Belediyelerde yaşanan yolsuzluk olayları, tekrar gündeme gelmeye başladı. Bir insanın Belediye Başkanı olmadan önceki servet ile Belediye Başkanı olduktan sonra ki servet arasında büyük bir uçurum varsa, bu uçurumu izah edecek yalanların hepsi insanı komik duruma düşürür. Anadolu’nun küçük bir kasabasında bile belediye başkanı olsa bir insan, aldığı maaş, onu rahatlıkla ... Devamın oku »
‘Yayınlanmış Yazılarım’
İhale komisyonu almak caiz mi?
Perşembe, 18 Mart 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1567 defa okunmuş, 4 Yorum »
Kundaktaki bebeğe niçin ezan okunur?
Pazar, 07 Mart 2010, Yayınlanmış Yazılarım,2179 defa okunmuş, 2 Yorum »Dünyaya yeni gelen bir bebeği, babası veya dedesi kucağına alır, sağ kulağına ezan okur, sol kulağına kamet getirir. Sonra da, ismine karar verilmişse, üç defa kulağına ismini fısıldar. İslam geleneğinde, yüzyıllardır uygulanan bu sünnet hakkında, hiç düşünmemiştim. Birçok uygulamayı “geleneksel alışkanlık” olarak bilip uygulayan bir toplumuz. “Çocuk kalkıp namaz kılacak değil ya! ... Devamın oku »

Gözyaşınız, evladınızın yüreğine damlar…
Çarşamba, 03 Mart 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1748 defa okunmuş, 4 Yorum »“Eroin satmıyorum, kullanıyorum!” itirafında bulununca, serbest bırakıldı mega starımız!! Kapıda onu alkışlayarak karşılayanlar hakkında ne yazılabilir ki. “Gözyaşlarınız, evlatlarınızın yüreğine damlar” başlığıyla yazmaya başladığım yazımı bitirmek üzereydim. Haberler, Tarkan için dua eden genç kızları, alkışlayanları, ağlayanları gösteriyordu. Ağlayanlara mı, alkışlayanlara mı, onları yetiştirenlere mi söylemeli, söylenmeli… Sanatçı (!) Tarkan’ın konserlerinde, onun ... Devamın oku »

Lokman (as) gibi baba olmak
Cumartesi, 27 Şubat 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1675 defa okunmuş, 5 Yorum »Allah (cc) Kuran’da Peygamber kıssalarına, ibret alın, örnek alın diye yer veriyor. Her Peygamber’in kıssasında farklı yol işaretleri, hayat dersleri bulabilirsiniz. Lokman suresinde, Peygamber olan bir babanın oğluna nasihatlerini görürsünüz. Bu nasihatleri okurken benim en çok dikkatimi çeken şey, Hz. Lokman’ın oğluna hitap şeklidir. Bu hitap şekli üzerine farklı kaynaklara bakınca ... Devamın oku »

Adına kurban olduğum…
Çarşamba, 24 Şubat 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1865 defa okunmuş, 4 Yorum »Bu millet, dinini, imanını, Allah’ını, Kitabını, Peygamberini çok seviyor. Birçok şeyi belki bilmiyor, bildiklerinin çoğunu belki yaşamıyor, yaşadıklarını bilinçli yapmıyor belki, ama dinini çok ama çok seviyor. Geçenlerde bir arkadaşımla oturup bir hesap yaptık. Türkiye’de var olan Camileri, Kuran Kurslarını, İmam Hatip Liselerini bu millet cebindeki paralarla yaptırdı. İmam Hatip Liselerinin ... Devamın oku »

Şiddet; yaralı ruhun sevgisiz kalbin ürünüdür.
Pazartesi, 08 Şubat 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1920 defa okunmuş, 5 Yorum »“Sokak çocukları neden Bankamatiklerde yatıyor, hiç düşündün mü?” sorusuyla karşılaşınca, pek düşünmedim. “Sıcak olduğu için tabi ki!” diye hızla cevap verdim. “Hayır!” dedi arkadaşım. “Görünmek için!” Aldığım cevap beni susturdu, düşündürdü. Sonra içimi acıttı. Daha sıcak, daha sakın, daha sessiz yerler olmasına rağmen, Bankamatikte yatmayı tercih ediyor, birçok sokak çocuğu. Hem de ... Devamın oku »

Ehliyet almayın! Bizim arabaya binin..
Pazartesi, 01 Şubat 2010, Yayınlanmış Yazılarım,2089 defa okunmuş, 11 Yorum »Liseyi bitirdikten sonra, Kuran Meali okumaya başladım. Üniversite öğrencisiyken bitirdim. Meal okurken birçok not aldım ajandama. “Kuran Meali Okumak için, bu kadar geç kalmamalıydım!” diye kendime kızdığımı hatırlıyorum. Her meal / tefsir okumamda, daha yeni, daha ilginç notlar alıyorum. İlk okuduğum mealden ajandama aldığım en önemli notlardan birisi, “Atalarının dinine uyanlar!” ... Devamın oku »

Annem yüzünden babamı bıçakladım!
Cumartesi, 23 Ocak 2010, Yayınlanmış Yazılarım,2279 defa okunmuş, 13 Yorum »Kitap okumak kadar önemlidir hayatı okumak. Konferans vermek için gittiğim yerlerde tanıştığım insanlardan öğrendiklerim, okuyarak öğrendiklerim kadar çok şey katıyor bana. Dinleme imkanı bulamadığım zaman, bana e-mail yoluyla yaşadıklarını ve duygularını paylaşmalarını isterim genelde. Aile içi şiddet üzerine okuma ve araştırmalar yaptığım günlerde, mail adresime gelen bir yazıdan çok etkilendim. ... Devamın oku »

Teşekkür almak sünnet, takdir almak farz mı?
Salı, 19 Ocak 2010, Yayınlanmış Yazılarım,2413 defa okunmuş, 9 Yorum »Karne alma heyecanı yaşıyor binlerce öğrenci. Kimisi karne heyecanı yaşarken, kimisi de karne korkusu yaşıyor. Karne döneminde hem öğrencilere hem velilere birçok nasihat verilir. Karne dönemi öğrencilerden daha çok, anne babaların nasihate ihtiyacı var. Anne babalar karne rekabeti yüzünden çocuklarıyla problem yaşıyorlar. Çok ilginç rekabet hikayeleri dinliyorum öğrencilerden. “Hiçbir şekilde notlardan ... Devamın oku »

Hatada ısrar eden, müebbet mahkûm olur.
Perşembe, 14 Ocak 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1993 defa okunmuş, 7 Yorum »Öğrenmenin birçok yolu vardır. Okumak, dinlemek, gezmek... Bunlar en çok bilinen öğrenme yöntemleridir. Yaşayarak öğrenmek, hatalar yaparak öğrenmek, ibret alarak öğrenmek gibi hayat okulunun tecrübe öğretmenlerinin öğrettikleri de ayrı birer öğrenme yöntemidir. Öğrenmeye direnen insan, gelişmeye direnir. Bireysel hatalarından ders almayıp, aynı hatalarda ısrar eden kişinin sonu hiç de iyi olmaz. ... Devamın oku »

“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....













