Aile beslenme kültürümüzde bal, olmazsa olmazlarımızdandır. Benim çocukluk yıllarımda, babam mide rahatsızlığı geçirmiş. Alman doktorlar çare bulamamışlar. Bir arkadaşı babama, “Bal ye!” deyince, babam her yıl en az iki – üç petek bal alıp götürürdü Almanya’ya. Babam, bal yiyerek mide rahatsızlığından kurtuldu. Otuz yıldır evimizde bal eksik olmaz. Kur’an’da şifa olarak ... Devamın oku »
‘Yayınlanmış Yazılarım’
Bal reklamları mide bulandırıyor!
Cuma, 03 Şubat 2012, Yayınlanmış Yazılarım,229 defa okunmuş, Yorum Yok »
Gündem Köleliği
Pazar, 29 Ocak 2012, Yayınlanmış Yazılarım,277 defa okunmuş, 1 Yorum »Köle denilince herkesin aklına, ortaçağın kölelik sistemi geliyor. Ayak ve el bileklerinde kalın zincirleri olan, gündüz sahibinin emrinde karın tokluğuna çalışan, toplum içinde hiçbir statüsü olmayan insanların köleliğini biliyoruz. “Artık kölelik kalmadı!” diyenlerin cahilliğine mi yanarsınız, “Ben özgürüm!” şarkısını söyleyen bir köle oluşuna mı? Kölelik bitmedi, sadece şekli değişti. Zincirsiz kölelik ... Devamın oku »

Cehalet, zarafeti şiddete dönüştürüyor
Pazar, 22 Ocak 2012, Yayınlanmış Yazılarım,524 defa okunmuş, 3 Yorum »Çocuk ve Din konusunu işlediğimi, “Allah Çocuk Yakmaz” adlı kitap çalışmamda “Lokman (as) gibi Baba olmak” başlığında bir yazı yazmıştım. Bana böyle bir yazıyı yazdıran süreç, Kur’an’da, Peygamberlerin evlatlarıyla konuşma üslubunun dikkatimi çekmiş olmasıydı. Kur’an’da evladıyla diyalogu anlatılan bütün Peygamberler “Ya Buneyye” ifadesiyle söze başlıyor. “Oğulcuğum, yavrucuğum, canım oğlum!” anlamlarına ... Devamın oku »

Anaokulu ve Anne!
Pazar, 15 Ocak 2012, Yayınlanmış Yazılarım,425 defa okunmuş, Yorum Yok »Her yerde Anaokulları açılıyor. Kimisi resmi kimisi gayri resmi olsa da, okul öncesi çocukların eğitimi için kurumlar açılıyor. Sübyan mektebi veya anaokulu adıyla işletiliyor. Okul öncesi yaşın, eğitimde ki önemini, devlette anladığı ve desteklediği için okullarımızda da anaokulu sınıfları gittikçe çoğalıyor / zorunlu hale geliyor. Bu gelişme beni de sevindiriyor elbette. ... Devamın oku »

Kadınlar zayıf, anneler güçlüdür!
Pazar, 08 Ocak 2012, Yayınlanmış Yazılarım,513 defa okunmuş, 1 Yorum »Biz, altı kardeş büyüdük. Annem altı çocuk büyütmüş bir kadın. Benden büyük olan bir erkek evladını da, ben doğmadan toprağa vermiş annem. En büyüğü 1971, en küçüğü 1985 doğumlu bir aile düşünün. Birkaç yıl arayla dünyaya gelen çocuklara, annelik yapmanın ne kadar zor olduğunu, en iyi anneler bilir. Sadece bayramlarda altı ... Devamın oku »

Bir gardiyandan boşanma adabı dersi…
Salı, 03 Ocak 2012, Yayınlanmış Yazılarım,840 defa okunmuş, 4 Yorum »Sağlam bir yuva kurmak, sağlam bir ev kurmak gibidir. Herkes, kurulan evin / yuvanın ebediyen yaşamasını ister. Ancak bazen, hangi sebeple olursa olsun, kurulan ev / yuva yıkılmak zorunda kalır. Ev kurmanın önemini anlatan Allah, ev yıkmanın adabını da anlatıyor. Başka bir yazımda, Talak (Boşama/Boşanma) suresi merkezli, ev yıkmanın adabından bahsettiğim ... Devamın oku »

Beslenme çantasıyla kardeşliğin inşası!
Pazartesi, 26 Aralık 2011, Yayınlanmış Yazılarım,488 defa okunmuş, 2 Yorum »“Konumuzla alakası olmayacak ama, depremden sonra memleketim Van’a, her yerden yardım gelince, hem çok şaşırdım hem de çok sevindim” diye söze başladı Vanlı Üniversite öğrencisi. Neredeyse “İyi ki deprem oldu! Yoksa ben, Kürt olmayanların hepsini düşman gibi görmeye başlamıştım!” diye düşündüğüm bile oldu. Bu sözleri duyunca, yardımlaşma ve paylaşmanın nasıl ... Devamın oku »

Milli olmayan Piyango!
Çarşamba, 21 Aralık 2011, Yayınlanmış Yazılarım,616 defa okunmuş, 1 Yorum »“Kısa yoldan zengin olma hayali” birçok insanın rüyasını süsler. Piyango türü oyunlarla zengin olmaya çalışanlar, gözle görülen kesimdir. Anadolu’nun birçok yerinde, defineciler meşhurdur. Elli yıldır define aradığı halde, halen yarın bulacakmış gibi davranan insanlar da gördüm. Garip ama, anlatırken neredeyse sizi bile inandıracaklar, yarın defineyi çıkartacaklarına. At yarışı oynanan Jokey kulüplerinin ... Devamın oku »

Aynı hedefe yürüyenlerin körlüğü!
Pazar, 11 Aralık 2011, Yayınlanmış Yazılarım,919 defa okunmuş, 3 Yorum »Hepsi bizim! Nurcuların Dershanelerinde, Süleymancıların yurtlarında, Anadolu Gençlik Dergisinin temsilciliklerinde, Tarikatların kurslarında, Siyasi Partilerin Kadın Kollarında, Milli Eğitim, Kaymakamlık, Müftülük gibi resmi kurumlarda, hatta cezaevlerinde bile konferans veren birisiyim. İç Anadolu’da bir ilçeye konferans için gitmiştim. İlçe müftüsü, iki akşam programlarımın olmadığını duyunca, “Ben falanca cemaatin şehir sorumlusunu tanıyorum. Bu akşam onlara ... Devamın oku »

Makam odasında memleket sevgisi…
Pazartesi, 05 Aralık 2011, Yayınlanmış Yazılarım,556 defa okunmuş, 1 Yorum »Hangi makam olursa olsun, o makamdan millet için neler yapılabileceğini, birçok farklı kurumda, gözlerimle gördüm. Makamlar, geçici fırsatlar verir insana. Allah bazı insanlar “Yürü ya kulum!” der gibi, hiç ummadığı makamları nasip eder. Maalesef birçoğu o makamın hakkını veremeden, makamlarını kaybederler. Hem makamı, hem de makamın imtihanını kaybediyor birçoğu. Yirmi yıl ... Devamın oku »

“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....













