Müslümanların yeryüzüne hükmettiği dönemler konuşulurken, sadece siyasi başarılar, silah gücü merkezli konuşuyoruz. Şurada bu savaşı kazandık, burada şöyle kahramanlıklar yaptık, şu batılı karşımızda şöyle eğildi, bu batılı bizi bu kadar övdü gibi sloganları öne çıkartıyoruz. İslam’ın yeryüzüne en hızlı yayıldığı dönemlerin en önemli özellikleri arasında, pek dile getirilmese bile, Alim tüccarlar ... Devamın oku »
‘Yayınlanmış Yazılarım’
Temeli çürük tevhid apartmanı!
Cumartesi, 05 Mart 2011, Yayınlanmış Yazılarım,1248 defa okunmuş, Yorum Yok »
Erkeğin gözüne, kadının bedenine tesettür…
Çarşamba, 02 Mart 2011, Yayınlanmış Yazılarım,2114 defa okunmuş, 5 Yorum »Tesettür tartışmaları, farklı boyutlarla olmakla beraber, sürekli gündemimize giriyor. Örtmek, kapatmak, gizlemek gibi kök anlamlardan türetilmiş olan tesettür, sadece İslam dininde değil, birçok kutsal dinde mevcuttur. Rahibelerin tesettür şekliyle, Müslümanların tesettür şekli arasında pek bir fark yoktur. Kıyafet rengi, örtünme biçimi farklı olmakla beraber, cazip yerlerini örtmektir tesettür. Hem bedenlerini, hem ... Devamın oku »

Müslüman doğulmaz, Müslüman olunur…
Perşembe, 17 Şubat 2011, Yayınlanmış Yazılarım,2022 defa okunmuş, 5 Yorum »Sirkte yetişen Aslanlar yaşlanınca ormana bırakılır. Ormana bırakılan aslanlar, birkaç ay içinde açlıktan ölürler. Çünkü, yetişme süreleri boyunca “hazır et” yiyerek beslenen aslanlar, avlanmayı öğrenemezler. Anlayacağınız, aslan doğulmaz aslan olunur. “Hazır” et yiyerek büyüyen aslanların yaşadıkları ile “hazır” dine konarak Müslüman olanların yaşadıkları birbirinden farklı değildir. Sirkte hazır et yiyerek büyüyen ... Devamın oku »

Kabağın sahibi affeder mi?
Pazar, 06 Şubat 2011, Yayınlanmış Yazılarım,2094 defa okunmuş, 3 Yorum »Bir dershanenin öğrencilerine konferans verdikten sonra, kurumun genç ekibiyle sohbet ettik. Dershaneyi yeni devralan genç ekip, ellerinden geleni yapma çabasında olduğunu söyledikten sonra, dershaneyi kimden devraldıklarını da söyleyince, ben gülümsedim. Kurumu devraldıkları kişiyi ve ticari ahlakını bildiğimi söyleyince, adamlar yaşadıkları hayal kırıklıklarını anlattılar. Beş vakit namaz kılan, muhafazakâr bir camiada yetişmiş olan ... Devamın oku »

Müslüman Allah ile yürüyen adamdır.
Salı, 01 Şubat 2011, Yayınlanmış Yazılarım,1882 defa okunmuş, 4 Yorum »“Müslüman kimdir?” sorusuna cevap ararken, birçok tanımlama okumuşsunuzdur. Klasik tanımların hepsi elbette doğrudur. Ancak Sayın İhsan Eliaçık’ın kaleme aldığı “Yaşayan Kuran” adlı tefsiri okurken rastladığım tanımlama kadar, beni etkileyen bir tanımlama duymadım. Sayın Eliaçık “Müslüman, Allah ile yürüyen adamdır!” diyor. Hayatın her safhasında, Allah yanındaymış gibi hareket eden, Allah ile yan ... Devamın oku »

Ölümünüzle bile çocuklarınızı diriltebilirsiniz.
Cumartesi, 22 Ocak 2011, Yayınlanmış Yazılarım,1969 defa okunmuş, 6 Yorum »Ninemin sakladığı kazak kolu… Lise yıllarımda, ailem Almanya’dan gelinceye kadar köyde Anneannem ve dedemin yanında kalırdım. Köy evinin üst katında bana bir oda ayırmışlardı. Öğleden sonra evden çıkar, gece geç saatlere kadar arkadaşlarla gezerdim. Bir sabah kalktığımda, Anneannemin yattığım odayı toparladığını gördüm. Ben üstümü giyinirken, Anneannem çamaşırları katlıyordu. Kendi eşyaları arasından ... Devamın oku »

Muhteşem Yüzyıl dizisi!
Pazartesi, 10 Ocak 2011, Yayınlanmış Yazılarım,2773 defa okunmuş, 9 Yorum »Bizim garip bir huyumuz var. Birileri bize vurmadan kendimize gelmiyoruz. Ayağımıza vurulunca ayağımızın, elimize vurulunca elimizin farkına varıyoruz. Türbana hakaret edilince türbana sahip çıkıyoruz. Tarihimize hakaret edilince tarihimize sahip çıkıyoruz. Mahallemizdeki camimizi taşlamaya gelseler, hepimiz camiye koşup orayı korumaya gideriz. Ancak camimiz taşlanmadığı için, sadece Cuma namazlarında uğruyoruz camiye! Elimde kesin ... Devamın oku »

Gelin – Kaynana!
Perşembe, 06 Ocak 2011, Yayınlanmış Yazılarım,1997 defa okunmuş, 2 Yorum »Bu memlekette hiç bitmez gelin kaynana muhabbetleri. Muhabbet sayılmaz elbette. Dedikodular, tartışmalar, kırgınlıklar, kavgalar… Ömrü olan her bayan, hem gelinlik hem kaynanalık yapmak zorunda kalıyor hayat yolculuğunda. Her bayan, hayat yolculuğunun gelinlik durağında da imtihan oluyor, kaynanalık durağında da… “Bu tartışmalardan en çok kim acı çekiyor?” sorusunun cevabını vermek zor elbette. Herkes ... Devamın oku »

Papazdan utandım Mesnevi okumaya başladım!
Cumartesi, 25 Aralık 2010, Yayınlanmış Yazılarım,2127 defa okunmuş, 8 Yorum »Kitap almak için bir kitapçıya girdiğim zaman, elimde bir liste yoksa, uzun uzun inceleyerek kitap alırım. Birkaç yıl önce, yazarını da ismini de şu an hatırlamasam da, bir doktorun hatıralarını okumuştum. Hem öğrencilik yılları hem de meslek hayatına dair notlarını kitaplaştırmış Doktor. Aslında kitabı almama sebep olan şey, hatıralarını anlatan ... Devamın oku »

Doğurmak, doyurmak, yoğurmak…
Çarşamba, 15 Aralık 2010, Yayınlanmış Yazılarım,2089 defa okunmuş, 2 Yorum »Al şu tohumu! Bu tohum sana emanet... Tohumu toprağa dik. Bakımını ihmal etme. İhtiyacı kadar su ver. Toprak, tohum için uygun. Fidan olacak bu tohum. Yaban otlarından korumayı ihmal etme. Fidan ağaca dönüşecek. Ağaç meyve verecek. Her meyvenin içinde yeni tohumlar olacak. Meyveyi ziyan etmek, tohumları ziyan etmektir. Tohumun, fidanın, ağacın ihmal edilmesi, ... Devamın oku »

“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....













