- - Bir gün Alman mareşali Paul von Hindenburg (1847 - 1934) Almanya'da bir köyü ziyaret etmişti. Habersiz olarak köyün okuluna yöneldi ve bir sınıfın kapısını açtı. O sırada ders anlatmakta olan öğretmen, mareşali görmesine rağmen aldırmadan dersine devam etti. Ãğretmenin bu tavrı, Devamın oku »
‘Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri’
AKILLI ÖĞRETMEN, AKILLI ÇÖZÜM
Salı, 09 Ocak 2007, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,234 defa okunmuş, Yorum Yok »Aynı evi paylaşan dört üniversite öğrencisi sabahleyin zamanında uyanamayınca derse yetişemeyip matematik sınavını kaçırırlar. Daha sonra dersin hocasına gidip, okula gelirken bindikleri otomobilin lastiği patladığı için sınava yetişemedikleri yalanını uydururlar. Devamın oku »
YENİDEN VE YEPYENİ BİR ÖĞRETMEN OLMAK
Cumartesi, 06 Ocak 2007, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,199 defa okunmuş, Yorum Yok »İnsan bu. Su misali, kıvrım kıvrım akar ya..... diye başlayan o muhteşem şiir, hayatın kıvrımlarla dolu olduğunu hatırlatır bana hep. Ãzel hayatımızda da, iş hayatımızda da inişler çıkışlar yaşarız. Arkadaş sandığımız, dost bildiğimiz insanların ikiyüzlülüğü, sevdiklerimizi kaybetmek, zorluklara tek başına göğüs germek zorunda kalmak insanı yorar bazen. Devamın oku »
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....











