‘Yayınlanmış Yazılarım’

Sevgilim bana bakıyor!

Pazar, 01 Ağustos 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1913 defa okunmuş, 6 Yorum »

‘Üzüntüsüz yaşam sanatı’ üzerine birçok kitap çalışması var piyasada. Bu tarz kitapların adına bakanlar, üzüntüsüz yaşanabileceğini düşünüyorlar. Öğrencilik yıllarımda bu tarz kitaplardan bende okudum. Şahsen, buna benzer bir kitap yazacak olsaydım, adını, ‘üzüntüsüz yaşama sanatı’ değil, ‘üzüntülere rağmen ayakta kalmamız gerektiğini’ anlatan bir çalışma yapardım. “Derdi olmayana insan bile denmez. ... Devamın oku »

Mahmut Hoca’yı Camiden nasıl nefret ettirdiler?

Cumartesi, 31 Temmuz 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1755 defa okunmuş, 2 Yorum »

 Hababam sınıfının meşhur Kel Mahmut’u! Mahmut Hoca olarak akıllarda kalan Münir ÖZKUL. Camiden nasıl soğutulduğunu okuyunca şaşırmıştım. “Namazla Diriliş Platformu”nun kurucularından Sayın Ahmet BULUT’un “Çocuklarımıza Namazı Nasıl Sevdirelim?” kitabından okuduğum olayı aynen aktarıyorum.   Münir ÖZKUL’un Camiden nefret ettirilmesi Münir Özkul dindar bir babanın çocuğudur. İstanbul’un Bakırköy ilçesinde çocukluğunu ve gençliğini yaşamıştır. İlkokulu ... Devamın oku »

Meşguliyet terapisi!

Çarşamba, 28 Temmuz 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1639 defa okunmuş, 3 Yorum »

Yaratıcının insana verdiği nimetleri saymayı denemiş olsa bir insan, herhalde Ansiklopedi yazmak zorunda kalır. Ne gariptir ki Ansiklopedi dolduracak kadar çok nimeti görmeyen insanoğlu, elinde olmayan bazı nimetler yüzünden hayata küsüyor. Dünyanın en sefil, en sıkıntılı insanı bile olsanız, şükretmeniz gereken nimetler, üzülmeniz gereken eksiklerinizden çok daha fazladır.  Herkes tarafından bilinen, ... Devamın oku »

İlimsiz amel edenin…

Pazar, 25 Temmuz 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1026 defa okunmuş, Yorum Yok »

İslam dinine ve Müslümanlara en büyük zararı kim verdi? Bu soruya birçok insan “İslam düşmanları!” diye cevap verir. Ancak, İslam tarihini doğru okuyan herkes bilir ki, İslam’a ve Müslümanlara en büyük zararı, İslam düşmanları değil, cahil veya gafil Müslümanlar vermiştir. “Gafilin, gafletinin temel sebebi cehalettir” gerçeğini göz önünde bulundurursak, İslam’a ... Devamın oku »

Muhtacın gönlünü tavaf etmeli

Cumartesi, 17 Temmuz 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1289 defa okunmuş, 1 Yorum »

Kitap Sayfaları arasında dolanırken, ufkumu açan, bize ezberletilenler dışında bir bakış açısı kazanmamı sağlayan kitaplar elime geçince, okumaktan aldığım keyf kat kat artıyor. Her yıl birkaç tane kitap için “Bu yıl okuduğum en iyi kitap” veya “Bu yıl en çok tavsiye edeceğim kitap!” diyorum. Yusuf el-Karadavi Hocanın Öncelikler Fıkhı ( İz ... Devamın oku »

Hızır’la gezen Musa (as) gibidir insan…

Cuma, 09 Temmuz 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1382 defa okunmuş, 3 Yorum »

Nasip, kader, kısmet, tevekkül gibi, günlük hayatta kullanmaya alıştığımız kavramların, gündelik hayat içerisindeki yeri üzerine kafa yormaya çalışıyorum. Bu kavramlar hepimizin dilinde, az yada çok var. Ancak bu kavramlara en çok ihtiyacımızın olduğu zamanlarda unutuyoruz gibi geliyor bana. Doğru ilacı, doğru zamanda, doğru oranda kullanmadığımız için sıkıntı yaşıyoruz. Tevekkül ilacını kullanması ... Devamın oku »

Vermeyince Mabud…

Cumartesi, 03 Temmuz 2010, Yayınlanmış Yazılarım,993 defa okunmuş, 2 Yorum »

En çok kullanmayı sevdiğim kelimelerden birisidir, Nasip! Sonunu bilmediğim, ilerisine yönelik bir hesap yapamadığım bir şey veya soruyla karşılaşınca hep, “Nasip” derim. “Sende her şeye nasip deyip geçiyorsun!” diyen arkadaşlarımda oldu. Bir şeyler elde etmek için mücadele etmenin önemine elbette inanırım. Kadere iman ettiğim kadar iman ederim, mücadeleye. Yan gelip yatan ... Devamın oku »

Kuran alfabesi değil, Kuran ahlakı

Çarşamba, 30 Haziran 2010, Yayınlanmış Yazılarım,2112 defa okunmuş, 3 Yorum »

Her yaz tatilinde çocuklar yaz kurslarına başlıyor. Binlerce çocuk ilk defa yaz kursuna gidecek. Bu yaz kursları, camilerde, vakıflarda, derneklerde düzenleniyor. Kimileri bu programları kültür ve sosyal etkinlik ağırlıklı yapıyor, kimleri kapalı mekanla sınırlı tutuyor. Şartlarına, imkanlarına göre herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Birçok çocuk, belki de ilk defa bir camiye ... Devamın oku »

Bu da geçer ya hu…

Salı, 29 Haziran 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1645 defa okunmuş, 3 Yorum »

Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye varır. Karşılaştığı köylülere kendisine yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar. Köylüler dervişe kendilerinin fakir ve evlerinin de küçük olduğunu söyleyip onu Şakir diye birinin çiftliğine gönderirler. Derviş yola koyulur. Yolda rastladığı köylülerin anlattıklarından, Şakir'in bölgenin en zengin kişilerinden ... Devamın oku »

Akıl nimetini koruyun…

Perşembe, 24 Haziran 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1260 defa okunmuş, 1 Yorum »

İçki ve kumar’ın yasaklanmasının birçok hikmeti vardır elbette. Ancak, çok fazla dillendirilmeyen sebeplerden birisi de, aklı devre dışı bıraktırmalarıdır. İçki içerek aklını devre dışı bırakan insan, aptalca işler yapmaya başlar. Sarhoş olanın, ne yürümesi normaldir, ne de konuştukları. Sarhoş’un akılsızca tavırlarının sebebi, uyuşan ve devre dışı kalan beynidir. Peki ya kumar? ... Devamın oku »