Okullarda din derslerine, daha çok öğrencinin yönlendirilmiş olması elbette sevindirici. Lise öğrencilerine ‘Kur’an ve Siyer’ derslerinin işlenmesi hepimiz tarafından mutluluk ile karşılandı. Bu yazımda din dersinde işlenecek olan namazın içini doldurmaya katkı sağlamak istedim.

                Namaz, diğer bütün ibadetler gibi, amaç değil araçtır. Aracı amaç edinmek, hedefe ulaşmanın önündeki en büyük engeldir. Dindar insan yetiştirmek denilince, beş vakit namaz kılan insan yetiştirmeyi amaç haline getirirseniz, namazın hayattaki yerini anlamamışsınız demektir.

                Haksızlıklar karşısında kıyam etmeyi, ayağa kalkmayı, dik durmayı öğretemeyen namaz, sadece bedensel hareketlerden ibaret bir eylem haline gelir.

                Allah’tan başka hiç kimsenin karşısında eğilmememiz gerektiğini bize hatırlatmayan secde, secde değildir.

                Tüm haksızlıklar karşısında dik durmamız gerektiğini bize hatırlatmayan kıyam, ibadet değildir. 

                El-Kayyum

                Sayın Mustafa İSLAMOĞLU,  Esma-i Hüsna kitabında (2.cilt sayfa 290), Allah’ın isimlerinden El-Kayyum ismini işlerken, ikame kelimesi ile ilgili şunları yazıyor.

İkame, lafzen ‘ayağa kaldırmak’, manen ‘değerlendirmek’ demektir. Kur’an mücerret namaz kılmayı değil, ‘namazı ikame etmeyi’ (ekimu’s salah) emreder. Bu, namazı kendisinden umulan amacı gerçekleştirmek için ‘harekete geçirmek’, ‘aktif hale getirmek’ demektir. Namaz ikame edildiği zaman, kıymet kazanmış ve kılana kıymet kazandırmış olur. İşte namazın ikamesi budur.

                Namazın Rehberliği

                Dinin amacı namaz kılan insanların sayısını çoğaltmak değil, namaz ile hayatını, ahlakını düzelten insanların sayısını çoğaltmaktır.

                Allah ile güne başlayan, gün içerisinde Allah’ı unutmayan, gün sonunda da Allah’ı hatırlayıp yatağına öyle giren insan namaz kılmış demektir.

                Namaz kılan esnaf, güne başlarken kıldığı namaz ile; ‘Yarabbi! Bugün senin koyduğun ticaret ahlâkı kurallarından ayrılmadan para kazanmayı nasip et’ demiş oluyor.

                Gün ortasında kıldığı namazlar ile; ‘Yarabbi! Şeytan beni rahat bırakmıyor. Beni nefsim ve şeytan ile baş başa bırakma!’ demiş oluyor. Bu duygusunu uygulayabilmek için abdest alıp huzura duruyor.

                Gün sonunda kıldığı namaz ile; ‘Yarabbi! Bütün gün senin rızan için senin koyduğun kurallara uymaya çalışarak günümü geçirmeye çalıştım’ demiş oluyor.

                Din dersinde namazdan daha çok, namazın hayatımızdaki yerini anlatmak zorundayız.

                 Kılınmış Namaz

                Namaz kılmadan önce öfkelendiğin birisini, namazdan sonra affedebilmişsen, namaz kılmışsın demektir.

                Namazdan önce bir günah işlemeye niyetlenmiş iken, namaz kıldıktan sonra günahtan vazgeçmişsen, namaz kılınmış demektir.

                Namazdan önce kavga ettiğin gelinin / kaynanan ile namazdan sonra tartışmaktan vazgeçmişsen, namaz kılınmış demektir.

                Namazdan önce bozuk bir ürünü sağlam diye satmaya niyetlenmişken, namazdan sonra ürününün eksik ve kusurlarını müşterine söylemişsen, namaz kılınmış demektir.

Namazdan önce söylediğin bir yalandan dolayı, namaz esnasında pişman olmuş, namazdan sonra doğruyu söylemeye karar vermişsen, namazın kılınmış demektir. 

                Namaz, namaz sonunda verilen selamdan sonra başlar.

                Namaz, camiden çıkınca başlar.

                Dinin direği

                Namaz elbette dinin direğidir. Ancak o direğin üzerinde durduğu temel ilim ve ahlâktır. İLİM dinin temeli, namaz dinin direğidir. Temel çürük olursa, çürük temel üzerine kurulan direkler, binayı ayakta tutmaz.

                İsmet ÖZEL’in ifadesiyle, ‘Namaz insanı kılar’

Bir Cevap Yazın