Sultan Fatih daha yirmi bir yaşında bir delikanlı iken, çağ açıp çağ kapatmayı, İstanbul’u fethetmeyi, gemileri karadan yürütmeyi nasıl başardı? Bir eğitimci olarak bu sorunun cevabını çok düşündüm. Bu kadar genç yaşta bu kadar büyük başarılar elde etmeyi nasıl başardı Sultan Fatih? Anne babası ve hocaları onu bu kadar iyi yetiştirmeyi ... Devamın oku »
‘Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri’
ÖĞRENCİLERDEN AYNI BAŞARIYI BEKLEMEK..
Cumartesi, 17 Şubat 2007, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,812 defa okunmuş, 4 Yorum »Eğitimciler için çok derin anlamı olan bir hayvan öyküsü anlatılır. Bu öyküyü dinlerken bazıları sadece gülüyor ancak bu öyküden alması gereken dersi almıyor.- Tavşan, kuş, balık, sincap, ördek ve öteki hayvanlar bir okul kurmaya karar verirler. Her biri, bir öğretim programı hazırlamaya başlar. Kuş uçmanın, balık yüzmenin, sincap ağaca tırmanmanın ve ... Devamın oku »
HAYAT DERSİ
Salı, 06 Şubat 2007, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,996 defa okunmuş, 6 Yorum »Konfüçyus, bazı insanlara bir şey öğretmenin en iyi yolunun bunu örneklerle göstermek olduğunu biliyordu. Bu yüzden sınıfın tam karşısına geçti. Eline bir vazo aldı, tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu. Diğer elinde bir elma vardı. Öğrencilerin meraklı bakışları arasında, elmayı vazonun içinde bıraktıktan sonra, vazoyu yere koydu ve şöyle ... Devamın oku »
ÖĞRETMEN DEĞİLDE, AVUKAT YADA DOKTOR OLSAYDINIZ…
Perşembe, 01 Şubat 2007, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,918 defa okunmuş, 12 Yorum »Bazı öğretmenler sınıfta veya öğretmenler odasında 'Tüm sınıfta iki kişi hariç herkes -bir' aldı" deyip kahkaha atabiliyor Varsayın ki siz bir öğretmen değil de cerrahsınız. Doktor arkadaşlarınızla bir araya geldiğiniz zaman 'Allah sizi inandırsın dün ameliyat masama yatan beş hastadan dördü öbür dünyayı boyladı" deyip kahkaha atar mısınız? Veya avukat olsanız, arkadaşlarınızla ... Devamın oku »
MOTOR DERSİNDE HAYAT DERSİ VERMEK
Cuma, 19 Ocak 2007, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,689 defa okunmuş, 3 Yorum »- O gün okula geldiğimde posta kutumu açtım. İçinde bir not vardı ve notta 'şu numarayı arayın" yazısı ile beraber bir telefon numarası vardı. İmside numarayı da tanımıyordum ama Meslek lisesinde otomotiv öğretmeni olduğum için bu tarz notlar alıyordum. Bir öğrencim yada arabasını tamir ettirmek isteyen birisidir diye düşündüğüm için numarayı ... Devamın oku »
KÖLE
Cuma, 19 Ocak 2007, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,733 defa okunmuş, Yorum Yok »Eski Yunan'da bir adam, Sokrates'in izleyicilerinden Filozof Aristippos'u (M.Ã 435 - 366) ziyaret ederek oğluna eğitim vermesini ister. Filozof: 'Elbette" dedi, 'Yalnız oğlunu eğitmek için bin altın isterim." Baba: 'Ne..! Bin altın mı?" Devamın oku »
Tahir ile Mahir
Salı, 09 Ocak 2007, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,952 defa okunmuş, 4 Yorum »- Mahir adında çalışkan bir öğrenci, her nasıl olduysa meşhur edebiyat tarihçisi ve öğretmeni Tahir-ül Mevlevi (Olgun) (1877-1951)'den zayıf not alır ve bir fırsatını bulup tahtaya:'Vermezse Tahir, ne yapsın Mahir!" Devamın oku »
ÇIRAĞI USTASINI GEÇMEYEN SANAT ÖLÜR..
Salı, 09 Ocak 2007, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,541 defa okunmuş, 1 Yorum »- - Tıp tarihinden başka Türk kültürü konusundaki çalışmalarıyla da tanınmış değerli hekim Prof. Dr. Süheyl Ãnver (1898 - 1986), bir gün Türkiye'de farmakodinami ve deneysel tedavinin öncüsü olan hocası hekim Prof. Dr. Akıl Muhtar Ãzden ile sohbet ederken dudaklarından şöyle bir cümle dökülür:'Biz sizin yarınız kadar olsak!"- - Bu söze oldukça kızan ... Devamın oku »
ONLARI SADECE SEVİN..!
Salı, 09 Ocak 2007, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,703 defa okunmuş, 1 Yorum »- - Bir Profesör, sosyoloji verdiği öğrencilerini, Baltimore şehrinin kenar mahallelerine göndermiş ve o bölgede yaşayan 200 erkek çocuğun durumlarını araştırıp her bir çocuğun geleceği hakkında bir değerlendirmede bulunmalarını istemiş. Ãğrencilerinin hemen hepsi, Devamın oku »
DERS ARASI REKLAM..!
Salı, 09 Ocak 2007, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,849 defa okunmuş, 2 Yorum »- Her öğrencinin yapısı, seviyesi, kapasitesi, öğrenme modeli farklı farklıdır. Bundan dolayı sınıf içinde arzu edilen başarının sağlanabilmesi için bu insani özelliklerin göz önünde bulundurulması gereklidir.Bilimin baş döndürücü bir hızla ilerlemesine paralel olarak insana dair her gün yeni bilgiler öğreniyoruz. Bu bilgilerin ışığında Devamın oku »
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....













