmet ver.
Hilm ve takva ver.
Feraset ve ihlas ver.
Şüphesiz senin gücün her şeye yeter Rabbim!
Ey terbiye edip gözetenim!
Ey eğitip öğretenim!
Ey Mürebbim!
Evlatlarımıza olan sevgi ve bağlılık bizi senin zikrinden alı koymasın.
Hz. Nuh ve Hz. Yakup gibi evlat ile Hz. İbrahim gibi baba ile sınanmaktan sana sığınıyoruz Rabbim!
Bizi Hz. Lokman gibi hikmetle uyaran; onları İsa gibi müjdeleyen ve doğrulayan kıl.
Rabbim!
Rabbimiz!
Ya Hanne gibi ciğerparesini “kovulmuş şeytandan sana sığınarak” hür olarak yoluna adayan, ya Zekeriya’yı bahçıvan kılarak bir çiçek gibi yetiştirdiğin Meryem gibi adanan, yâda İsa gibi Hakkı doğrulayan bir kelime kıl!
İbrahim’i ciğerparesiyle imtihan ettiğin gibi imtihan edeceksen; bizlere İbrahim’in teslimiyetini, Evlatlarımıza İsmail’in sadakatini ve sabrını ver!
Bizlere kurban etmek için katından koçlar müjdele.
Ey Rab!
Ey Rabbim!
Rabbimiz!
Anladım ki Hz. Lokman gibi “Ey oğulcuğum” diye seslenen dillere hasret bırakırmış meğer “Ey babacığım” diyen İbrahimî seslenişler.
Yetimlik ve öksüzlük yalnızca anne babanın yokluğundan ibaret değilmiş anladım.
Analı babalı ne çok yetim varmış Rabbim!
Sen ki yetim bulup barındıran Rahimsin!
Sen ki; kalpleri kudret elinde tutan Kadirsin!
Sen ki; kalpleri evirip çeviren Mukallibsin!
Yetimlerimizin vekili sen ol!
Kimsesizliğimizi “Veliyy” oluşunla sona erdir Ey Mevla!
Kuranınla inşa et!
Kuranınla teselli et!
Kuranınla yol göster!
Ellerimizden tut!
Kimi mala, kimi evleda, kimi dünyaya, kimi nefsine, kimi hevesine; herkes bir şeye kurban olurmuş öğrendim!
Bizi sana kurban et Rabbim!
Bizi de sana kurban et Rabbim!
Bizi ancak sana kurban et Rabbim!
* * * * * *
Dua’yı kaleme alanın yüreğine sağlık…
Hem kendinizi hem evlatlarınızı duasız bırakmayın.
Sait ÇAMLICA
Eğitimci Yazar
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Çarşamba, 12 Mayıs 2010, 16:21 tarihinde Yayınlanmış Yazılarım kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....














rabbim çocuklarımızı doğrulutan ayırmasın kalplerinden iman eksik etmesin inşallah .kaleminize ağzınıza sağlık .
Duaya tutunarak yaşamak gerekiyor. Bizleri yokluk karanlığından varlık alemine çıkaran Kadir-i Zülcelalin dergahına aczimizle el açmak her daim. Bir annenin evladına duası. Her sabah okula giden evladını dualarla gönderen bir anne tanırım. Elinde duadan başka hiçbir şey gelmediğini söylerdi. Yavrusunun koruyacak olanın sadece Allah olduğunu bilirdi. Dua bir nurdur, kuvvettir, emniyet duygusudur. Rabbim bizi duasız bırakmasın.
Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi, anne seccaden gelsin bize dua et emi…
AMIN AMIN AMİN
AMIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIN